Kurlar Yükleniyor...
articledummy

ANTALYA’DA BETONLAŞIYO, KİŞİ BAŞINA DÜŞEN YEŞİL ALAN SİNYAL VERİYOR

Bu sene yaz sıcakları normalin üzerinde seyrediyor. Bu bize betonlaşma ile kaybettiğimiz yeşil alanların önemini daha net ortaya koymaktadır.

 

Şehir planlaması konusunda 1990’lı yıllarda Batı Almanya ile Doğu Almanya birleşti. O dönemde Alman Kültür Merkezinde beni şehir planlamaları konusunda bir seminere davet ettiler. Oradaki uygulamalar bize ders verir niteliğinde idi. Alman disiplinini tam olarak uyguladılar. Peki ne yaptılar.

Önce şehrin rüzgar haritalarını çıkarmışlar. Ona göre imar planı ve kat irtifası planlanmış. Akebinde yollar ve caddeler defalarca kazılmasın diye alt yapısını bir seferde yapmışlar. Bundan sonra esas can alıcı nokta geliyor. Bunu Belediye Meclisi kararı ile yasalaştırılıp değiştirilemez maddesini koymuşlar. Böylelikle yönetimler değişse bile o planı değiştirmeye yetkileri yok. Keyfi imar planları yapamıyorlar.

 

Peki Türkiye’de ne yapıyoruz. Hepimiz biliyoruz. Yazımızın başında bunu yazmamdaki neden her geçen gün şehirlerimiz keyfi imar planı değişiklikleri ile betonlaşıyor.

 

Yazımın başımın yazdığım gibi artık betonlaşma yerine yeşile yüzümüzü dönmeliyiz. Size Avrupa’daki istatistikleri verip, Türkiye ve Antalya’yı kıyaslamak istiyorum. Sonrasında Paris’in yaptığı uygulamaları anlatacağım.

 

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) standartlarına göre en az 9-15 metrekare olmalıdır. Küresel metropollerde bu oran şehre göre 6 metrekare ile 90 metrekare arasında büyük değişiklik gösterir. Asgari Sınır: Dünya Sağlık Örgütü kişibaşı 9 m² yeşil alanı zorunlu taban kabul eder. İdeal Hedef: Gelişmiş şehircilik planlarında bu sınır 15 - 25 m² aralığına çıkarılır.

 

Bir de Dünyadan bazı örnekler verelim:

 

· Viyana: Yaklaşık 60 m² kişi başına düşen yeşil alan ile Avrupa’nın en yeşil öncü başkentlerindendir.

· Singapur: Yoğun yapılaşmaya rağmen dikey ve yatay bahçelerle kişi başına 46 m² yeşil alan sunar.

· New York ve Londra: Her iki küresel metropolde de ortalama oran kişi başına 27 m² civarındadır.

 

34 şehir arasında en fazla yeşil alanı olan şehir yüzde 68 ile Oslo, en az yeşil alanı olan şehir ise yüzde 2.2 ile İstanbul olduğu ortaya çıkmıştır. Düşünsenize güzelim kenti betona resmen teslim etmişiz. Bu rakam çok çarpıcı ve düşündürücüdür. Acil eylem planı alınması gerekmektedir.

 

 

 

 

 

 

Antalya’da durum ise İstanbul’dan çok farklı değildir. Şehir Plancıları Odası Antalya Şubesi geçmiş dönem başkanı Funda Yörük, Antalya’da artan yapılaşma baskısının yeşil alanları tehdit ettiğini vurgulamıştır. Türkiye’de yasal asgari sınırın 10 metrekare olduğunu vurgulamış. Ancak Antalya’da bu oranın yaklaşık 4 metrekare seviyesinde kaldığını belirten Yörük, “Bu tablo kent yaşam kalitesi açısından ciddi bir uyarıdır” açıklamasını Antalya Hürses’e yapmıştır.

 

Akdeniz Üniversitesi ve ilişkili akademik peyzaj/planlama çalışmalarına göre, Antalya merkez kentsel yerleşiminde kişi başına düşen aktif yeşil alan miktarı 3,1 m² ile 4,2 m² arasında hesaplanmıştır.

 

Dağılım Problemi: Şehrin turistik kimliğine rağmen, merkezdeki mahallelerin yaklaşık %41'inde doğrudan erişilebilir aktif bir çocuk parkı veya yeşil alan odağı bulunmamaktadır. Bu oran ciddi bir orandır.

 

Türkiye genelinde son 20 yılda tarım arazisi kaybı %9,7 iken, Antalya'da tarım topraklarının %16,7'si yok olmuştur. Son 30 yıllık geniş perspektifte ise Antalya'daki toplam tarım arazisi kaybı %21 seviyesine ulaşmıştır. Bu kayıp, yaklaşık 643 bin dekar alanı (yaklaşık 90 bin futbol sahası büyüklüğü) kapsamakta ve doğrudan kentin toplam il yüzölçümünün %3,1'ine denk gelmektedir. Başta kentin yeni imar aksları (Aksu, Altıntaş vb.) ve Lara-Konyaaltı çeperleri bu kaybın en yoğun yaşandığı yerlerdir

 

Şu an gündemde olan Karaalioğlu Parkı için TMMOB Şehir Plancıları Odası Antalya Şubesi çok güzel ele alan bir açıklamada bulunmuştur. Özellikle Falezlere zarar verebilecek bir karar olacağını belirtmişlerdir. Bu uyarıların dikkate alınması çok büyük önem taşımaktadır.

 

İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Barış Önol ile Meteoroloji Mühendisi Tolga Karakaya tarafından yürütülen araştırmada Yakın gelecekte İstanbul ve Ankara’da aşırı sıcak gün sayısının 16’ya, Antalya’da 18’e, Konya’da ise 16’ya yükselmesi bekleniyor. İzmir’de ise bu sayının 23 güne ulaşacağı öngörülüyor.

 

Yüzyılın ikinci yarısına ilişkin tahminlerde İstanbul ve Ankara’da 38, Antalya ve Konya’da 40, İzmir’de ise 53 aşırı sıcak gün yaşanabileceği belirtiliyor.

 

Bu çalışmalar bize yakın gelecekte gelecek olan tehlikeyi ciddi olarak işaret ediyor. 09 – 10 Kasım’da Antalya’da yapılacak İklim Zirvesi COP 31 gerçekten Antalya için bulunmaz bir fırsattır. En azından çözüm önerileri ile beraber acil eylem planı gerçekleştirilebilir. Antalya’nın bu fırsatı iyi değerlendirmesi gerekmektedir.

 

Paris şimdiden ciddi tedbirler almaya başlamıştır. Size Paris’in aldığı önlemleri özetlemek isterim.

 

Paris, aşırı sıcaklarla ve iklim krizmeyle mücadele etmek amacıyla Plan Climat (İklim Eylem Planı) ve Biyoklimatik Kent Planı kapsamında dev bir yeşile dönüşüm ve yayalaştırma süreci yürütmektedir.

 

Bu dönüşüm, otomobil odaklı yapıdan vazgeçilerek doğa temelli çözümlerin kentin her noktasına entegre edilmesini hedefler.

 

Öne Çıkan Uygulamalar ve Projeler

 

Ağaçlandırma ve Kentsel Ormanlar:

2026 yılına kadar kente 170.000’den fazla yeni ağaç dikilmesi; belediye binası önü ve önemli meydanlar gibi simgesel noktaların kentsel ormanlara dönüştürülmesi planlanmaktadır.

 

15 Dakikalık Şehir Modeli: Temel hizmetlere, parklara, okullara ve marketlere yürüyerek ya da bisikletle 15 dakika içinde ulaşılmasını sağlayan insan odaklı bir kentsel tasarım yaklaşımı uygulanmaktadır.

 

Otomobilsiz Alanlar ve Bisiklet Yolları: Şehir genelinde bin kilometreden fazla bisiklet yolu inşa edilmiş, binlerce araç otoparkı kaldırılarak yüzlerce sokak tamamen yayalaştırılmıştır.

 

Vaha Avluları (Oasis Courtyards): Okul bahçeleri beton zeminlerden arındırılarak bitkilendirildi; bu alanlar hafta sonları mahalle sakinlerinin serinleyebileceği sığınaklara dönüştürüldü.

 

Yeşil İzin (Permis de Végétaliser): Vatandaşların ve sivil toplum örgütlerinin kamusal alanda, ağaç diplerinde veya bina kenarlarında kendi bitkilerini yetiştirmesine yasal olarak izin veren katılımcı bir modeldir.

 

Yenilikçi Serinleme Sistemleri: Sen Nehri’nin suyu kullanılarak binaları, müzeleri ve kamusal yapıları klimalara göre çok daha düşük enerjiyle serinleten yeraltı merkezli kentsel soğutma ağı (Fraîcheur de Paris) genişletilmektedir.

 

Bununla ilgili çok kısa bir linki de sizinle paylaşmak isterim. İzlerseniz yapılan çalışmalar kısmen fikir verecektir.

 

https://www.youtube.com/watch?v=bvjxhWW5QUM

 

Paris’in yaptığı gibi Antalya’nın da özgün yapısına göre acilen bu süreci başlatması gerekmektedir.

 

Avrupa’ yapılan çalışmaya 41 bilim insanı ve 11 ülkedeki medya kuruluşlarının uzman habercileri katılmış. Norveç kamu yayıncısı NRK, İspanya’dan Datadista, Belçika’dan De Standaard, Almanya’dan Die Zeit, İtalya’dan Facta, Polonya’dan Gazeta Wyborcza, Fransa’dan Le Monde, Finlandiya’dan Long Play, Yunanistan’dan Reporters United, Türkiye’den The Black Sea ve Britanya’dan the Guardian katılmıştır. Analiz 30 ülkeyi kapsıyor. Toprak kaybında Türkiye açık ara önde. Türkiye’de doğa ve tarım arazilerinin 1860 kilometrekaresi imara açıldı ve bu da Avrupa’daki toplam kaybın beşte birinden fazlasına karşılık geldi.

 

 

 

Paris’in yaptığı gibi Antalya’nın da bana kalırsa acilen bu süreci başlatması gerekmektedir. Kasım ayında yapılacak COP 31 zirvesini de iyi değerlendirmek gerekmektedir. Yoksa Antalya birçok açıdan çok şey kaybedecektir. Umarım yazım başlangıca vesile olur. Antalya’yı ve Türkiye’yi daha fazla betona teslim etmeyiz.

 

BAŞKA BİR ANTALYA VE TÜRKİYE YOK

 

 

 

 

Yayın Tarihi
16.08.2026
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu makaleye ilk yorumu yazan siz olun.

Yazara Ait Diğer Makaleler

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla