Merhaba,
Avrupa Ülkelerinde her yıl gelenek haline gelmiş ve 31. Aralık gecesi mutlaka, ama mutlaka yayınlanan kısa bir yılbaşı filmi vardır. Adı ‘Dinner for One’, gösterinin tamamı bir odada geçer ve sadece 2 oyuncusu vardır, üstelik de tüm film siyah beyazdır. Özelliklerinden belki en önemlisi siyah beyaz olması, sonra diğeri de bir yaşlı hizmetkarın - adı James -, ve hanımefendisiyle yılbaşı gecesi yemek servisi esnasında yaptığı komik sohbet ve sirk numaralarını aratmayan, harika ve epey uzun bir yemek ve içki servisidir.


Türkiye turizmiyle ne alakası var diye soracaksınız elbette. Alakası şu, yaşlı hizmetkarın hanımefendisine sorduğu ‘Same procedure as last Year?’ sorusuna, sürekli aldığı aynı ve aslında tek cevap…!
Her sorusunun cevabı hep aynıdır: ’Same procedure as every Year, James’.
Yanı sadece geçen yılın aynısını değil, aslında ‘her yılın aynısını, aynı servisi, aynı şarabı, aynı yemekleri ve aynı tatlıları görmek ister ev sahibi hanımefendisi. ’Same procedure as every Year, James’.
Bu olağanüstü cevap, konuyu özetleyen ve isteklerinin tümünü birden aydınlatan bir cevap sizlere de bir yerden tanıdık geldi mi acaba?
Belki pandemi yıllarını burada hariç tutmamız gerekir elbette, ama onun dışında üç aşağa beş yukarı turizm ve otelcilikte yaşadıklarımız, gördüklerimiz, duyduklarımız, sözde icraatlar ve konuştuklarımız sürekli her yılın aynısı olmadı mı?
Biz de turizmde sadece geçen sene yaşadıklarımızı değil, aslında her sene tekrar tekrar yaşadıklarımızı yine yaşamıyormuyuz? Sankı birisi ‘Hiçbir değişiklik istemiyoruz, buna gerek yok, istikrar iyidir, lütfen hiçbir şey değiştirmeyelim, lütfen her sene yaptıklarımızı yapmaya aynen devam edelim; sattıklarımızı satmaya, yaptıklarımızı yapmaya aynı usul ve tutumla yapmaya devam edelim’ dermiş gibi.
Biz de yine aynı filmi - hatta aynı 12 bölümlük diziyi arka arkaya - izliyoruz, izlemeye başladık ve izlemeye gelecek 12ay boyunca da devam edecekmiyiz acaba? Bölümlerin özetini hemen sizlere sunayım:
- Bölüm’de: Hükümet aynı ekonomik ve Dünya görüşüyle devam ediyor.
- Bölüm’de: Turizm Bakanlığı aynı umut verici ve olağanüstü geçirilen bir yaz sezonun raporlarını sunuyor izleyicilere.
- Bölüm’de: Turizm ve Otel Birlikleri aynı güzel istatistikleri yayınlarken, 25yıldır çözüm bulunamayan konuları, güncel tespit gibi uyarmayı da ihmal etmiyor.
- Bölüm’de: Otelciler her zamanki fiyat zamlarını, her zamanki haklı gerekçeleriyle, hemen ardından da düşen kârlılıklarını üzülerek hatırlatmaya da aynen güncelliyorlar.
- Bölüm’de: Acenteciler de yine aynı uyarıları yapmaya ve neredeyse hiç zam yapmayan İspanya, Yunanistan, Mısır ve Bulgaristan otelcilerini hiç yorulmadan sürekli örnek göstermeye devam ediyorlar.
- Bölüm’de: Yabancı tur operatörleri de Noel ve Yılbaşından sonra, birden erken dönem rezervasyonların kesildiğini ve ülkelerinde işsizliğinin artığını bildirmeye devam ediyorlar.
- Bölüm’de: Otel Satış Görevlileri de acentelerde gelen tüm haklı, haksız talepleri şimdilik ITB Berlin Fuarına kadar bekletmeyi, nasılsa işler o zamana kadar düzelir umuduyla, uygun görürüler ve Forecast tablosundaki doluluklarını kıyaslamaya devam ederler.
- Bölüm’de: Acente Kontrat görevlileri de kısa yılbaşı tatili ve ailecek geçirilen yakın Yünan adalarındaki tatilden sonra, hemen otellerin kapılarına dayanırlar ve satışların artık bu kontrat fiyatlarıyla olmayacağını, çok ciddi ve samimi hatta dostane bir tebessümle anlatırlar.
- Bölüm’de: Her daim marka ve iyi giyimli patronlar da tüm departmanlarına bu yılki personel ihtiyaçlarını hatırlatır ve konunun ivedilikle – bu mümkün olan ‘en ekonomik yoldan lütfen’ demek, turizm argosunda – çözülmesini rica ederler.
- Bölüm’de: Önümüzdeki 2026 yaz sezonu için yapılan Roadshow ve yurtdışı fuarlar için yaklaşan yurtdışı seyahatler için gerekli tüm vizeler ve dağıtılacak hediyelik eşyaların siparişleri gündemi doldurur ve hatta tüm olumsuzlukları 1-2 için unutturur.
- Bölüm’de: Artık kış geçmiş, karlar erimiş ve yaz sezonu gelmişitir. Tüm oteller hazırlıklarını tamamlamış, güneş açmış, ilk önsezon misafirleri yavaş yavaş dolulukları artırmaya başlamış ve 214günlük yarış, adeta bir geri sayım başlamıştır. En önemli hedef aylık dolulukları %100 yapmak ve bütçe hedeflerini, düşük döviz kurlarına rağmen, bir şekilde tutturmaktır.
- Bölüm’de: Sezon ilerlemiş havalar epey ısınmış, daha yaz 2026 yarılanmadan yaz 2027 kontratlarının zamanı gelmiş, acenteler kontrat yapmak için adeta kuyruk oluşturmuş ve kimse duymadan ilk kontratı zamsız yapmanın hayalini peşinde otelcilerin etrafında dönüp duruyorlar.
Müsadenizle ben de sizlere sorarım, ‘Ne olacak bu turizmin hali bu sene’ sayın turizmciler?
Birisi sanki bana ‘Same procedure as every Year, Alaaddin’ diye seslendiğini duyar gibiyim.
Neyse, o zaman yine öyle olsun! Bu soruya benim kendi cevabımı da elbette yazacağım.
O zamana kadar merakla kalın, sağlıcakla kalın, Hoşçakalın, değerli okurlarım.