Calista Luxury Resort Genel Müdürü Ali Kızıldağ, 2026 turizm sezonunun ilk yarısında Jeopolitik krizler, yüksek enflasyon, döviz kurundaki baskı ve finansman sorunlarına dikkat çekerek, otellerin yenilenememesinin milli servet için büyük bir risk oluşturduğunu söyledi.
Türk turizminin önde gelen liderlerinden Calista Luxury Resort Genel Müdürü Ali Kızıldağ, 2026 yılı turizm sezonunun ilk yarısını masaya yatırdı. Sektörün son üç yıldır aralıksız bir mücadele içinde olduğunu belirten Kızıldağ, özellikle yüksek enflasyon ve baskılanan döviz kuru nedeniyle tesislerin yenilenme süreçlerinde ciddi bir finansman krizi yaşandığını ifade etti.
İşte Ali Kızıldağ’ın 2026 sezonuna ve sektörün geleceğine dair yaptığı çarpıcı analizlerde bulunarak şunları söyledi:
‘’Doluluk Var Ama Yenileme Yatırımı Yapacak Kaynak Yok. Jeopolitik ortamdaki savaşlar, gerilimler ve farklı krizlerin turizmin hareket kabiliyetini kısıtladı. Sektörün krizlere karşı geliştirdiği güçlü refleksler sayesinde doluluk ve ciro üretmeye devam ediyor. Ancak asıl tehlike maliyet dengesizliğidir.
Son üç yılda döviz kurundaki sınırlı artış ile enflasyondaki yüksek yükselişin oluşturduğu baskı artık katlanılması zor bir noktaya geldi. Otellerimizi dolduruyor ve misafirlerimize hizmet veriyoruz fakat tesislerin yıpranma ve amortisman maliyetlerini karşılayacak, yenileme yatırımlarını finanse edecek kaynağı üretmekte zorlanıyoruz."
"En Büyük Risk: Otellerin Yenilenmesi İçin Finansmana Erişim"
Bu kısır döngünün yaklaşık üç yıldır sürdüğünü ve önümüzdeki dönemde Türk turizmini bekleyen en büyük tehlikenin "çağın gerisinde kalma riski" olduğunu ifade eden Kızıldağ, konunun bir milli servet meselesi olduğunun altını çizdi.
Kızıldağ, kamunun ve bankaların acilen devreye girmesi gerektiğini belirterek, "Önümüzdeki dönemde en büyük riskin, otellerin yenilenmesi ve çağın gerekliliklerine uyum sağlaması için ihtiyaç duyulan finansmana erişim olacağını düşünüyorum. Bu konuda bankaların veya kamunun sektöre yönelik bir çözüm geliştirmesi gerekiyor. Turizm artık Türkiye için vazgeçilmez ve milli bir mesele hâline geldi" dedi.
2026 Yılı Beklentileri ve Dünya ile Rekabet
Haziran ayına kadar oldukça zorlu bir sürecin geride kaldığını aktaran Kızıldağ, tüm bu ekonomik ve jeopolitik baskılara rağmen hem otellerin hem de Türkiye turizminin 2026 yılı yolcu ve gelir hedeflerine ulaşabileceğine inandığını belirtti.
Pandemi sonrasında tatil ve seyahatin artık lüks değil, vazgeçilmez bir ihtiyaç olarak görüldüğünü ifade eden usta turizmci Ali Kızıldağ, dışarıdaki fiyat pahalılığı konusunda ise uyararak, "Ekonomik koşulların dünyayla rekabet edebilecek seviyeye gelmesi gerekiyor. Özellikle turistlerin otel dışına çıktıklarında karşılaştıkları yüksek fiyatlar Türkiye açısından olumsuz bir tablo oluşturuyor. Enflasyonun kontrol altına alınması ve döviz kurunun daha dengeli bir seviyeye gelmesi sektörün rekabet gücünü destekleyecektir" diye sözlerini tamamladı.