Turizmdays.com - Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçıoğlu, Türk turizminin derin bir çıkmaz içinde bulunduğuna dikkat çekerek, "Maliyetler iki katına çıktı, kur baskısı yüzünden yurt dışında pahalı kaldık. Bu şartlar altında 2027'de otellerimizi yenileyemeyeceğiz. Sektörde acilen devlet destekli bir üst akla ve her şey dahil sisteminde reforma ihtiyaç var" dedi.
Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçıoğlu, turizm gazetecileri ile Limak Lara Otel’de düzenlenen akşam yemeğinde bir araya gelerek sektörün dijital hafızasına kazınacak nitelikte, son derece gerçekçi ve sarsıcı açıklamalarda bulundu.
Tur operatörlerinin "Türkiye pahalı", otelcilerin ise "Maliyetlerden dolayı daha fazla fiyat indiremeyiz" restleşmesini değerlendiren Saatçıoğlu, turizmcinin enflasyona karşı verdiği savaşı ve geleceğe dair tehlikeleri masaya yatırdı.
Turizmcinin yaşadığı finansal sıkışıklığın temel sebebinin ekonomi politikalarındaki kur kontrolü olduğunu belirten Hakan Saatçıoğlu, bu durumun kısa vadede değişmeyeceğini vurgulayarak şunları söyledi:
‘’Giderler TL, gelirler döviz. Bu duruma seçime kadar sabredeceğiz. Ülkedeki durum belli, turizmci her alanda kötü durumda. Bir sonraki seçimlere kadar kurun bu şekilde kontrollü artırılmasından dolayı turizmci her geçen gün daha da zor duruma düşecek. Çünkü bütün gelirlerimiz döviz (Euro/Dolar) bazında, giderlerimiz ise tamamen Türk Lirası. Gelirlerimiz enflasyon karşısında yeniliyor ve yurt dışında pahalı kalıyoruz. Burada yapacak bir şey yok, seçime kadar hepimiz sabredeceğiz."
-2027’de Otelleri Yenileyemeyeceğiz
2026 sezonunun savaşların da etkisiyle ciddi kayıplarla ve istendiği gibi geçmediğini ifade eden POYD Başkanı, asıl tehlikenin gelecekteki yapısal eskimeler olduğunu ifade ederek, "Şu anda kardan çok ciddi bir şekilde zarar ediyoruz. Bizim amacımız kar edip otellerimizi yenilemektir. Fakat bu şartlar altında 2027 için otellerimizi yenileyemeyeceğiz gibi gözüküyor. Oteller ister istemez eskiyor ve bizi en çok düşündüren, korkutan konu bu. 2027'de bu tablodan farklı bir senaryo olmayacak. Dayanabilen olacak, dayanamayan olacak. Küçük oteller zor durumda kalacak ve sektörde el değiştirmeler çoğalabilir. Nitekim Marmaris'te denize sıfır, 30 odalı çok güzel bir butik otelin bu sene kapısını bile açamadığını öğrendim. Yazık" diye konuştu.
-Kişi Başı Her Şey Dahil Maliyeti 30 Euro’dan 55 Euro’ya Çıktı
Fiyat indirim taleplerine de kapıyı kapatan Saatçıoğlu, "Zaten maksimum indirimler yapılıyor ve bu karları tamamen yok ediyor. Daha fazla indiremeyiz" diyerek otel maliyetlerindeki çarpıcı artışı rakamlarla paylaştı:
‘’Maliyetler iki katına çıktı: Eskiden 5 yıldızlı, her şey dahil bir otelin kişi başı günlük maliyeti (cost) 30 Euro civarındaydı; şimdi ise 55 Euro oldu. Bir otelin kara geçebilmesi için 100 Euro’nun aşağısında satmaması gerekir.
Gizli Kış Gideri: Antalya’daki otellerin %70’i kışın kapanıyor. Bu oteller Ocak-Nisan döneminde cepten yiyor ve 1 Nisan'da kapıyı açtığında sezona otomatik olarak eksi 1- 1.5 milyon Euro ile başlıyor. Yaz aylarında hem bu zararı kapatması hem de kara geçmesi lazım.’’
-Her Şey Dahil Sistemi bu maliyetlerle bizi zorluyor, personel yükü çok ağır
Sistemin en büyük maliyet kaleminin yiyecek-içecekten ziyade istihdam yükü olduğunu söyleyen Saatçıoğlu, her şey dahil modelinin getirdiği operasyonel zorlukları anlattı:
"Her şey dahilde bizi zorlayan, 24 saat kesintisiz hizmetten dolayı eleman sayısıdır. Enerji ve eleman yükü çok fazla. Her otelde herşey dahilden dolayı fazladan 80-100 kişi istihdam etmek zorundayız. Şu an 450 odalı bir tesiste 450 personel çalışıyor, yani oda başına 1 veya 1.2 personel düşüyor. Her şey dahil olmasa bu oran 0.80’lere düşer. 24 saat yeme-içme olunca sadece mutfakta herşey dahilden dolayı 100 kişi çalıştırmak zorunda kalıyorsunuz."
-Diğer yandan Z ve Y kuşağı almadığı hizmetin parasını ödemek istemiyor
Mevcut küresel rekabette Türkiye’nin pazar kaybettiği noktalara da değinen Hakan Saatçıoğlu, değişen turist profiline dikkat çekerek şöyle konuştu:
"Genç Z ve Y kuşağı artık hizmetini almadığı veya kullanmadığı şeyin ödemesini yapmak istemiyor. 'Ben sadece kahvaltı, akşam yemeği ve içkimi alacağım tesise para öderim' diyor.
Bir de Mısır ve Yunanistan Örneği var. Türkiye ve her şey dahil sistemi çok pahalı kaldığı için oda kahvaltılı otellerde Yunanistan ve İspanya’da halen artış kaydediyor. Hatta Mısır, savaş alanına daha yakın olmasına rağmen bu sene %10 artış gösterdi. Çünkü her şey dahil sistemi orada bizden çok daha uygun fiyatta ve makul.
Mısır'da otel arayan Türk otelciler var. Bu sadece turizmcinin değil, ihracatçının da sorunu. Türkiye'de üretilen bir ürün 3 Euro'dan 5 Euro'ya çıkınca alıcı Mısır'a gidiyor. Şu an Türkiye'deki otelcilerin bazıları bile Mısır'da yatırım yapmak için otel arıyor."
-Çözüm Önerisi: "Bakanlık Standardizasyon Getirmeli ve Sübvanse Etmeli"
Sektörün kendi kendine bu sistemden çıkamayacağını, devlet eliyle bir reform yapılması gerektiğini savunan Hakan Saatçıoğlu, kurtuluş reçetesini sundu:
"Turizmi şekillendirecek bir üst aklın (Kültür ve Turizm Bakanlığı) genelge yazması lazım. Denmeli ki: '2 ve 3 yıldızlı oteller her şey dahil yapamaz, 4 yıldızlılar kısmen yapabilir, 5 yıldızlılar isteğe bağlı yapar. Bunun standardı getirilmeli. Devlet tarafından sübvanse edilmediği sürece kimse her şey dahilden vazgeçmez. KDV veya SGK indirimi gibi sübvansiyonlar acilen şart."
-Umut Son Dakika Rezervasyonlarında, Gözler Dev Kongrelerde
POYD Başkanı Saatçıoğlu, son dakika rezervasyonlarının fiyat kırılmasına maruz kalsa da dolulukları artırdığını belirtti. Yılın ilerleyen dönemlerinde Antalya'da düzenlenecek olan Uzay Kongresi ve COP 31 organizasyonlarının sektöre nefes aldıracağını söyleyen Saatçıoğlu, "200 ülkeden yaklaşık 87.000 katılımcı bekliyoruz. Oteller şu an pazarlık aşamasında. Kasım ayının 20'sine kadar bu büyük organizasyonlarla kayıplarımızı ortalama fiyatın üzerinde satarak telafi edeceğimize inanıyoruz" diyerek sözlerini iyimser bir beklentiyle tamamladı.