NBK Touristik Genel Müdürü ve Antalya Kent Konseyi Turizm Grubu Başkanı Recep Yavuz, turizm sektörünün son 38 yılına damga vuran krizleri kronolojik bir dökümle paylaştı. Yavuz, "Her 3-4 yılda bir hız kesen etkenlere rağmen seyahat isteği her krizi aşmayı bildi" diyerek 2026’daki güncel savaş riskine dikkat çekti.
Turizm sektörünün en deneyimli isimlerinden biri olan Recep Yavuz, sektörün "hassas dengesini" masaya yatırdı. 1988 yılından bu yana turizmin bizzat içinde olan Yavuz, küresel ve ulusal ölçekte yaşanan krizlerin sektör üzerindeki etkilerini analiz ederken, turizmin tüm engellere rağmen yükselişini sürdürme yeteneğini vurguladı.
Körfez Savaşı’ndan Pandemiye
Recep Yavuz, hazırladığı kronolojide, turizmin ne denli kırılgan ama aynı zamanda ne denli esnek olduğuna dikkat çekerek, ‘’1990’daki Körfez Savaşı ile başlayan krizler zinciri; 11 Eylül, Kuş Gribi, 2008 Mortgage Krizi, Arap Baharı, Rus Uçağı Krizi ve Covid-19 Pandemisi gibi devasa sarsıntılarla devam etti’’ dedi.
Yavuz, bu süreç hakkında şunları söyledi:
"Kendimi bildim bileli ya ulusal ya uluslararası etkenler 3-4 yılda bir turizmin hızını kesmiştir. Benim 38 yıllık turizm hayatımda aklımda kalan etkiler genellikle siyasi, ekonomik krizler ve doğal afetlerden oluşuyor. Ancak bu sektör, artan seyahat isteğine her seferinde yeni çözümler üretmeyi başardı."
2026’nın Yeni Sınavı
Geçmişteki krizlerden ders çıkaran sektörün, 2024 ve 2025 yıllarını artan seyahat maliyetleri, overtourism (aşırı turizm) protestoları ve yeni turizm vergileriyle geçirdiğini belirten Recep Yavuz, 2026 yılı için en büyük tehdidin jeopolitik olduğunu ifade etti.
2026 yılındaki İsrail-ABD-İran geriliminin, turizmin önündeki en sıcak engel olarak nitelendirildiğine işaret eden Yavuz, turizm barış ortamında filizlenen bir yapı olduğu için, bölgedeki silah seslerinin sadece rotaları değil, insanların seyahat psikolojisini de doğrudan etkilediğini vurguladı.
Turizmin Dönüşüm Durakları (1988–2026)
Recep Yavuz’un analizinde öne çıkan bazı kritik dönüm noktaları:
- 2020-2021: Covid-19 ile tarihin en büyük küresel duraklaması.
- 2023: İsrail-Hamas savaşı ile bölgesel risklerin tırmanışı.
- 2025: Yapay zeka ve dijital dönüşüm ile seyahat alışkanlıklarının değişimi.
- 2026: İsrail-ABD-İran hattındaki sıcak çatışma riskinin rezervasyonlara etkisi.
"Sektör Yükselişini Sürdürecek"
Her şeye rağmen iyimserliğini koruyan Yavuz, turizmin bir "ihtiyaç" haline geldiğini ve insanoğlunun keşfetme arzusunun hiçbir krizle kalıcı olarak engellenemeyeceğini, kriz yönetiminin Türkiye turizminin en güçlü kası olduğunu belirtti.