Dedeman Hotels & Resorts International Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray, ATF Tourism Cities Summit 2026’da turizm yatırımlarının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ergun Demiray, turizmde mesleki standartların oluşturulması, master planların uygulanması ve özgün deneyimlerin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bizim bir meslek yasamız yok” dedi.
Turizmde büyümenin yolu mesleki standartlardan geçiyor
Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF26 Türkiye) kapsamında düzenlenen ATF Tourism Cities Summit 2026’nın açılış oturumunda, turizm şehirlerinin uluslararası rekabet gücü, destinasyon yönetimi, markalaşma, altyapı yatırımları ve sürdürülebilir büyüme stratejileri ele alındı.
Toplantıda konuşan Dedeman Hotels & Resorts International Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray, Türkiye’de turizm yatırımlarının ve işletmeciliğin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, sektörün sürdürülebilir büyümesi için mesleki standartların, planlama disiplininin ve özgün turizm deneyimlerinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Dedeman markasını Türkiye’nin farklı şehirlerinde ve uluslararası pazarlarda büyütmek için çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Demiray, yaklaşık 40 şehirde faaliyet gösterdiklerini ve yeni projelerle büyümeye devam ettiklerini ifade etti.
“Bizim bir meslek yasamız yok”
Turizm sektörünün önemli sorunlarından birinin mesleki standartlar ve nitelikli yönetim anlayışı olduğunu vurgulayan Demiray, “Bizim bir meslek yasamız yok” sözleriyle sektördeki düzenleme ihtiyacına dikkat çekti.
Otel yatırımcılığının ve işletmeciliğinin uzmanlık gerektirdiğini belirten Demiray, her yatırımın doğru pazar analizine, profesyonel yönetim anlayışına ve sürdürülebilirlik hedeflerine dayanması gerektiğini ifade etti.
Turizmde plansız büyümenin hem yatırımcılar hem de destinasyonlar açısından riskler oluşturabileceğine işaret eden Demiray, sektörün gelişiminde mesleki eğitim, adil rekabet ve değişen koşullara uyumun önemini vurguladı.
Turizm şehirlerinde master plan vurgusu
Turizm şehirlerinin gelişiminde master planların uygulanmasının önemine değinen Demiray, yeni yatırımların yalnızca ekonomik getirilerinin değil, kentlerin altyapısına ve yerel halk üzerindeki etkilerine de bakılması gerektiğini söyledi.
Destinasyonların uzun vadeli planlamayla gelişmesi gerektiğini belirten Demiray, turizm yatırımlarının şehirlerin kimliğini koruyacak ve yerel ekonomiye katkı sağlayacak şekilde ele alınmasının önemine dikkat çekti.
Demiray’ın değerlendirmeleri, turizmde büyümenin yalnızca yeni otel yatırımları ve artan yatak kapasitesiyle ölçülmemesi gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı.
“Biz deneyim satmamız lazım”
Türkiye’nin turizm potansiyelini daha etkin değerlendirebilmesi için konaklama hizmetinin ötesine geçmesi gerektiğini belirten Demiray, “Biz deneyim satmamız lazım” sözleriyle özgün turizm ürünlerinin geliştirilmesinin önemini vurguladı.
Her şey dahil konaklama anlayışının farklı deneyimlerle zenginleştirilmesi gerektiğini ifade eden Demiray; gastronomi, kültür, doğa, sağlık, spor ve kış turizmi gibi alanların daha güçlü biçimde değerlendirilmesi çağrısında bulundu.
Turistlere yalnızca konaklama değil, destinasyonun kimliğini ve hikâyesini yansıtan deneyimler sunulması gerektiğini belirten Demiray, özgün ürünlerin turizm şehirlerinin rekabet gücünü artırabileceğini kaydetti.
Yüksek yatak kapasitesi tek başına başarı değil
Hikâyesi ve özgün kimliği bulunan tesislerin turizmde önemli bir değer oluşturabildiğine dikkat çeken Demiray, yüksek oda kapasitesinin tek başına başarılı bir turizm yatırımı anlamına gelmediğini ifade etti.
Turizmde nitelikli büyümenin; doğru yatırım planlaması, profesyonel işletmecilik, mesleki eğitim ve güçlü destinasyon yönetimiyle mümkün olabileceğini belirten Demiray, Türkiye’nin alışılmış işletmecilik modellerini yeniden sorgulaması gerektiğini söyledi.
Turizmi 12 aya yaymak için yeni yaklaşım
Türkiye’nin turizm potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi için turizmin 12 aya yayılmasının önemine değinen Ergun Demiray, altyapı yatırımları ve farklı turizm ürünlerinin geliştirilmesinin bu süreçte belirleyici olacağını vurguladı.
ATF Tourism Cities Summit 2026’da yapılan değerlendirmeler, Türkiye turizminin geleceğinde nicelikten çok niteliğe, yatak kapasitesinden çok deneyime ve plansız büyümeden çok profesyonel destinasyon yönetimine odaklanılması gerektiğini ortaya koydu.