Dünyanın önde gelen B2B seyahat teknolojisi pazar yerlerinden HBX Group, 2026 Seyahat Trendleri Raporu’nu yayımladı. Rapora göre 2025 yılında wellness odaklı tatiller ve dijital detokslar ön plandayken, 2026’da lüks konaklamalar, modüler seyahat rotaları ve yaratıcı kaçamakları kapsayan “maksimalizasyon” anlayışı seyahat tercihlerine yön verecek.
HBX Group’un raporunda 2026’nın ana trendi olarak öne çıkan maksimalizm; çok merkezli seyahatler, farklı deneyimleri bir araya getiren rotalar ve yüksek katma değerli tatil anlayışıyla tanımlanıyor. Gezginler artık tek bir destinasyona odaklanmak yerine, her anı dolu dolu yaşamak istedikleri seyahatleri tercih ediyor.
HBX Group Strateji, Dönüşüm ve Yapay Zekâ Direktörü Javier Cabrerizo, gezgin davranışlarındaki bu değişimi şu sözlerle değerlendirdi:
“Gezginler, etkisi yüksek ve unutulmaz rotalar rezervasyonu yapmaya yöneliyor. Farklı destinasyonları, ulaşım türlerini ve deneyimleri bir araya getiren seyahatler ön plana çıkıyor. Tatilciler yolculuğun ritmini yaşamak ve ayrıcalıklı deneyimler arıyor.”
Sosyal Medya ve Yapay Zekâ Karar Mekanizmasını Değiştiriyor
Rapora göre gezginlerin yaklaşık yüzde 50’si, seyahat destinasyonunu sosyal medyada gördüklerinden etkilenerek belirliyor. Statista verileri ise gezginlerin yüzde 40’ının seyahat planlamasında yapay zekâ tabanlı araçlar kullandığını, yüzde 60’tan fazlasının bu teknolojilere açık olduğunu ortaya koyuyor.
Buna karşın turizm sektöründe dijital dönüşümün istenilen hızda ilerlemediği vurgulanıyor. Otel ve havayolu markalarının yalnızca yüzde 35’i, misafir deneyimini geliştirmek amacıyla yapay zekâ uygulamalarından faydalanıyor.
Cabrerizo, “Yapay zekâ insanın yerini almayacak. Ancak operasyonel verimliliği artırarak, ekiplerin misafir deneyimine daha fazla odaklanmasını sağlayacak” dedi.
Yaratıcı Kaçamaklar ve Yerel Deneyimler Öne Çıkıyor
Raporda dikkat çeken bir diğer başlık ise yaratıcı ve otantik deneyimlere artan ilgi. “Bir yerli gibi yaşa” anlayışı, artık seyahat sloganı olmanın ötesine geçerek gerçek bir deneyim biçimine dönüşüyor. Gezginler; yerel festivaller, geleneksel pazarlar, evde yemek yapma atölyeleri ve yerel rehberlerle düzenlenen özel turlara yöneliyor.
Bununla birlikte kültür ve yaratıcılık da seyahatin ayrılmaz bir parçası haline geliyor. Oteller yaşayan galerilere dönüşürken, tasarım, sokak sanatı ve gastronominin iç içe geçtiği destinasyonlar ön plana çıkıyor.
Modüler Rotalar, Deneyim Odaklı Konaklama
Yeni dönemde gezginler; şehir ve doğayı, hız ve dinlenmeyi, lüks ve sadeliği bir araya getiren modüler seyahat planları oluşturuyor. Bu yaklaşım, hibrit tatil paketlerine ve kombine konaklamalara olan talebi artırıyor.
Aynı zamanda gezginlerin konaklama tercihlerinde de önemli bir değişim yaşanıyor. Doğal konumu, mutfağı, tasarımı ve kültürel kimliğiyle başlı başına bir destinasyon olan oteller, sadakati ve tesis içi harcamaları artırıyor. Panoramik tren yolculukları, road trip’ler ve ada turları ise yolculuğun kendisini deneyimin merkezine taşıyor.
Kalıcı Trendler Yeni Turizm Anlayışını Şekillendiriyor
HBX Group raporunda bazı eğilimlerin artık geçici olmaktan çıktığına da dikkat çekiliyor:
Gerçek sürdürülebilirlik: Söylemden ziyade plastik kullanımının azaltılması, enerji verimliliği ve somut çevreci uygulamalar öne çıkıyor.
Doğa ve coolcation: Serin, sakin ve doğayla iç içe destinasyonlara ilgi artıyor.
Wellness ve dönüştürücü seyahatler: İnzivalar, kişisel gelişim ve iyi yaşam odaklı tatiller yükselişte.
Çok kuşaklı turizm: Ailelerin birlikte seyahat etme eğilimi güçleniyor.
Eğlence odaklı seyahat: Spor, müzik, set-jetting ve e-spor temalı seyahatler dikkat çekiyor.