Hospitality Professional ve Turizmdays.com yazarı Hediye Çete, turizm sektörünün son dönemde en kritik meselelerinden biri haline gelen yabancı istihdamı ve kalifiye personel krizine ilişkin dikkat çeken bir analiz kaleme aldı. Çete, yeni otel yatırımları hız kesmeden devam ederken, bu tesisleri ayakta tutacak insan kaynağının geleceğinin titizlikle planlanmadığı uyarısında bulundu.
Artan işletme maliyetleri, kârlılık baskısı ve alt kadrolarda çalışacak yerli personel bulunamaması nedeniyle otellerin yönünü Endonezya ve Kazakistan gibi ülkelerden gelen çalışanlara çevirdiğini belirten Hediye Çete, meselenin sadece bir personel tedariki olmadığını vurguladı.
"Yerli Çalışan Sektörden Neden Uzaklaşıyor?"
Yabancı çalışanların sektöre sunduğu emeğin ve ekonomik katkının göz ardı edilemeyeceğini belirten Hediye Çete, asıl sorgulanması gereken konunun yerli iş gücünün sektörden kopuş nedenleri olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
"Sektörümüzde yetersiz ücretler, yoğun çalışma temposu, uzun mesailer, sosyal hayatın kısıtlanması ve sezonluk istihdamın yarattığı gelecek belirsizliği yerli çalışanı uzaklaştırıyor. İşverenin ekonomik gerçekleri var; ancak çalışanın da insanca yaşamak, emeğinin karşılığını almak ve kendine zaman ayırmak gibi haklı beklentileri bulunuyor. İki taraf arasındaki beklenti makası açıldıkça personel sorunu büyüyor."
Çete, sorunun sadece turizmle sınırlı kalmadığını; inşaat, tarım, seracılık ve ev hizmetlerinde de benzer bir yabancı istihdamı eğiliminin yaşandığına dikkat çekti.
"Sermayeyle Otel Yapılır Ama Onu Yaşatan İnsandır"
Yeni otel projeleri planlanırken finansman, inşaat ve enerji maliyetlerinin milimetrik olarak hesaplandığını ancak insan kaynağı stratejilerinin göz ardı edildiğini hatırlatan Çete, yatırımcılara ve sektör liderlerine çağrıda bulundu:
"Yatak kapasitesi artıyor, yeni tesisler açılıyor, iddialı büyüme hedefleri belirleniyor. Peki, bu otelleri aynı hizmet kalitesiyle çalıştıracak insan kaynağını nereden ve nasıl sağlayacağız? Bir oteli inşa etmek için sermayeye, onu yaşatmak içinse insana ihtiyacımız var. Yalnızca kaç otel yapacağımızı değil, bu otellerde çalışmayı hem yerli hem de yabancı çalışanlar için nasıl cazip hale getireceğimizi konuşmalıyız."
"Sürdürülebilirlik Sadece Doğayı Değil, İnsanı da Korumaktır"
Geleceğin turizm stratejilerinde insanın merkeze konulması gerektiğini vurgulayan Hediye Çete, analizini şu sözlerle tamamladı:
"Turizmde büyümeyi sadece yeni binalarla ve yatak sayılarıyla ölçersek, bir gün elimizde görkemli oteller olduğu halde onları işletecek insan kaynağını bulamayız. Sürdürülebilirlik yalnızca doğayı, suyu ve çevreyi korumaktan ibaret değildir; o sistemi ayakta tutan insanı korumak ve emeğini sürdürülebilir kılmak da bu zincirin ayrılmaz bir parçasıdır."