Antalya’da turizmin çeşitlendirilmesi ve 12 aya yayılması gibi temel bir sorunu her platformda sık sık ele alıp tartışıyoruz. Her kurum ya da yetkili, kendi perspektifinden öneriler geliştirmeye çalışıyor. Oysa, Antalya’da yaklaşık son 10 – 11 yıllık geçmişe baktığımızda oldukça önemli bir konu var: Kongre Turizmi. Ya da daha geniş bir açıdan ele alırsak, kongre, konferans, toplantı, etkinlik turizmi.
2015 yılında G20 Liderler Zirvesi ile uluslararası ziyaretçilere ev sahipliği yapan şehrimiz, Expo 2016’da tüm dünyadan ziyaretçilerin geldiği ve milyonlarca insanın ziyaret ettiği Expo ile önemli bir deneyim elde etmişti. 2021,22,24,25 ve 26 da Diplomasi Forumu vb. toplantılar neredeyse her yıl düzenlendi. Bu uluslararası toplantılara ek olarak, pek çok özel ve tüzel toplantı, etkinlik, kongre ve konferanslar da gerçekleşti kuşkusuz.
5-9 Ekim 2026’da ise 77.Uluslararası Uzay Kongresi IAC, TUA desteği ile Belek’te gerçekleşti ve 100’ün üzerinde farklı ülkeden, yüksek teknoloji geliştiren kurum ve kuruluş Antalya’da bir araya geldi. Antalya’yı ilk kez ziyaret eden pek çok önemli araştırmacı ve ziyaretçinin de yer aldığı bu kongre, artık Antalya’nın uluslararası kongre arenasında önemli bir tercih yeri olduğunun en güzel kanıtı oldu.
Şimdi ise önümüzde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde gerçekleşecek COP 31 (Conference of the Parties – 31) İklim Zirvesi var. 1995 yılından bu yana her yıl düzenlenen bu zirve, iklim krizine karşı küresel eylem planlarının belirlendiği ve ülkelerin daha güçlü iklim taahhütleri vermesini hedefleyen önemli bir organizasyon. Ülkelerin karbon emisyonu hedeflerinden enerji politikalarına, sürdürülebilir kalkınma stratejilerinden yeşil finansmana kadar geniş bir etki alanına sahip olan COP 31’in iklim politikalarına yön vermesi bekleniyor.
Antalya Expo Fuar alanında düzenlenecek bu etkinlikte, tüm dünyadan önemli katılımcılar ve ziyaretçiler yer alacak. Bu etkinlik ise Antalya turizminin başarısını önemli düzeyde konfirme edecek. Bundan sonrasında, bugüne dek olduğu gibi, Antalya, kongre turizminde artık kalıcı bir alternatif olduğunu tüm dünyaya kanıtlamış olacak. Ancak bu önemli etkinlik yaklaşırken şu konulara dikkat etmemizde fayda olduğunu düşünüyorum:
- Konaklama fiyatlarının pek çok otelde bu tarihlerde 3 ile 5 katı artması, katılımcılarda bir güvensizlik yaratabilir,
- Konaklama tesislerimiz ve diğer turizm işletmelerimiz, yaptıkları sürdürülebilirlik çalışmalarını daha fazla paylaşmalı ve tanıtmalı, gerek sosyal medya ya da web sitelerinde, gerekse otel içlerinde. sürdürülebilirlik kavramı konusunda Türk turizmi önemli düzeyde ilerlediğini dünyaya göstermeli,
- Yoğun bir trafik ile karşılaşılmasına karşın önlemlerimizi gözden geçirmeliyiz, hızla tamamlanan yol yapımları da oldukça önemli bir katkı sağlayacak kuşkusuz.
- Antalya şehrinin de bir destinasyon olarak iklim krizine duyarlı olduğunu göstermeliyiz. Bu konuda bilinçlendirici ve eğitici faaliyetleri tasarlamalıyız. Turizm, içerisindeki destinasyonda gerçekleşiyor ve burada öncelikle destinasyonun iklim krizine bakışı da önemli.
- Cop 31 süresince gece müzeciliği uygulamalarını devam ettirebiliriz, toplantı sonrası ziyaretçiler, Perge, Side Aspendos başta olmak üzere tarihi ve kültürel alanlarımızı ziyaret edebilirler.
- Antalya Expo Fuar alanının, kongre, konferans, etkinlik alanı olarak düzenli bir şekilde kullanılması ve aktif tutulması da gündeme gelmeli.
Antalya turizmine ve Türkiye’ye faydalı olacak, hem destinasyon hem toplum ve ülke olarak pek çok olumlu çıktı elde edebileceğimiz, başarılı bir COP 31 organizasyonu yaşamamız dileğiyle.