Turizm sektöründe rekorlar açıklanıyor, uçaklar doluyor, oteller yüksek doluluk oranlarına ulaşıyor. Ancak sektörün mutfağında çok daha sert bir tablo yaşanıyor. Turizmdays.com Editörü Emin Demir, kaleme aldığı dikkat çeken köşe yazısında, küresel enerji krizinin Türkiye turizmini görünmeyen bir maliyet baskısı altına soktuğunu belirtti.
“Turizmin görünmeyen patronu artık enerji fiyatları”
Emin Demir, yaptığı değerlendirmede Türkiye turizminin rakamlarda tarih yazdığını ancak sektörün iç dinamiklerinde ciddi bir maliyet baskısı oluştuğunu söyledi.
Emin Demir, şunları söyledi:
“Oteller doluyor. Uçaklar tam kapasite uçuyor. Antalya yine rekor kırıyor. İstanbul Havalimanı Avrupa lideri oluyor. Fakat aynı anda sektörün kârı eriyor. Çünkü bugün turizmin görünmeyen patronu artık turist değil; enerji fiyatları oldu. Turizm sektörü uzun zamandır ilk kez bu kadar büyük bir maliyet duvarına çarpıyor.”
“Herkes ciro konuşuyor, kimse maliyeti konuşmuyor”
2025 yılında Türkiye’nin turizm gelirinin 65 milyar doları aşmasının önemli bir başarı olduğunu belirten Demir, sektörün asıl sorununu ise maliyetlerin hızla yükselmesi olarak değerlendirdi.
Özellikle havacılık sektöründe tablonun dramatik hale geldiğini ifade eden Demir, jet yakıtı fiyatlarının kısa sürede 175 dolar seviyesine dayandığını belirterek, “Bu rakam sadece petrol grafiği değil; turizmin sinir sistemi” dedi.
Demir, Antalya’ya gelen turistin paket fiyatından otellerin elektrik faturalarına kadar tüm sistemin enerji maliyetine bağlı olduğunu vurguladı.
“Tur operatörleri fiyat listesi değil, savaş senaryosu hazırlıyor”
Enerji krizinin sektör üzerindeki baskısının giderek arttığını belirten Emin Demir, birçok tur operatörünün artık klasik fiyatlama sistemiyle hareket edemediğini söyledi.
Demir, “Bugün birçok tur operatörü fiyat listesi hazırlamıyor. Adeta savaş senaryosu yazıyor” ifadelerini kullandı.
Yolcu değil yakıt maliyeti
Türk Hava Yolları’nın dünyanın en büyük ağ taşıyıcılarından biri haline geldiğini belirten Demir, sektör kulislerinde artık büyümeden çok maliyet baskısının konuşulduğunu ifade etti.
Demir, İran–ABD gerilimi sonrası THY’nin 2026 için öngördüğü yakıt giderinde yaklaşık 3.4 milyar dolarlık ek yük oluşabileceğinin hesaplandığını ifade etti.
“Artık mesele kaç yolcu taşıdığı değil; o yolcuyu hangi maliyetle taşıdığı” diyen Demir, havacılıkta denklemin tamamen değiştiğini vurguladı.
“Doluluk var ama para nerede?”
Antalya’da birçok tesisin yüksek doluluk açıkladığını ancak kârlılığın aynı oranda artmadığını belirten Demir, sektörün bugün en çok bu soruyu sorduğunu ifade etti:
“Doluluk var ama para nerede?”
Enerji giderleri, mutfak maliyetleri, personel ücretleri ve finansman baskısının tarihi seviyelere ulaştığını söyleyen Demir, özellikle her şey dahil sisteminin enerji krizinden en ağır darbeyi alan model haline geldiğini belirtti.
“Ucuz Türkiye modeli çatırdıyor”
Avrupa pazarının uzun yıllar Türkiye’yi “yüksek kalite–düşük fiyat” destinasyonu olarak gördüğünü belirten Demir, artık bu modelin sürdürülebilir olmadığını söyledi.
“Enerji pahalı, personel pahalı, finansman pahalı, ithalat pahalı, uçuş pahalı. Buna rağmen sektör hâlâ agresif fiyat rekabeti yapıyor. Bu sürdürülebilir değil” değerlendirmesinde bulunan Demir, Türkiye turizminin artık kritik bir yol ayrımına geldiğini ifade etti.
“Asıl kırılma 2026’da başlayabilir”
2026 sezonunun sektör açısından çok daha sert geçebileceğini belirten Demir, yeni yakıt maliyetleri, SAF yükümlülükleri, çevre vergileri ve yüksek faiz ortamının aynı anda devreye gireceğini söyledi.
Demir, “Sektör uzun yıllardır ilk kez aynı anda hem jeopolitik hem finansal hem de enerji bazlı baskıyı birlikte yaşıyor” diye konuştu.
“Kriz yalnızca havayollarını etkilemiyor”
Enerji maliyetlerindeki yükselişin kruvaziyer, marina ve kara turizmi taşımacılığına kadar yayıldığını belirten Demir, tur otobüslerinde yakıtın toplam maliyet içindeki payının yüzde 45’e yaklaştığını söyledi.
Marinalarda bağlama ücretlerinin euro bazında sert yükseldiğini ifade eden Demir, enerji krizinin artık turizmin tüm damarlarına yayıldığını kaydetti.
“Küçük oyuncular için zor dönem başlıyor”
Önümüzdeki iki yıl içinde sektörde sessiz bir eleme yaşanabileceğini belirten Emin Demir, özellikle küçük charter şirketleri, bağımsız oteller ve düşük sermayeli operasyonların ciddi baskı altında kalabileceğini vurguladı.
Demir, başarılı olacak şirketlerin artık yalnızca satış yapan değil; enerji yönetimi, verimlilik ve maliyet kontrolü sağlayan yapılar olacağını ifade etti.
“Turizmin yeni patronu artık maliyet”
Yazısını çarpıcı bir mesajla tamamlayan Demir, turizm sektöründe yeni dönemin başladığını belirterek, “Sektör uzun yıllar ‘müşteri ne ister?’ sorusuna odaklandı. Şimdi yeni soru şu: ‘Bu operasyon sürdürülebilir mi?’ Çünkü artık oyunu destinasyonlar değil, maliyet yapıları belirliyor” diye sözlerini tamamladı.