Kurlar Yükleniyor...
 PROF.DR.AHMET AKTAŞ’IN GÖZÜYLE TUNA NEHRİ GEMİ SEYAHATİ(3)

PROF.DR.AHMET AKTAŞ’IN GÖZÜYLE TUNA NEHRİ GEMİ SEYAHATİ(3)

Değerli okurlarım, tekraren yeni yılınızı kutlar, yeni yılda hepinize sağlık ve mutluluklar dilerim. Gemimizde aldığımız sabah kahvaltısından sonra Avusturya’nın başkenti Viyana’ya 50 km. kadar yakın olan ve Orta Avrupa’nın en eski şehirlerinden biri olan 3 ülkenin kesişme noktasında yer alan Bratislava’ya gideceğiz.

Bratislava yaklaşık 450.000 bin nüfusuyla Tuna nehri kıyısında kurulmuş bir şehirdir. Şehir yürüyüşümüzde tarihi St. Micheal kapısından geçerek St Micheal kilisesini gezdik. Sonra şehrin tarihi özellikteki binaları olan Opera binası, Belediye binası, Eski saray ve şehrin tarihi meydanında yer alan ünlü sanatçı ve bestecilerinin yaşadıkları orta çağ mimarisinde yapılmış evlerini dıştan görerek ve resimleyerek gezimize devam ettik.

Bratislava, Slovakya’nın siyasi, ekonomik ve kültürel merkezi özelliğini taşıyan baş kentidir. Slovaklar, Almanlar, Macarlar,Avusturyalılar, Çekler ve Yahudiler şehrin geçmişinde güzlü izler bırakmışlardır. Bratislava, bu kozmopolit ruhunu hala muhafaza etmekte olup, her yıl bir buçuk milyona yakın turist ağırlamaktadır. Noel pazarı diğer kentlerde de olduğu gibi burada da kurulmuş olup, tüm insanlar bu ortamı yaşamanın heyecanı içindeler. İki saatlik şehir turumuzdan sonra gemimize geri döndük. Gemimiz öğleden sonra demir alarak yoluna devam edecektir. İlk varış yerimiz ve teknik duruş anlamında demir atacağımız yer Grein kasabasıdır.

Salzburg turuna katılacak misafirler sabah kahvaltısından sonra 2.5 saatlik bir yolculuk için hazır olmak durumundalar. Çünkü, 160 km. uzaklıkta bulunan ve Avusturya’nın en önemli turistik şehirlerinden biri olan ve de dünyaca meşhur Mozart’ın yaşadığı evin de olduğu Salzburg şehrini gezeceklerdir.

Ben, yıllar önce Salzburg şehrinde turizm ve otel işletmeciliği yüksek lisansı yapmak için bulunduğumdan ve de başka zamanlarda da akademik toplantılar nedeniyle yeniden geldiğim için bu tura katılmayı istemedim. Salzburg şehrinde yaşadığım bir anımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Salzburg şehrinin ortasından Salzach adı verilen bir nehir geçer. Bu nehrin kıyısında güzel dekore edilmiş, meşhur kafeler sıralanmıştır. Öğrencilik yıllarındaki bütçe yetersizliği nedeniyle bir bakıma ülkemizdeki kültürün de etkisiyle onların da kabul edebileceğini düşündüğüm bir davranışta bulundum. Hani ülkemizde sabahçı kahvehaneleri vardır ya.. Bir bardak çay ile sıcak sobanın etrafında insanlarımız sabahı getirirler. İşte ben de bu mantıkla bu kafelerden birinde bir bardak filtre kahve ısmarlayıp, dışardaki soğuk havadan mümkün olduğunca uzak kalabilmeyi hedeflemiştim. Kahvem bitti. Ben oturmaya devam ederken garson yeniden geldi ve bana başka ne isterseniz demez mi..Birazdaha oturmaya devam ettim. Ancak, garson bey bana bu fırsatı vermedi ve artık kalk git burası ağaç gölgesi değil der gibi bakınca gitmek zorunda kaldım.

Gemimiz sabaha karşı Avusturya’nın kuzey batısında Tuna nehri kıyısında bulunan iki yüz bin nüfuslu Linz şehrine demir attı. Linz, tarihi geçmişi Roma imparatorluğu dönemine ait olan ve Romalılar zamanında Lentina olarak bilinen ve 2009 yılında Avrupa Kültür başkenti seçilen bir şehirdir. Şehir gerçekten görülmeye değer özellikleriyle öne çıkıyor. Gemiden şehre bakışımız bile bize bu fırsatı veriyor. Ancak, öğleden sonra şehri gezmeye karar verdik. Gemimiz şehrin tarihi dokusunun yoğunlaştığı, alış veriş olanaklarının çok olduğu, noel pazarlarının da kurulduğu ana bulvar diyeceğimiz başlangıca çok yakındı. Bu ana caddeyi baştan sona gezdik, akşam oldu, dükkanların, tarihi binaların, caddenin ve de Noel pazarının ışıklandırmaları ve alış verişin keyfini çıkararak, geç saatlerde gemimize geri döndük.

Yarın, Passau ve Münih’te olacağız….

Yayın Tarihi
05.01.2026
Bu haber 1692 kişi tarafından okunmuştur.

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla