Kurlar Yükleniyor...
Hüseyin Baraner: “Turizm Sadece Endüstri Değil, İnsani Bir Güç”
TURİZM

Hüseyin Baraner: “Turizm Sadece Endüstri Değil, İnsani Bir Güç”

RTK’nın Türkiye başta olmak üzere birçok destinasyonda temsilciliğini yürüten Alman-Türk turizm uzmanı Hüseyin Baraner, Berlin’de kapıların açılmasıyla birlikte yalnızca bir fuarın değil, 60 yıllık bir turizm hafızasının da yeniden canlandığını, bu kapıların krizlere, cesarete, hayal kırıklıklarına ve insan hikâyelerine açıldığını söyledi.

Baraner, 1966 yılında, Berlin Duvarı şehri ikiye bölmüşken, Soğuk Savaş tüm sertliğiyle sürerken küçük bir salonda beş ülkeden dokuz katılımcı bir araya geldiğine dikkat çekerek, o mütevazı buluşmanın, bugün 160’tan fazla ülkenin yer aldığı dev bir küresel platforma dönüştüğünü belirtti.

Baraner, 48 yıldır ITB koridorlarında yürüdüğünü belirterek ilk yılları şöyle anlattı:

“Türk standlarının toplamı 150 metrekareyi bile bulmazdı. İki masa, birkaç broşür, sınırsız heyecan… Almanya pazarında Türkiye’yi anlatmak bir cesaret işiydi.

Yetmişli ve seksenli yıllarda Avrupa’da Türkiye için gece gündüz çalışan turizmcileri anan Baraner, “Onlar sadece yatak satmadılar, bir ülkenin kaderine yatırım yaptılar.’’

 

Krizler Geldi, Turizm Ayağa Kalktı

60 yıllık süreçte sektör birçok küresel sarsıntı yaşadı:

1973 petrol krizi

1986 Çernobil faciası

1989 Berlin Duvarı’nın yıkılışı

1999 Marmara depremi

2001 11 Eylül saldırıları

2008 küresel finans krizi

2020 pandemi süreci

Pandemi döneminde uçakların yere indiğini hatırlatan Baraner, “Evet, uçaklar yere indi. Ama insanın içindeki yolculuk arzusu inmedi. Turizmin her krizden sonra ayağa kalkmasının nedeni basit. Turizm bir sektör değil, insan doğasının refleksi. İnsan merak eder. Görmek ister. Temas etmek ister. Hikâye ister’’ Dedi.

 

Turizmde Dijital Kırılma

Fuar alanında sergilenen DeLorean otomobilini zamanın sembolü olarak değerlendiren Baraner, sektörün geçirdiği teknolojik dönüşüme dikkat çekerek, ‘’Broşürden internete, internetten yapay zekâya uzanan süreçte artık rekabetin veri ve hız üzerinden şekilleniyor. Yapay zekâ destekli rezervasyon sistemleri. Dinamik fiyatlama. Büyük veri analizi. Blockchain ödemeler ve Dijital kimlik sistemleri.

Eskiden ‘Hangi ülkeyi kataloğa ekleyelim?’ diye sorulurdu. Şimdi ‘Hangi algoritma bizi öne çıkarır?’ diye soruluyor” Çok kanallı görünürlük ve entegre altyapı artık zorunluluktur. Görünmeyen satamaz. Entegre olmayan silinir. Veri üretmeyen kaybolur.”

 

Turizm Lüks Mü, İhtiyaç Mı?

Hüseyin Baraner şunları söyledi:

‘’Avrupa’nın doğusunda süren savaş, Orta Doğu’daki gerilim, küresel enflasyon ve iklim krizi turizm haritalarını değiştiriyor. Akdeniz’de artan sıcaklıklar ve overtourism tartışmaları yeni bir denge arayışını beraberinde getiriyor. Turizm bu ortamda lüks değil, ihtiyaçtır. Bir Alman’ın Çanakkale’de bir aile sofrasına oturması siyasetten daha güçlü bir mesajdır. Turizm güven üretir. Güven ise savaşın panzehiridir.

Turizm ekonomik rolünün ötesinde insani bir işlev üstleniyor. İnsanlar kriz yorgunluğu yaşadı ve anlam arayışı yükseldi. ‘’

 

Yeni Trendler: Wellness, Longevity ve Anlam Arayışı

Baraner sektörde yükselen başlıkları da şöyle sıraladı:

Wellness turizmi

Longevity konseptleri

Sağlık turizmi

Dijital detoks kampları

Sessizlik inzivaları

Gastronomi rotaları

Kültür yolculukları

Turizm artık yalnızca kaçış değil, iyileşme aracı olarak konumlanıyor.

 

Sürdürülebilirlik ve Overtourism Uyarısı

Barselona, Venedik ve Dubrovnik gibi destinasyonlarda yerel halkın overtourism tepkisi vermesi, sektörün yeni bir denge kurması gerektiğini gösterdiğini vurgulayan Hüseyin Baraner, bir yanda daha fazla turist ihtiyacı, diğer yanda daha bilinçli ve yüksek harcama yapan ziyaretçi beklentisi olduğunu ifade etti.

Baraner, Türkiye için de nitelikli büyüme vurgusu yaparak, küçülerek büyümek, daha seçici pazar stratejileri, sürdürülebilir ve özgün ürün geliştirme ve deneyim kalitesini ölçülebilir artırma gib seçeneklerin bulunduğunu kaydetti.

 

Türkiye’de Misafirperverlik Alarmı

Baraner, dünyadaki misafirperverlik araştırmalarında Türkiye’nin bu yıl üst sıralarda yer almadığını belirterek dikkat çekici bir uyarıda bulundu:

“Algoritmalar rezervasyon yapabilir. Ama bir misafirin gözünün içine bakarak ‘hoş geldiniz’ demek hâlâ insan işidir. Hizmet standardı, algı ve iletişim başlıklarında cesur bir öz eleştiri yapılması gerekiyor.

1966’da Berlin Duvarı’nın gölgesinde başlayan yolculuğun bugün dijital sınırların ötesine geçti. Turizmi sadece büyüyen bir endüstri olarak mı göreceğiz, yoksa dünyayı yumuşatan bir güç olarak mı?

İkinci seçenek tercih edilirse önümüzdeki 60 yıl daha büyük değil, daha cesur, daha insani ve daha vicdanlı olacak.

Yayın Tarihi
28.02.2026
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu habere ilk yorumu yazan siz olun.

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla