2025 yılını iyisi ve kötüsü ile bitirdik. Şimdi gözümüzü 2026 yılına çevirdik. Evet 2026 yılı beklentileri her konuda bir çok umut dile getiriliyor. Bunların hepsi çok güzel. Yatırımlardan bahsediliyor. Hatta milyon dolarlık yatırımlar. İrili ufaklı otellerin, fabrikaların ve işletmelerin açılması planlanıyor. Öngörülen bir bütçeler var.
Bunların hepsi çok güzel ve ileriye yönelik gelişimimize katkıda bulunacak girişimler. Burada birçok parametre var. Belki parametrelerin birçoğunu yerine getirebilirsiniz. Yalnız en önemlisi personeldir. Neden diyecek olursanız; her işletme, otel, restoran ve fabrika mutlaka insan faktörü olmadan çalışamaz!!!!!
Bu konuda yazılacak o kadar çok şey var ki hangi birini buraya sığdırayım. O yüzden genel anlamda ben turizm sektörünü kısaca özetlemek istiyorum. Turizm sektörü de diğer sektörlerde benzer şekilde parelellik gösterir.
Milyon dolarlık otel yapıyoruz. Ciddi yatırımlarla restoran vb işletmeler açıyoruz. Çok şık oteller, restoranlar ve işletmeleri tüm şartları yerine getirerek turizme kazandırıyoruz.
Sonrasında ise arka kısmı yani personelin kullandığı alanlar çok kötü durumda. Bazı otellerin gerçekten personeline sağladığı konaklama, yemek, sosyal alan olarak yeterli ve mutlu eden bir çalışması var. Turizmde çalışan sezonda çok tempolu ve yorucu çalışmaktadır. Dinlenme ve istirahat edeceği yerin iyi olması gerekir. İyi dinlenirse ve morali yüksek olursa o kadar verimli olur. Personel çalıştığı işyerinde zevkle çalışmalıdır. Bunu sağlanmanın tek yolu ise müşteri kısmına ne kadar çok özen gösteriyorsak, personel kısmına da o kadar özen göstermeliyiz. Onun insanca yaşaması için gerekli şartları yerine getirmeliyiz.
Ben bazı otellerde personelin yattığı yerlerin bodrumda ve havasız yerler olduğunu gördüm. Duş yerleri çok kötü bakımsız ve yeteri kadar temizlenmiyordu. Burada müşteriye direk temasta olan personelin kiyafetinin düzgün, temiz ve bakımlı olması gerekmektedir. Peki bunun için personele yeteri kadar alan sağlanıyormu? Dinlenme zamanı onlara gereken değer veriliyor mu? Bunları sağlarsanız personelde aidiyet hissi uyanır. Böylelikle işletmesine sahip çıkar. Yeter ki değer verildiğini hissetsin.
Sonra sızlanıyoruz turizmde yetişmiş personeli kaybediyoruz. Bu yüzden şikayet alıyoruz diye. Ben otel ismi vermeyim. Bazı oteller gerçekten personel lojmanlarını o kadar güzel yapmışlar ki personeli oradan ayrılmak istemiyor. Dinlenme yerleri, boş zamanlarında aktivite için pinpon ve bilardo masası vb.
Personele çıkan yemek kalitesi de çok büyük önem arz etmektedir. Bu yüzden personeli memnun edecek menülerinde olması gerekmektedir. Turizm sektöründe yeterli beslenme çok önemlidir. Daha önce belirttiğim gibi sezonda çok tempolu ve stresli bir iş yaparken iyi beslenme önem kazanmaktadır. Bir de insanda bir nefis vardır. Düşünün 5 yıldızlı otelde açık büfede çıkan yemekleri gören personelin canı istemez mi? Bunu bazı oteller açık büfeden kalan yemekleri uygun şartlarda saklayarak ertesi gün personele çıkarmaktadır. Buna benzer bir çok uygulama yapılmaktadır.
Burada en önemli nokta liyakattır. Neden diyeceksiniz. Rahmetli dedemin iki sözünü sizinle paylaşmak isterim. Birincisi 1000 işci de olsa iyi bir baş olmaz ise işler yürümez. Diğeri de ise çalışan bayılacak yönetici ölecek.
O yüzden liyakatlı yöneticiler olmadan bu sistemleri yürütebilmek çok ama çok zordur.
Özetlemek gerekirse ne yaparsanız yapın personelinize yatırım yapmadığınız sürece başarılı olmanız çok zordur. İşletme personelleri ile beraber büyür. Yazımı bir atasözü ile bağlamak isterim. “Ne ekersen onu biçersin, rüzgar ekersen fırtına biçersin.”
Personeline değer veren işletmelerin çoğalması umudu ile sevgiyle kalın.