Kurlar Yükleniyor...
articledummy
Turizmin ve turizmcinin sesi

Turizmde personel krizinin görünmeyen yüzü

"Çift Vardiya" ve Yabancı İstihdamı Denklemi

Türkiye ekonomisinin can damarı olan turizm sektörü, son yıllarda eşine rastlanmamış bir "insan kaynağı" sınavından geçiyor. Artan yaşam maliyetleri, enflasyon baskısı ve turizmin mevsimsel yapısı, sektör çalışanlarını daha önce görülmemiş hayatta kalma stratejilerine itiyor. Bugün turizm koridorlarında fısıldanan en çarpıcı gerçek şu: "Çift Vardiya" dönemi.

6 Ay Çalışıp 12 Ay Yaşamak Mümkün mü?

Antalya başta olmak üzere tatil bölgelerindeki otellerin yaklaşık %90’ı sadece 6 ila 8 ay hizmet veriyor. Bu kısıtlı sürede asgari ücret veya biraz üzerinde maaş alan bir personelin, yılın geri kalanını borçlanmadan geçirmesi matematiksel olarak imkansız hale geldi. Sektör paydaşlarının deyimiyle; "Su akar yolunu bulur" ama bu yol artık personeli yorgunluktan bitap düşürüyor.

Yeni Trend: Otelden Çık, Yandaki Otelde İşe Başla!

Maaşı yetmeyen turizm personeli, çareyi yasal ama bir o kadar da yorucu olan "çift vardiya" uygulamasında buldu. Senaryo genellikle şöyle işliyor:

Birinci Vardiya: 08.00 – 16.00 arası asıl otelinde çalışıyor. Geçiş: İşe yarım saat erken başlayarak 15.30'da işten çıkıyor. İkinci Vardiya: Saat 16.00’da hemen yandaki otelde gece yarısına kadar mesaiye başlıyor.

Oteller, personel bulamadıkları için bu duruma göz yumuyor, çalışan ise daha fazla kazanç için sağlığından ödün veriyor. Ancak bu durumun Performans Kaybı ve Hizmet Kalitesinde Düşüş gibi ağır bir faturası var.

Yerli personelin bu ağır yükü taşıyamadığı noktada, oteller rotayı Endonezya, Nepal, Türkmenistan ve Afrika gibi ülkelere çevirdi. Peki, sektör neden yabancı personeli seçiyor? Yıllık izinle gelen yabancı çalışan, sezon ortasında işi bırakmıyor. Artan yan giderler karşısında daha yönetilebilir bütçeler sunuyorlar. Özellikle Uzak Doğu’dan gelen personelin sabrı ve nezaketi, spa ve servis kalitesini yükseltiyor.

Yabancı istihdamı kağıt üzerinde kurtarıcı gibi görünse de "iletişim kazaları" ve "kültürel doku kaybı" risklerini beraberinde getiriyor. Türkiye’ye gelen bir turist, Türk misafirperverliğini ve yerel ruhu hissetmek ister. Personelin tamamının yabancı olduğu bir tesiste bu ruhun korunması oldukça güçtür.

Turizmde hizmet kalitesini korumanın yolu, "Yönetim Yerli, Operasyon Karma" modelinden geçiyor. Karar verici mekanizmalar Türk profesyonellerin elinde kalmalı, operasyonel iş gücü ise doğru bir oryantasyonla yabancı personelle desteklenmelidir.

Unutulmamalıdır ki; günü kurtarmak için personeli 16 saat çalıştırmak ya da sadece maliyet odaklı yabancı istihdamına yönelmek, uzun vadede Türkiye'nin "kaliteli hizmet" imajına zarar verecektir.

Çözüm; insanca yaşanacak ücretler ve turizmin 12 aya yayılmasını sağlayacak yapısal reformlarda gizli.

 

Yayın Tarihi
29.01.2026
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Kayıtlı Yorumlar
Yan otelde çift vardiya. Sektör buralara geldi mi Emin bey. Vah ki ne vah.

Halil duru 29.01.2026

Kesinlikle tam oniki den vurulmuş bir tespit. Tebrik ederim Emin Abi.

Serdal Omca 29.01.2026

Yazara Ait Diğer Makaleler

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla