Hospitality Professional ve Turizmdays.com yazarı Hediye Çete, otelciliği bir meslekten ziyade "yaşamın önüne geçen bir yaşam biçimi" olarak tanımladı. Çete, "Tatil dediğimiz şey, başkalarının dinlendiği ama bizim için en yoğun mesai olan zaman dilimidir" diyerek sektörün fedakarlık dolu tablosunu çizdi.
Turizm sektöründe 30 yılı aşkın bir tecrübeye sahip olan Hediye Çete, otelcilik mesleğinin insandan neler alıp götürdüğünü ve karşılığında neler kattığını samimi bir dille paylaştı. Bir sohbette karşılaştığı "Otelcilik zor mu gerçekten?" sorusundan yola çıkan Çete, sektördeki "asosyal sosyallik" kavramına dikkat çekti.
Bayramlar, Yılbaşları ve Ertelenen Hayatlar
Otelcilerin, misafirlerin en mutlu anlarını inşa ederken kendi özel anlarından nasıl feragat ettiklerini vurgulayan Çete, mesleğin zorlu mesai koşullarını şu çarpıcı örneklerle anlattı:
‘’Bayram Sabahları: Misafirler kahvaltıya inerken otelcilerin vardiya devralması. Özel Günler: Yılbaşı geri sayımında mutfak ile salon arasında koştururken, Sevgililer Günü’nde romantik masalar kurarken kendi sevdiklerine sadece telefonla "sonra konuşuruz" diyebilmek. Kaçırılan Anlar: Bir çocuğun okul gösterisini, aile yemeklerini veya bir dostun doğum gününü "iş var" diyerek kaçırmak.’’
"Otel Lobileri Kalabalıktır Ama İnsan Bazen Yalnız Kalır"
Hediye Çete, otelciliğin insan ruhu üzerindeki etkilerini "yüzlerce misafirin ismini hatırlayıp kendi hayatının detaylarını kaçırmak" olarak tanımladı. Sektörün insana sabrı, kriz yönetimini ve dirençli olmayı öğrettiğini kabul etse de bunun ağır bir bedeli olduğunu ifade ededen Çete, "Otelcilik çok sosyal bir iştir; sürekli insan içindesinizdir. Fakat iş bittiğinde içinizde tuhaf bir sessizlik olur. Enerji kalmaz. Sosyalleşecek hâl kalmaz" dedi.
Büyük Çelişki: Sosyal İşlerde Çalışıp Asosyalleşmek
Sektör çalışanlarının içsel sorgulamasını gündeme getiren Çete, turizm profesyonellerinin başkalarının en özel anlarına ev sahipliği yaparken kendi anlarını ertelemeye alıştıklarını belirtti. Çete'nin sorduğu o kritik soru ise tüm sektör çalışanlarının zihninde yankılanıyor:
"Bu kadar sosyal bir işte çalışıp, bu kadar asosyalleşmek normal mi?"