Turizmdays.com - Merkezi Almanya’nın Frankfurt kentinde bulunan ve Almanya’daki en büyük Türk acentelerinden biri olan Hotelreport Travel’ın sahibi ve Hotelreport Turkey’in Kurucusu Davut Bölükbaş, "Yunan Adaları Daha Ucuz" söyleminin gerçeği yansıtmadığını, oteller ve destinasyonlar arasındaki klasman farkının gözden Kaçırıldığını, 5 Yıldızlı Otel ile Pansiyonun kıyaslanamayacağını söyledi.
Son dönemde Türk tatilcilerin Yunan adalarına olan yoğun ilgisi ve "Yunanistan’da tatil Türkiye’den daha ucuz"algısı, turizm sektöründe yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Hotelreport Travel’ın sahibi ve Hotelreport Turkey’in Kurucusu Davut Bölükbaş, yapılan fiyat karşılaştırmalarındaki "hizmet ve standart" eşitsizliğine dikkat çekerek ezber bozan açıklamalarda bulundu.
Bölükbaşı, Türkiye ile Yunanistan arasındaki tatil maliyetlerinin gerçekten söylenildiği gibi mi, yoksa elmalarla armutlar mı kıyaslandığına iyi bakmak gerektiğini belirtti.
Klasman Farkı Gözden Kaçırılıyor: "5 Yıldızlı Otel ile Pansiyon Kıyaslanamaz"
Davut Bölükbaş, Türkiye'deki tatil beklentisi ile yurt dışındaki tatil pratikleri arasında ciddi bir algı farkı bulunduğunu vurgulayarak, ‘’Türkiye'de tatil planlayan yerli turistin öncelikli beklentisi; 5 yıldızlı, her şey dahil ve denize sıfır tesisler oluyor. Ancak aynı tatilciler Yunan adalarına geçtiğinde oda-kahvaltı hizmet sunan butik otelleri, pansiyonları veya apartları tercih ediyor’’ dedi.
Bölükbaş bu durum hakkında şunları söyledi:
"Türkiye'deki 5 yıldızlı ultra lüks bir her şey dahil otelle, Yunanistan'daki bir pansiyonun fiyatını kıyaslamak doğru bir yaklaşım değildir. Eğer adil bir karşılaştırma yapmak istiyorsak, aynı klasmandaki tesisleri ele almalıyız. Yunan adalarında da Türkiye’dekiyle aynı hizmet kalitesine ve lükse sahip 5 yıldızlı bir oteli tercih ettiğinizde, karşınıza bambaşka ve çok daha yüksek bir maliyet tablosu çıkacaktır.
Türkiye'de de her bütçeye uygun pansiyon, apart ve butik otel seçeneğini mevcut. Mesele sadece ülke bazlı bir fiyat kıyaslaması değil, kalite ve tatil anlayışı farkıdır.’’
Bodrum mu, Mikonos mu?
Tartışmaların odağındaki bir diğer konunun ise Türkiye'nin lüks turizm destinasyonlarının dünya pazarındaki yeri olduğuna dikkat çeken Bölükbaş, ‘’Türkiye'nin küresel turizm markası olan Bodrum, Girit adasıyla değil, ancak Yunanistan'ın lüks eğlence merkezi Mikonos ile kıyaslanabilir.
İki destinasyon arasındaki fiyat dengesine bakmak lazım. Bodrum'da bir şişe su 3 Euro ise Mikonos'ta aynı suyun fiyatı 6 ila 8 Euro arasında değişiyor’’ dedi.
Davut Bölükbaş, hizmet kalitesi ve tesis standartları yükseldikçe Türkiye'nin dünya standartlarının üzerine çıktığı, hatta "Bu paralara Türkiye'ye gidilmez, Maldivler'e gidilir" şeklinde eleştirilen bazı Türk resortlarının, dünyanın en iyi 'her şey dahil' konseptli lüks tesisleri arasında yer aldığının her kes tarafından bilindiğini söyledi.
Bölükbaş, buradaki asıl sorunun otelin kalitesi değil, bu kalitedeki bir tesisin Türkiye'de konumlanmış olmasına yönelik haksız bir küçümseme algısı ve markanın değerini tam olarak kavrayamamak olduğunun altını çizdi.
Esnaf turisti otele hapsediyor
Madalyonun diğer yüzünde ise otel dışındaki işletmelerin (restoran, eğlence mekanları, alışveriş noktaları) uyguladığı fahiş fiyat politikalarının yer aldığını ifade eden Davut Bölükbaş şöyle konuştu:
‘’Turistlerin otel dışındaki yeme-içme maliyetlerine yönelik eleştirilere hak veriyoruz, Bu durumun arkasındaki temel neden mülk sahiplerinin küçücük dükkanlar için talep ettiği astronomik yıllık kira bedelleri, hem mülk sahiplerinin hem de kiracıların birkaç aylık kısa sezonda hemen zengin olma arzusuyla birleşiyor. Bu kısa vadeli kazanç hırsı bir kenara bırakılmadığı sürece, fahiş fiyatlar kaçınılmaz oluyor. Sonuç olarak her yıl aynı senaryoyu yaşıyoruz: 'Turist otelden dışarı adım atmıyor.
Lüks turizmde fiyatı belirleyen unsur ‘pasaport’ veya ‘ülke’ değil; sunulan deneyim, hizmet kalitesi ve tesislerin ulaştığı global standartlardır. Otel dışı esnafın da fiyat politikalarını acilen dengelemesi gerekiyor’’