Kurlar Yükleniyor...
articledummy
Turizmin ve turizmcinin sesi

Turizmi yük görüyorlar

Turizm sektörünün faydaları saymakla bitmez. 56 yan sektöre can suyu olduğu gibi istihdama, üretime, tüketime ve turizmin yoğun yapıldığı bölgeye alt ve üst yapının gelmesine katkısı ile turizmin faydaları bitmez.

Ancak turizme yeterince ilgi gösteriliyor demek yanlış olur. Çünkü turizme hak ettiği değer verilmiyor. Turizm sadece altın yumurtlayan tavuk gibi görülüyor.

Antalya artık bir dünya kenti oldu. Birçok ülkede Antalya, Türkiye’den de iyi tanınır hale geldi. Ama Antalya kocaman bir köyden farkı yok. Denizi, kumu, güneşi, tarihi ve doğası zaten kendiliğinden var. Turistleri hep bunlarla çektik ama artık onlarca kez sadece bunlar için gelen turist artık farklılık aramaya başladı.

Turist artık otelde her şey dâhilde yiyip içip, eğlenip ülkesine dönmek istemiyor. Artık gittiği bölgeyi tanımak, görmek, yöresel yiyeceklerini tatmak, insanlarla kaynaşmakta istiyor.

Parası çok olan turist ise kalite arıyor. Yani lüks restoran, marka ürünlerin satıldığı mağazalar, kendisini farklı hissedebileceği mekânlar arıyor ama Antalya’da bunu bulabilir mu? Bana göre bulamıyor.

Dünyanın en lüks otellerine sahibiz ama otelin dışına çıktığında alabildiğine sahte ürünlerin yer aldığı mağazalar, derme çatma binalar, bozuk ve düzensiz yollar yer alıyor.

30 yıldan bu yana hep bunlar konuşuluyor. Kaliteli turizm yapmak istiyorsak bunları düzeltmemiz lazım denildi ama yetkililerin bir kulağından girdi diğerinden çıktı. Adeta göç yolda düzülür denildi ve düzen bu güne kadar kendiliğinden geldi.

30 yılda sadece Antalya’da çok sayıda yeni turizm bölgeleri oluştu. Özal döneminde Beldibi Turizm Bölgesi çok güzel düzenlendi. Oteller ve çevresi, alt yapısı hep yapıldı ama yıllar geçtikçe orası da diğer bölgelere benzedi.

En lüks otellerin bulunduğu Belek bölgesi bile çok farklı değil. Bu bölge oluşturulurken bile tüm beklentiler boşa çıkarıldı. Otellere giden yollar sürekli kazılıyor ve uzun süre de öyle kalıyor. Belek gibi Türkiye’nin gözbebeği turizm merkezinde oteller su sıkıntısı çekiyor. Belek’in tek güzel yanı tüm alış veriş merkezlerinin bir noktada yani Belek’in içine toplanması oldu. Ama son zamanlarda otellerin dışına da derme çatma dükkânlar yapılmaya başlandı. Umarım buna engel olunur.

Manavgat - Side bölgesi ise tam bir keşmekeş. Önce oteller yapılmış sonra yolları. Gündoğmuş’tan Side’ye giderken yolunu kaybedersin. Çünkü düz giden yol birden kesilebiliyor. Tabelada olmadığı için insanlar nereye gideceğini kestiremiyor. İyi ki navigasyon var da yolumuzu bulabiliyoruz.

Alanya’da farklı değil. Orası da dağ taş dolmuş. Ulaşım sıkıntı. Yollar kalabalık. Otel sayısı çok fazla. Bir de yerleşik yabancılar da gelince Alanya tamamen içinden çıkılamaz hale gelmiş.

Merkezi hükümet bu güne kadar dünyanın gözbebeği haline gelen Antalya ve bölgesi ile yeterince ilgilenmedi. Antalya’nın bu kadar turizmde büyüyeceğini öngöremedi. Öngörseydi Antalya – Alanya arası trafiğin keşmekeş hale geleceğini görür önceden tedbir alırdı. Antalya – Alanya arası demiryolu ağını oluştururdu.

Turizm bölgelerinin alt yapısı da tam olarak yapılmadı. Yapılsaydı hala yok doğal gaz, yok elektrik hatları deyip yollar kazılmaz, her yer köstebek yuvası haline getirilmezdi.

Yerel yönetimler ise üzerlerine düşeni yapmadı. Turizm bölgeleri bize yük dediler. ‘Suyunu getiriyoruz, yollarını yapıyoruz, çöplerini topluyoruz ama turizmden yerel yönetimler yararlanamıyor ‘diye hep serzenişte bulundular. Bu nedenle turizm bölgelerinin sorunları bir türlü tam olarak çözülemedi.

Şimdi yerel seçimler var. Antalya denince turizm akla geliyor. Turizmciler yerel yönetimlere aday olanlarla bir araya gelip yapılması gerekenlerin yapılması için şimdiden söz almalılar. Bu kişiler başkan olduklarında da verdikleri sözleri tutmasını sağlamalıdırlar.

Yani turizmci sorunlarının çözülmesini istiyorsa sorunların üzerine gitmeli. Çözülmesini beklememeli. Yoksa her şey eskisi gibi devam eder.

Turizm kimse için yük değildir. Bulunduğu yörenin kalkınmasına en büyük katkıyı veren sektördür. Tarımdan sanayiye kadar tüm sektörler turizmin itici gücü sayesinde güçleniyor ve büyüyorlar.

Turizme sahip çıkmak ülkenin geleceğine sahip çıkmak demektir. Turizmci bunun bilincinde olup gücünü göstermelidir. Turizmci istediği adayı başkan seçebilecek güçtedir. Bu gücü turizm yararına kullanmalı ve turizme katkı koyacak bir başkan seçtirmelidir.

Sözde değil özde başkan seçilmeli. Sözünü tutan, seçimden sonra verdiği sözleri unutan başkan olmamalı…

 

 

Yayın Tarihi
20.01.2024
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Kayıtlı Yorumlar
Emin Bey doğru bir noktaya işaret etmişsiniz. Turizm yapmak güzel tesis yapmak değildir. Bir an önce doğaya ve insana odaklanmalıyız.

Mehmet Güneli 21.01.2024

Yazara Ait Diğer Makaleler

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla