Kurlar Yükleniyor...
articledummy

Sürdürülebilir (Kalkınmanın) liğin Finansı

Sürdürülebilir bir geleceğin önündeki en büyük engelin sürekli artan dünya nüfusu olduğu, artan  İnsan nüfusuna bağlı insan kaynaklı faaliyetlerinin  sonucu olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Meselenin özü; Yaşam için geleceği şimdiden tüketmek mi? Yoksa gelecek için mi yaşamak?

Gelin, sürdürülebilirliğe özellikle dünya ülkelerin işin temeli olan “Sürdürülebilir Kalkınma”ya bakalım. Hiçbir ülke kalkınma ve refah seviyesini düşürmek istemiyor ve aksine daha da artırmak istiyor. İşin içine politika/siyaset girince işler çığrından çıkıyor.

Dünyaya baktığımızda İklim değişikliğini ele alan ve sürdürülebilirliği önemseyen toplumları;

Harekete geçmiş toplumlar,

Henüz farkında olmayanlar,

Yavaş yavaş farkına varanlar olarak üçe ayırmak mümkün.

Güven ve mutluluğun en yüksek olduğu toplumları iklim değişikliği ve çevresel korumanın en güçlü olduğu toplumlar olarak görüyoruz. En ön sıralarda Kuzey Avrupa ülkeleri olan İsveç, Danimarka, Finlandiya ve Norveç sıralaması var. Ayrıca komşu ülkelerin benzer olması, güveni daha da arttırıyor.

Biz ve komşularımız aklıma geldi. Bu konuyu bir başka yazıya bırakalım.

Başka bir sınıflandırma ise;

Sanayileşmiş toplumlar (iklim değişikliğinde tarihi sorumlulukları olan sanayileşmiş, gelişmiş, zengin ülkeler),

Gelişmekte olan ülkeler (kirletme potansiyeli yüksek ülkeler),

İklim değişmesinden en çok zarar görecek gelişmemiş ülkeler,

İklim değişikliğine bağlı olarak denizlerin yükselmesiyle sular altında kalacak ülkeler olmak üzere sınıflandırılabilir.

Gelişmekte olan ülkeler bizim eskiden yaptığımız hataları yapmayın. Toprağı, suyu ve havayı acımazsızca kirlettik. Siz böyle yapmayın, gelecek nesilleri düşünün, gelişmekte olan ülkeler ise gelişmiş ülkelere emisyonlarınızı daha çok azaltın ve bunu taahhüt edin, gelişmemize engel olacak hiçbir karara imza atmayız. Sürdürülebilir kalkınmamızı istiyorsanız bize kaynak sağlayın, kredi verin…

Daha özetle PARA VERİN PARA!

Az gelişmiş ve küçük ülkelerde biz iklimi değiştirecek hiçbir şey yapmadık. Sanayimiz yok ama bize de kaynak sağlayın, kredi verin PARA VERİN! Diyorlar.

Ortalık karışık!

İş yine parasal konulara dayanıyor.

Peki bu paralar nerden karşılanacak?

Tabi ki, karbonun fiyatlandırılmasından, Karbon Vergisinden, Emisyon Ticaret Sistemlerinden (ETS)

yani karbon ticaretinden!

Hemen belirtmeliyim ki; karbon piyasaları 2005 yılında Kyoto Protokolü’nün yürürlüğe girmesinden bu yana katlanarak büyüyor.

Şu anda karbon vergisi uygulayan ülkeler var. Hem Karbon hem de ETS hibrid sistemini uygulayan Ülkeler var.

Bizde var mı? Şu anda yok.

Ama bu verginin gelmesi yakındır.

 

Yayın Tarihi
01.08.2022
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu makaleye ilk yorumu yazan siz olun.

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla