Kurlar Yükleniyor...
articledummy

TÜRSAB NEDEN ONLINE OLAMIYOR

Merhaba Sevgili Dostlarım,

Sizlerin de bildiği üzere "Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanun Teklifi" 10 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla TBMM Başkanlığı’na sunuldu ve şu an ilgili ihtisas komisyonunda.

Süreçle ilgili mevcut durum ve takvim şu şekildedir:

Komisyon Aşaması: Teklif, TBMM Genel Kurulu’na gelmeden önce ilgili komisyonda (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu) görüşülüp son şeklini alacak. Sektör temsilcilerinin (TÜRSAB, TÜROFED, TÜROB vb.) lobicilik ve itiraz faaliyetlerini en yoğun yürüttüğü yer de burasıdır.

Meclis Tatili Etkisi: TBMM yaz tatilinde olduğu için teklifin komisyondaki müzakereleri ve ardından TBMM Genel Kurulu’na gelip oylanması 1 Ekim’deki meclis açılışı sonrasında (sonbaharda) gerçekleşecek.

Peki ilgili kanun teklifinde neler var, gelin ona da bir göz atalım.

TBMM Başkanlığı’na sunulan “Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanun Teklifi”, başta uzun süredir Türkiye'de erişim engeli bulunan Booking.com olmak üzere tüm küresel çevrim içi seyahat acentelerini (OTA) ve konaklama platformlarını doğrudan ilgilendiren köklü düzenlemeler içeriyor.

Teklifin öne çıkan ana maddeleri ve getirdiği şartlar şunlardır;

5 Milyon TL’lik İzin Belgesi ve Temsilci Şartı;

Lisans Zorunluluğu: Yabancı platformların Türkiye'deki konaklama ve rezervasyon faaliyetlerini sürdürebilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan 2 yıl geçerli izin belgesi alması gerekecek. İzin belge ücreti 5 milyon TL olarak belirlendi (her yıl yeniden değerleme oranında artacak).

Yerel Temsilci: Türkiye'de tebligat adresi göstermek ve Türk vatandaşı/yerleşik bir temsilci atamak zorunlu olacak.

Geçiş Süreci: Yasa yürürlüğe girdikten sonra mevcut platformlara 3 ay süre tanınacak. Başvuru yapmayan veya şartları karşılamayan platformlara erişim engeli getirilecek.

Komisyona %17 Tavan Sınırı

Platformların konaklama satışlarından alabileceği komisyon, hizmet bedeli veya aracılık ücretlerinin toplamı KDV hariç satış bedelinin %17'sini geçemeyecek. Tavan sınırını aşan platformlara aşarak alınan ücretin 10 katına kadar idari para cezası verilecek; ihlalin tekrarı durumunda izin belgesi iptal edilecek.

Vergi Mükellefiyeti ve Turizm Payı

Yabancı platformların izin belgesi alabilmesi için Türkiye'de vergi borcunun olmaması, Dijital Hizmet Vergisi mükellefi olması ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’na (TGA) Turizm Payı ödemesi şart koşuluyor.

İlan Doğrulama ve Ruhsatsız Tesis Yasağı

Belge Numarası Zorunluluğu: Airbnb ve Booking gibi sitelerde ilan açan otellerin veya "turizm amaçlı kiralanan konutların" Bakanlık izin/belge numaraları sistem üzerinden doğrulanacak. Ruhsatsız veya yetkisiz yerlerin ilanını yayınlayan platformlara ilan başına 200 bin TL ceza kesilecek.

Otel ve Tesis Haklarının Korunması

Sıralama Cezası: Platformlar, geçerli ve nesnel bir gerekçe olmadan otelleri arama sonuçlarında veya sıralama/tavsiye algoritmasında geriye düşüremeyecek (haksız sıralama düşürmeye 500 bin TL ceza).

Fiyat Esnekliği: Platformlar konaklama tesislerini zorla kampanyalı satış yapmaya zorlayamayacak veya tesislerin alternatif kanallardan satış yapmasını kısıtlayamayacak.

Uyuşmazlıklarda Türk Mahkemeleri Yetkili Olacak

Kullanıcı veya tesis ile platform arasındaki sözleşmelerde münhasıran Türk hukuku ve Türk mahkemeleri yetkili kılınacak.

Buraya kadar her şey tamam, elbette ki eksikler var ama en azından ilk aşamada işin birçok noktada elle tutulur bir hale geldiğini görmek en azından Online işlerden ekmek yiyen biri olarak bende tamam.

Peki ilgili maddelere olası itirazlar neler?

%17 Komisyon Tavanı

Otelcilerin yıllardır yüksek komisyonlardan şikayet ettiğini ancak bir OTA'nın komisyon oranını kanunla sınırlandırmanın dijital pazarlama dinamiklerine nasıl yansıyacağı sorgulanıyor. "Komisyonu %17 ile sınırladığınızda platformlar Türk otellerini öne çıkaran algoritmaları ve sponsorlu görünürlük araçlarını kapatırsa, oteller organik trafikte kaybolmaz mı?

TÜRSAB ve Acenteler Eşit Rekabet İstiyor Ama Dünya Nereye Gidiyor?

Yasa yerli acenteler ve TÜRSAB tarafından "adil rekabet" gerekçesiyle destekleniyor, buna karşın dijital tüketici alışkanlıklarının dönüşümünü kıyaslarsak, Türkiye’deki geleneksel acentecilik modeli ile küresel teknoloji devlerinin kapışmasında "korumacı tedbirlerin" yerli ekosistemi ne kadar yaşatabilir. "Erişim engelleriyle yerli bir platform yaratamadık, şimdi 5 milyon TL belge ücreti ve temsilcilik şartıyla küresel devleri ehlileştirebilir miyiz acaba?

 

Otelciler İçin Yeni Fırsat mı, Kanal Çatışması (Rate Parity) Kaosu mu?

Sizlerin de bildiği gibi Otellerin doğrudan satış (Direct Booking) gayretleri ile OTA bağımlılığı arasındaki hassas bir denge var. Booking.com’un pazara resmi ve vergi mükellefi olarak dönmesi durumunda iç pazarda fiyat dengelerinin (rate parity) nasıl değişeceğini hesaplamak gerek. İç pazar turistinin Türk lirası bazında yerli kanallardan mı yoksa kur avantajı/kampanya sunan küresel OTA’lardan mı alım yapacak ve otel gelir yöneticilerini (Revenue Manager) bekleyen tehlikeler neler olacak, bana göre kartlar baştan yeniden dağıtılacak.

Airbnb ve Kayıtdışı Konaklama: Şeffaflık Geliyor mu?

Düzenleme sadece otelleri değil, turizm amaçlı kiralanan konutları (Airbnb) da 5 milyon TL'lik izin belgesi, Dijital Hizmet Vergisi ve %17 komisyon kuralına bağlıyor. Konut kiralamalarının denetim altına alınmasını otelcilik sektörü açısından olumlu bir "haksız rekabeti önleme" adımı olarak görüyorum ancak uygulanabilirliğini ve veri paylaşımı şeffaflığını da sorgulamak gerekiyor.

Evet şimdi burası çok kritik teklif 10 Ağustos da komisyona geldi ve hemen akabinde tam 5 gün sonra Ets ile Trip.com arasında bir anlaşma imzalandı, ne kadar tesadüf dimi?

Ets’nin Çin merkezli küresel seyahat devi Trip.com (Ctrip) ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği, iç pazar dinamiklerini ve Türkiye’nin uluslararası pazarlama altyapısını yakından ilgilendiren önemli bir hamle.

Bu iş birliği; Türkiye turizmindeki "pazar çeşitlendirmesi" ve "dijital B2B envanter paylaşımı" açısından şu kritik eksenlerde değerlendirilebilir:

1. B2B Otel Envanteri ve Etscore Entegrasyonu

Çift Yönlü Veri Akışı: ETS Group’un B2B markası Etscore altyapısı, Trip.com’un küresel ağıyla entegre çalışır. Bu sayede Türkiye’deki binlerce otel, Trip.com’un dünya çapındaki devasa kullanıcı kitlesine (özellikle Çin, Asya-Pasifik ve Avrupa pazarı) doğrudan erişim imkânı bulur.

Gelen Turist (Inbound) Trafiğini Artırma: Özellikle Uzak Doğu ve Asya pazarından Türkiye’ye gelen turist trafiğinde ETS, kendi kontratlı otel portföyünü Çinli turistlerin ana kanalı olan Trip.com’a besleyerek yerli otellere ciddi bir doluluk avantajı sağlar.

2. Uzak Doğu Pazarı ve Çinli Turist Algoritması

Çin Pazarına Doğrudan Erişim: Çinli seyahat severlerin rezervasyon alışkanlıkları Batı tarzı platformlardan (Booking, Expedia vb.) farklıdır; Ctrip/Trip.com ekosistemini tercih ederler. ETS, Trip.com ortaklığıyla Türk otellerinin bu pazarda görünür olmasını kolaylaştırır.

Ödeme Sistemleri ve Yerelleştirme: Çinli turistlerin sıklıkla kullandığı WeChat Pay, Alipay veya UnionPay gibi ödeme altyapılarının bu entegrasyon üzerinden pürüzsüz işlemesi, rezervasyon dönüşüm oranlarını artırır.

 

3. Çoklu Kanal ve Fiyat Dengesi (Rate Parity) Yönetimi

Oteller İçin Risk ve Fırsat: Oteller tek bir entegrasyonla hem ETS hem de Trip.com kanallarına açılırken, fiyat tutarlılığı yönetimi kritik hale gelir. Acentelerin ve OTA'ların kendi aralarındaki dinamik fiyatlandırma ve komisyon paylaşımları, otellerin kanal yönetimi (Channel Manager) stratejilerini doğrudan etkiler.

4. Yabancı Platform Düzenlemesi Bağlamında Zamanlama

Türkiye'de meclise sunulan "Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanun Teklifi" ile küresel OTA'lara getirilen vergi, %17 komisyon tavanı ve yerel temsilci şartları göz önüne alındığında; Trip.com gibi küresel devlerin ETS gibi güçlü yerel partnerlerle çalışması, mevzuat uyum sürecini ve yerel pazardaki operasyonel yükü hafifleten stratejik bir kalkandır.

TÜRSAB’ın (Türkiye Seyahat Acentaları Birliği) Meclis gündemindeki "Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanun Teklifi" karşısında kalkanlarını kaldırıp defans yapmasının (ve taslağı eleştirmesinin) arkasında ise hem tarihsel hem de ekonomik 4 temel gerekçe yatıyor:

1. "Pazarın Kontrolü Küresel Devlerin Eline Geçer" Kaygısı

TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, getirilen yasa teklifinin yabancı platformlara (Booking.com, Airbnb vb.) "meşruiyet ve ayrıcalık" kazandıracağını savunuyor. Yasanın, yabancı devlerin Türkiye pazarına resmi olarak girişini legalleştirirken; 1618 sayılı kanun kapsamında fiziksel dükkan açan, vergi ödeyen, istihdam sağlayan ve teminat yatıran binlerce yerli acenteyi zayıflatacağını öne sürüyorlar. TÜRSAB’a göre "yerli ve milli" pazarlama kanalları bypass edilerek pazar tamamen küresel oyuncuların eline bırakılacak.

2. Eşit Olmayan Rekabet Şartları

Yerli Acente Şartları: Türkiye’de bir seyahat acentesi açmak için TÜRSAB üyesi olmak, teminatlar yatırmak, tüketiciye doğrudan hukuki sorumluluk taşımak ve sıkı denetimlerden geçmek gerekiyor.

Yabancı Platform Farkı: TÜRSAB, yabancı platformların 5 milyon TL lisans ücreti ödeyip temsilci atayarak sistemi rahatça çalıştırmasını adil bulmuyor. "Aynı pazarda aynı işi yapıyorsak tüm mali, hukuki ve operasyonel yükümlülüklerimiz birebir aynı olmalı" diyerek standartların eşitlenmediğini savunuyorlar.

3. Tarihsel Booking.com Davası ve Kazanımların Kaybı

TÜRSAB, 2017 yılında Booking.com’a karşı "vergi ödemediği ve haksız rekabet yarattığı" gerekçesiyle dava açmış ve siteye Türkiye içi rezervasyon engeli getirtmişti. Eğer bu yasa teklifi mevcut haliyle geçerse, Booking.com gibi devler şartları (vergi mükellefiyeti, %17 komisyon tavanı vb.) yerine getirip Türkiye iç pazarına resmi olarak dönecek. TÜRSAB, yıllardır mahkemelerde sürdürdüğü hukuki mücadele ve elde ettiği korumacı duvarın bu yasayla yıkılacağını düşünüyor.

4. Bilet ve Uçak Satışı Yetkisi Endişesi

Kanun teklifinde yer alan maddelerden biri de izin belgesi alan yabancı platformların çevrim içi uçak bileti satışı da yapabilmesine olanak tanıyor. Bu durum, konaklamanın ötesinde yerli acentelerin en büyük gelir kalemlerinden biri olan "biletleme" pazarını da küresel platformların rekabetine açacağı için TÜRSAB kanadında ekstra bir direnç yaratıyor.

Madalyonun Diğer Yüzü (Sektör Neden Karşı Çıkıyor?)

TÜRSAB "yerli acenteyi koruma" savunması yaparken, otelciler (TÜROB, AKTOB) ve dijital pazarlamacılar tam tersi bir tutum sergiliyor. Sektör temsilcilerine göre TÜRSAB’ın bu korumacı/defansif yaklaşımı: Otellerin küresel pazarda doğrudan satış gücünü ve görünürlüğünü kırıyor, Tüketicinin yerli pazarda fiyat rekabetinden yararlanmasını engelliyor, Teknoloji dünyasının gittiği dijital gerçeklikle örtüşmüyor. Otelciler (TÜROFED, TÜROB ve AKTOB), TÜRSAB’a karşı gösterdikleri tepkide haklı bir zemine dayanmaktadır.

Sektörün dinamiklerine bakıldığında otelcilerin isyanı şu nedenlerden kaynaklanır:

TÜRSAB’ın daha önce Booking.com’u kapatması ve ardından Expedia, Agoda, Trip.com gibi diğer küresel OTA’lara da dava açıp yasaklatmak istemesi otelcileri doğrudan felç ediyor. Dünyada otel pazarının dijitalleştiği ve yapay zekayla yönetildiği bir çağda, küresel platformları "yasaklayarak" korumacılık yapmak otellerin dünyayla bağını koparmaktadır.

Bir otel için dijital platformlar (OTA’lar), yerli bir acenteye komisyon verip onun insafına kalmaktansa; doğrudan dünyanın dört bir yanındaki tüketiciye ulaşmanın en ucuz ve en hızlı yoludur. Otelciler, TÜRSAB’ın "Acenteleri koruyorum" adı altında otellerin pazar erişimini kısıtladığını ve otelleri geleneksel acente yapılarına mahkûm etmek istediğini savunmaktadır.

Otelciler küresel devlerin vergiden muaf çalışmasını desteklememektedir. Aksine teklif edilen yasayla (vergi mükellefiyeti, %17 komisyon tavanı, 5 milyon TL lisans) bu platformların sisteme entegre edilmesini istemektedirler. TÜRSAB’ın yasayı desteklemek yerine "Erişim engeli devam etsin, tamamen acente şartı getirilsin" dayatması, bana göre dijital gerçeklikle bağdaşmayan bir vizyonsuzluktur.

Bu yaklaşım ilk aşamada kurumun başında yer alan kişiden kaynaklanmaktadır, kendi camiasını konsolide etmek için onlara hoş görünen çıkışlar yapmak ve sürekli kurumlarla kavga etmek, çözümün değil sorunun bir parçası olmak ve ısrarla olmazı istemek, çözüm sunmadan yasakçı bir zihniyet ile ilerlemek artık devam edilecek ve sabredilecek bir durum değildir.

Çözüm uluslararası faaliyet gösteren OTA’lar ile rekabet edecek kendi markalarımızı oluşturmaktan geçer, bu alana yatırım yapılmalı, klasik tur acenteciliği artık ilerlemiyor maalesef.

Saygılarımla.

 

Yayın Tarihi
17.08.2026
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu makaleye ilk yorumu yazan siz olun.

Yazara Ait Diğer Makaleler

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla