MK Group Turizm Yatırımları ve Marka Geliştirmeden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi ve Turizmdays.com yazarı Korhan Alşan, Türkiye genelinde hız kazanan kentsel dönüşüm çalışmalarının yalnızca depreme dayanıklı yapılar üretme süreci olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, turizm kentlerinin gelecek yüzyılını şekillendirecek önemli bir fırsatın bulunduğuna dikkat çekti.
Korhan Alşan, “Bu fırsat kaçmaz” başlıklı köşe yazısında, Türkiye’nin dört bir yanında eski yapıların yıkılarak yerlerine yeni yapıların inşa edildiğini belirterek, kentsel dönüşümün artık geleceğin değil, bugünün gerçeği olduğunu vurguladı.
“Sadece binayı değil, önümüzdeki yüz yılın kent görüntüsünü de inşa ediyoruz”
Kentsel dönüşümün temel amacının depreme dayanıklı yapılar ve can güvenliği olduğunu ifade eden Alşan, ancak böylesine kapsamlı bir dönüşüm sürecinin kentlerin estetik, kültürel ve turistik kimliğinin yeniden ele alınması açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Alşan, yazısında şu değerlendirmeyi yaptı: “Madem kentlerimizin önemli bir bölümünü yeniden yapıyoruz, neden daha güzelini de yapmayalım?”
Bugün inşa edilen yapıların belki de 100 yıl boyunca aynı caddelerde varlığını sürdüreceğine dikkat çeken Alşan, bu nedenle kentsel dönüşümün yalnızca bina yenileme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Alşan, “Sadece binayı değil, önümüzdeki yüz yılın kent görüntüsünü de inşa ediyoruz” dedi.
Turizm kentlerinde kentsel tasarım daha önemli
Kentsel dönüşüm fırsatının özellikle turizm kentleri açısından çok daha değerli olduğunu vurgulayan Alşan, kent girişleri, ana bulvarlar, kıyı aksları ve turizm koridorlarında belediyelerin mevcut yetkilerinin daha etkin kullanılabileceğini ifade etti.
Turizm destinasyonlarının kendine özgü kimliklerinin korunması gerektiğine işaret eden Alşan, her beldenin kendi karakterine uygun kentsel tasarım standartlarının belirlenebileceğini ve bu standartların kararlılıkla uygulanabileceğini söyledi.
Alşan, bu kapsamda cephe tasarımları, yapı malzemeleri, tabela düzenlemeleri, peyzaj, aydınlatma, binaların sokakla ilişkisi, kültürel mirasın korunması gibi unsurların bölgenin kimliğine uygun kentsel tasarım kriterlerine bağlanabileceğini kaydetti.
“Amaç bütün binaları birbirine benzetmek değil”
Alşan, kentlerin estetik açıdan düzenlenmesinin bütün yapıların aynı görünmesi anlamına gelmediğinin de altını çizdi.
Tam tersine, her destinasyonun kendi karakterini koruması gerektiğini belirten Alşan, bu yaklaşım “Antalya Antalya gibi. Kaş Kaş gibi. Kalkan Kalkan gibi görünmeli” diye ifade etti.
Turizm destinasyonlarının sahip oldukları özgün kimliklerin, ziyaretçi deneyiminin de önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Alşan'ın değerlendirmesi, kentsel dönüşümün turizm politikaları ve destinasyon yönetimiyle birlikte ele alınması gerektiğine işaret ediyor.
“Bu fırsat kaçmaz, kaçırmamalıyız”
Kentsel dönüşümün Türkiye açısından zorunlu bir süreç olduğunu ancak dönüşümün ortaya çıkardığı kentsel tasarım fırsatının bir zorunluluk olmadığını belirten Alşan, bu fırsatın değerlendirilmesinin yerel yönetimlerin, yatırımcıların ve kent paydaşlarının tercihine bağlı olduğunu ifade etti.
Alşan yazısını şu çağrıyla tamamladı:
“Kentsel dönüşüm zorunlu olarak yapılıyor. Ama onunla birlikte gelen bu fırsat bir zorunluluk değil. Onu görmek ve değerlendirmek bizim tercihimiz. Bugün yapacağımız yapılar belki yüz yıl yaşayacak. Bu fırsat kaçmaz. Kaçmamalı. Kaçırmayalım.”