Kurlar Yükleniyor...
2 bin 500 yıllık Kaleiçi, COP 31’e sıfır karbon şehri olmak için hazırlanıyor
TURİZM

2 bin 500 yıllık Kaleiçi, COP 31’e sıfır karbon şehri olmak için hazırlanıyor

FİKRİ CİNOKUR - ANTALYA – Türkiye turizminin lokomotifi olan Antalya’nın 2 bin 500 yıllık geçmişi olan ve Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet gibi medeniyetleri barındıran tarihi Kaleiçi, Birleşmiş Milletler İklim Konferansı’na (COP 31) sıfır karbon tarihi şehir olmak için hazırlanıyor.

Antalya Turistik İşletmeciler, Otelciler ve Pansiyoncular Birliği (ANTOP) Başkanı Alp Özel ve yönetim kurulu üyeleri Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) üyeleri ile bir araya geldi.

Birçok medeniyeti barındıran 2 bin 500 yıllık tarihi Kaleiçi’ne dünyanın her tarafından yoğun ilgi olduğunu söyleyen Özel, Kasım ayında yapılacak COP31 Konferansı için Kaleiçi’ndeki otellerin dolu olduğunu bildirdi.

COP31 Konferansı’nın, tarihi Kaleiçi’nde sürdürülebilirliği sağlamak için bir fırsat olduğunu belirten Özel, kamu desteği olmadan projeler hazırlayıp uygulamak istediklerini bildirdi.

Hedeflerinin tarihi dokuyu korurken karbon salımını azaltmak, araç yoğunluğunu düşürmek ve Kaleiçi’ni dünya ölçeğinde örnek gösterilecek sürdürülebilir bir turizm merkezine dönüştürmek istediklerini vurgulayan Özel, bunun için üç ayrı proje hazırladıklarını belirtti. Özel, şunları kaydetti.

‘’Kaleiçi işletmelerinin çabaları ile Kasım ayı boyunca Kaleiçi’nin ‘Sıfır Emisyon Bölgesi’ olarak uygulanması planlanmaktadır. Fosil yakıtlı araç girişleri sınırlandırılacak, belirlenen elektrikli araçlar dışında kalan araç geçişleri kısıtlanacak ve elektrikli ulaşım sistemleri teşvik edilecektir. Cumhuriyet Meydanı, Hadrian Kapısı, Yat Limanı ve Işıklar hattında transfer merkezleri kurulması planlanmaktadır. Bu merkezlerden elektrikli mini araçlar, golf araçları ve servis araçlarıyla ziyaretçilerin ve otel misafirlerinin ulaşımı sağlanacaktır.’’

Kaleiçi’ndeki otel, pansiyon, restoran ve diğer işletmelerin ortak bir ulaşım sistemi altında bir araya gelmesi; ortak araç filosu, rezervasyon sistemi ve transfer yönetiminin uygulanarak test edilmesi hedeflendiğini anlatan Özel, şöyle devam etti.

‘’Böylece ilerleyen süreçte oluşturulabilecek olası bir taşıma kooperatifinin altyapısına yönelik hazırlık yapılmış olacaktır. Tedarik sistemi kapsamında Kaleiçi dışında bir “Lojistik Aktarma Merkezi” kurulması hedeflenmektedir. Ürünler bu merkeze ulaştıktan sonra elektrikli dağıtım araçları aracılığıyla işletmelere sevk edilecektir. Böylece ağır tonajlı araçların tarihi sokaklara girişleri azaltılarak yol deformasyonunun, trafik yoğunluğunun ve gürültü kirliliğinin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Böylece, karbon salımının azaltılması, trafik ve gürültü yoğunluğunun düşürülmesi, tarihi yapının korunması, Kaleiçi’nin marka değerinin artırılması ve Antalya’nın uluslararası sürdürülebilir turizm merkezi kimliğinin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.’’

_Kaleiçi’nce COP31 Green Busıness bölgesi

Kaleiçinde sıfır karbon salınımını sağlamak amacıyla işletmeler için ‘COP31 Green Business’ sertifika sistemi önerdiklerini anlatan Alp Özel, ‘’Plastik kullanımının azaltılması, geri dönüşüm uygulamaları, enerji tasarrufu, enerji verimliliği yüksek A+++ sertifikalı elektrikli cihazların kullanımı, su yönetimi ve çevreci uygulamaları hayata geçiren işletmeler sertifikalandırılacaktır. Kasım ayında düzenlenecek COP31 sürecine kadar bu sertifika programının Biz Otelciler ve Pansiyoncular Birliği tarafından iç denetim sistemiyle, işletmelere ek yük oluşturmadan planlanması ve mümkün olduğunca fazla işletmenin bu sertifikayı almasının sağlanması hedeflenmektedir’’ dedi.

-Kan kaybeden Antalya turizmi için tanıtım fırsatı

Sokak dönüşüm projeleri kapsamında geri dönüştürülebilir kent mobilyaları, güneş enerjili aydınlatmalar, sıfır atık noktaları ve yeşil alan uygulamalarının hayata geçirilmesinin planlanması gerektiğine dikkat çeken Özel, şöyle devam etti.

‘’COP31 sürecinde iklim temalı sergiler, atölyeler, sürdürülebilir turizm panelleri ve kültürel etkinliklerle Kaleiçi’nde çok sayıda faaliyetin gerçekleştirilmesi öngörülmektedir. Bu süreçte temel motivasyonumuz, Kaleiçi’ni yaşayan, sanat, kültür ve eğlence odaklı etkinlik alanına dönüştürmektir. Kan kaybeden Antalya turizmi için bir tanıtım atağı fırsatı olarak görüyoruz. Ancak; Bunu yaparken kamu kurumlarının klasik uygulama anlayışıyla değil, Kaleiçi’nin mevcut işletmelerini merkezine alan, tesisleri rehabilite eden işletmeler için karlı bir model oluşturmak istiyoruz.’’

Otel ve pansiyonlarda Türk el sanatlarına yönelik workshop çalışmaları, restoranlarda, önceden eğitim almış üst düzey şefler eşliğinde planlanmış özel Türk mutfağı menüleri, canlı müzik yapan işletmelerde geleneksel müzik ve dans gösterileri, Rehberler Odası iş birliğiyle, farklı dillerde önceden planlanmış ve Antalya’nın merkezi Kaleiçi’nin 2 bin 500 yıllık tarihini anlatan şehir turları düzenlenmesinin planlandığını anlatan Özel, sözlerini şöyle tamamladı.

‘’Bu proje, Kaleiçi’ni yalnızca geçmişin tarihi mirası olarak değil, geleceğin sürdürülebilir şehir modeli olarak konumlandırmayı hedeflemektedir. Aynı zamanda Kaleiçi işletmelerinin ortak hedefler etrafında iş birliğini güçlendirmesi, birlikte hareket etme kültürünü geliştirmesi ve birbirine saygılı bir işletme yapısının oluşmasına katkı sunması amaçlanmaktadır. Bizler COP31 sürecini Kaleiçi işletmeleri için önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Bu dönemde Kaleiçi’ni eğlenceli, gastronomi açısından güçlü, tarihini ön plana çıkaran, Türk sanat ve kültürünün merkezi olarak konumlandırmak ve bu süreci çok önemli bir tanıtım aracı olarak değerlendirmek istiyoruz.’’

 

Yayın Tarihi
07.07.2026
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu habere ilk yorumu yazan siz olun.

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla