Turizm sektörünün deneyimli ismi Orhan Sancar, jeopolitik gerilimlerin gölgesinde Türkiye’nin tanıtım stratejisine dair ezber bozan açıklamalarda bulundu. Sancar, sürekli "güvenli destinasyon" vurgusu yapmanın turist nezdinde ters etki yaratabileceğine dikkat çekti.
Küresel krizlerin ve bölgesel çatışmaların turizm hareketliliğini doğrudan etkilediği bir dönemde, Türkiye’nin iletişim dili masaya yatırıldı. Orhan Sancar, turizm psikolojisinde algı yönetiminin hassas bir denge üzerine kurulu olduğunu belirterek, doğrudan güvenlik mesajları yerine "doğal ve dolaylı" bir iletişimin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.
"Benim evim güvenli değil"
Orhan Sancar, güvenlik kavramının küresel çapta değiştiğini İngiltere’den gelen bir turist grubuyla yaşadığı çarpıcı bir anıyla örneklendirdi. Havalimanında kendisine "Burası güvenli mi?" diye soran turiste "Eviniz kadar güvenli" yanıtını verdiğini belirten Sancar, turistin "Benim evim güvenli değil" cevabıyla karşılaştığını anlattı.
Sancar, bu diyaloğun günümüz dünyasındaki gerçeği özetlediğini belirterek, "Artık güvenlik coğrafi sınırlarla açıklanmıyor. Hiçbir yer mutlak güvenli veya güvensiz değil. İnsanlar bazen kendi evlerinde bile o mutlak güvenlik hissini bulamıyorlar" dedi.
Tanıtımda "Ters Etki" riski
Sürekli olarak "güvenliyiz" mesajı vermenin tüketicide şüphe uyandırabileceğini belirten Sancar, şu uyarılarda bulundu:
Bir destinasyon güvenliği çok sık vurguluyorsa, turist "Gerçekten bir sorun mu var ki bunu sürekli söylüyorlar?" diye düşünmeye başlar. Dubai ve Katar gibi ülkeler, güvenliği sözle değil; sundukları konfor, hizmet kalitesi ve tatil deneyimiyle hissettiriyorlar. Turistler güvenlik raporlarını değil; bir şehir siluetini, bir mutfak deneyimini veya kültürel atmosferi hayal ederek karar verirler.’’
Tanıtım faaliyetleri kesintisiz sürmeli
Türkiye’nin tanıtım stratejisinin güvenlik teması üzerine değil, yaşamın ve tatilin doğal akışı üzerine kurgulanması gerektiğini savunan Orhan Sancar, "Türkiye yaşayan, hareketli ve misafirlerini ağırlamaya devam eden bir ülkedir. Bu mesajı vermenin en iyi yolu; fuarların, gastronomi projelerinin ve kültürel etkinliklerin planlandığı gibi kesintisiz sürmesidir. En güçlü strateji güvenliği anlatmak değil, sunulan eşsiz tatil deneyimini yaşatmaktır" diye konuştu.