TÜİK’in 2025 yılı Hanehalkı Tüketim Harcaması Bölgesel İstatistikleri, Türkiye’de tüketim harcamalarının bölgelere göre dağılımını ortaya koydu. İstanbul, Türkiye genelindeki hanehalkı tüketim harcamalarının yüzde 25,6’sını karşılarken lokantalar ve konaklama hizmetleri harcamalarının yüzde 32,2’sine ev sahipliği yaptı. Veriler, turizm ve hizmet sektöründeki ekonomik hareketliliğin bölgesel dağılımına ilişkin önemli ipuçları sundu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan 2025 yılı Hanehalkı Tüketim Harcaması Bölgesel İstatistikleri, turizm ve konaklama sektörü açısından dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Araştırmaya göre, Türkiye genelindeki hanehalkı tüketim harcamalarının dörtte birinden fazlası İstanbul’da gerçekleşirken lokantalar ve konaklama hizmetleri harcamalarında da İstanbul ilk sırada yer aldı.
Turizm sektörünü yakından ilgilendiren veriler, konaklama ve yeme-içme hizmetlerine yönelik harcamaların bölgesel dağılımını ortaya koyarken Türkiye’nin ekonomik hareketliliğinde büyük şehirlerin ve turizm potansiyeli yüksek bölgelerin konumunu değerlendirmek açısından da önem taşıyor.
Lokanta ve konaklama harcamalarının yüzde 32,2’si İstanbul’da
TÜİK verilerine göre, Türkiye’deki toplam hanehalkı tüketim harcamalarının yüzde 25,6’sı İstanbul’un yer aldığı TR1 bölgesinde gerçekleşti. İstanbul’u yüzde 14,5 ile Ege Bölgesi, yüzde 12,6 ile Akdeniz Bölgesi izledi.
Türkiye genelindeki tüketim harcamalarından en yüksek payı alan İstanbul, lokantalar ve konaklama hizmetleri harcamalarında da öne çıktı. Söz konusu harcamaların yüzde 32,2’si İstanbul’da yapıldı.
İstanbul’un lokanta ve konaklama hizmetlerindeki yüksek payı, kentin nüfusunun yanı sıra iş seyahatleri, şehir turizmi, gastronomi ve konaklama faaliyetleriyle bağlantılı ekonomik büyüklüğünü de gündeme getiriyor.
Bununla birlikte, bu oranların bölgesel toplam harcamalar içindeki payı gösterdiği, doğrudan turist sayısını veya yalnızca turistlerin yaptığı harcamaları ifade etmediği dikkate alınmalı.
Eğitim, eğlence ve kültür harcamalarında da İstanbul önde
İstanbul, farklı tüketim kategorilerinde de Türkiye genelindeki harcamaların en yüksek bölümünü aldı.
TÜİK verilerine göre eğitim hizmetleri harcamalarının yüzde 38,3’ü İstanbul’da gerçekleşti. Konut ve kira harcamalarında İstanbul’un payı yüzde 28,4, eğlence, spor ve kültür harcamalarındaki payı ise yüzde 27,3 oldu.
Eğlence, spor ve kültür harcamalarında İstanbul’un öne çıkması, kentteki kültürel etkinlikler, eğlence faaliyetleri ve hizmet sektörünün ekonomik büyüklüğüne ilişkin önemli bir gösterge niteliği taşıyor.
Ancak bu harcamalar, yalnızca turizm amaçlı faaliyetleri kapsamıyor. Dolayısıyla veriler, turizm ekonomisinin tamamını değil, hanehalkı tüketiminin bölgesel dağılımını yansıtıyor.
Akdeniz Bölgesi toplam harcamalarda üçüncü sırada
Türkiye’nin önemli turizm merkezlerini bünyesinde barındıran Akdeniz Bölgesi, toplam hanehalkı tüketim harcamalarından yüzde 12,6 pay aldı.
İBBS 1. Düzey sınıflandırmasına göre Akdeniz Bölgesi, İstanbul ve Ege Bölgesi’nin ardından üçüncü sırada yer aldı.
Antalya başta olmak üzere önemli turizm destinasyonlarını kapsayan Akdeniz Bölgesi’nin tüketim harcamalarındaki payı, bölgenin ekonomik büyüklüğünü değerlendirmek açısından bir veri sunuyor. Bununla birlikte, söz konusu oran yalnızca turizm gelirlerini değil, bölgedeki hanehalklarının bütün tüketim harcamalarını kapsıyor.
Turizm sektörünün bölgesel ekonomik etkisini daha kapsamlı değerlendirmek için bu verilerin turist harcamaları, konaklama gelirleri, ziyaretçi sayıları ve turizm işletmelerinin ekonomik performansına ilişkin istatistiklerle birlikte ele alınması gerekiyor.
Ege Bölgesi tüketim harcamalarında ikinci sırada
Ege Bölgesi, Türkiye genelindeki hanehalkı tüketim harcamalarının yüzde 14,5’ini gerçekleştirdi. Bu oranla İstanbul’un ardından ikinci sırada yer alan bölge, özellikle İzmir başta olmak üzere farklı ekonomik ve turistik merkezleriyle öne çıkıyor.
İBBS 2. Düzey verilerine göre İzmir’in yer aldığı TR31 bölgesi, Türkiye genelindeki hanehalkı tüketim harcamalarından yüzde 6,5 pay aldı.
İzmir ayrıca hanehalkı bütçesinde konut ve kira harcamalarına en yüksek payı ayıran bölgeler arasında ilk sırada yer aldı. Kentte konut ve kira harcamalarının bölgenin toplam tüketim harcamaları içindeki payı yüzde 30,2 olarak hesaplandı.
Bu sonuç, konut maliyetlerinin hanehalkı bütçesindeki ağırlığını ortaya koyarken turizm merkezlerinde yaşam maliyetleri ve hizmet ekonomisi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi açısından da önem taşıyor.
İstanbul’da gıda harcamalarının payı yüzde 14,2
TÜİK’in bölgesel tüketim verileri, harcama önceliklerinin bölgeler arasında farklılaştığını da gösterdi.
İstanbul’da hanehalkı tüketim harcamaları içerisinde gıda ve alkolsüz içeceklerin payı yüzde 14,2 ile en düşük seviyede gerçekleşti. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ise bu oran yüzde 27,1’e ulaştı.
İBBS 2. Düzey sınıflandırmasında Şanlıurfa ve Diyarbakır’ı kapsayan TRC2 bölgesi, gıda ve alkolsüz içecek harcamalarının toplam tüketim içindeki payının en yüksek olduğu bölge oldu. Bu oran yüzde 29,6 olarak kaydedildi.
Söz konusu farklılıklar, hanehalklarının tüketim bütçelerinin bölgesel koşullara göre değiştiğini ortaya koyuyor. Ancak bu oranlar, tek başına bölgelerin yaşam maliyetlerini veya turistik açıdan pahalı olup olmadıklarını belirlemek için yeterli değil.
Konut ve kira harcamaları İstanbul’da öne çıktı
Konut ve kira harcamaları, Türkiye genelindeki bütün İBBS 1. Düzey bölgelerinde hanehalkı tüketiminin önemli bir bölümünü oluşturdu.
İstanbul’da konut ve kira harcamalarının toplam hanehalkı tüketimi içindeki payı yüzde 29,6 ile en yüksek seviyeye ulaştı. Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi’nde ise bu oran yüzde 22,1 olarak gerçekleşti.
İBBS 2. Düzey verilerinde İzmir yüzde 30,2 ile ilk sırada yer alırken Van, Muş, Bitlis ve Hakkari’yi kapsayan TRB2 bölgesi yüzde 19,6 ile konut ve kira harcamalarının en düşük paya sahip olduğu bölge oldu.
Konut ve kira harcamalarındaki bu farklılıklar, özellikle büyük şehirlerde ve turizm merkezlerinde konaklama ekonomisinin içinde bulunduğu koşullar değerlendirilirken dikkate alınabilecek göstergeler arasında bulunuyor. Ancak hanehalklarının konut harcamaları ile turistlerin otel ve diğer konaklama işletmelerine ödediği ücretler birbirinden farklı harcama kalemleri.
Ulaştırma harcamalarında Batı Marmara öne çıktı
Ulaştırma harcamalarının toplam hanehalkı tüketimi içindeki payı da bölgelere göre değişiklik gösterdi.
İBBS 1. Düzey verilerine göre Batı Marmara Bölgesi, yüzde 23,3 ile ulaştırma harcamalarına en yüksek payı ayırdı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ise bu oran yüzde 16,5 oldu.
İBBS 2. Düzey sınıflandırmasında Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu ve Yalova’yı kapsayan TR42 bölgesi, yüzde 25 ile ulaştırma harcamalarının en yüksek paya sahip olduğu bölge olarak kayıtlara geçti. Şanlıurfa ve Diyarbakır’ı kapsayan TRC2 bölgesinde ise bu oran yüzde 12,9 olarak hesaplandı.
Motorlu taşıt alımları, akaryakıt, yolcu taşımacılığı ve araç bakımını içeren ulaştırma harcamaları, turizm hareketliliği açısından da yakından takip edilen kalemler arasında yer alıyor. Bununla birlikte, açıklanan veriler turistik ulaşım harcamalarını diğer ulaştırma giderlerinden ayrı olarak göstermiyor.
Turizm sektörü açısından veriler ne ifade ediyor?
TÜİK’in 2025 yılı Hanehalkı Tüketim Harcaması Bölgesel İstatistikleri, Türkiye’de tüketim harcamalarının belirli bölgelerde yoğunlaştığını ortaya koyuyor.
İstanbul’un toplam tüketim harcamalarındaki yüzde 25,6’lık payı ve lokantalar ile konaklama hizmetleri harcamalarındaki yüzde 32,2’lik ağırlığı, kentin hizmet ekonomisindeki konumunu gösteren veriler arasında bulunuyor. Ege Bölgesi’nin yüzde 14,5, Akdeniz Bölgesi’nin ise yüzde 12,6 pay alması, diğer büyük ekonomik bölgelerin toplam tüketim içindeki yerini ortaya koyuyor.
Turizm sektörü açısından asıl önemli nokta ise toplam tüketim harcamaları ile turizm kaynaklı harcamaların birbirinden ayrılması. Bölgesel tüketim verileri ekonomik hareketliliğin genel dağılımını gösterirken turizmin kentlere ve bölgelere sağladığı doğrudan katkının belirlenebilmesi için ziyaretçi harcamaları, konaklama gelirleri, turist başına harcama ve turizm işletmelerinin gelirleri gibi göstergelere de ihtiyaç duyuluyor.
Bu verilerin birlikte değerlendirilmesi, turizm gelirlerinin hangi bölgelerde yoğunlaştığını ve turizmin yerel ekonomilere katkısını daha sağlıklı analiz etmeye yardımcı olabilir.