Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin, Turizmde 3S turizminin bu yıl 4S turizmi olduğunu söyledi.
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı Antalya Valisi Münir Karaloğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi.
Toplantının açılışında konuşan ATSO Başkanı Davut Çetin, bu yıl pandemi nedeniyle birçok sektörde önemli satış azalmaları yaşandığını, bu yıl pandemi etkileri içindeki en önemli sorunlarımızdan birisinin turizmdeki kayıp olacağını, Avrupa’da, Rusya’da dış hat uçuşları konusunda belirsizliğin devam ettiğini, Avrupa içi turizmin teşvik edileceğinin görüldüğünü kaydetti.
"Covid-19’un ekonomiye etkilerini ortaya koyacak bir rapor üzerine çalışılıyor"
Çetin, "Antalya ekonomisinde bu yıl ortaya çıkacak riskleri belirlemek, sektörlerimizi hazırlamak, Hükümetimizden gerekli destekleri talep etmek için Sayın Valimizin desteğiyle COVİD-19’un Antalya ekonomisine etkisi üzerine akademisyenler ve kendi ekibimizle bir çalışma başlattık. İyimser ve kötümser senaryolara göre olası etkiler çalışılıyor. BAKA bünyesinde Burdur ve Isparta’yı da içine alacak şekilde geniş bir çalışma olacak. Ekibimiz çeşitli simülasyon çalışmaları yaptı. Hızlı bir şekilde online toplantılar da yapıldı. SİAD Başkanlarımız ve Komite başkanlarımız toplantılara katıldılar. Bu araştırma dışında önümüzdeki hafta bir elektronik anket yaparak üyelerimizin pandemiden nasıl etkilendiklerini, hangi desteklerden ne kadar yararlandıklarını, hangi önlemleri aldıklarını ayrıca soracağız. Bütün komitelerimiz bu ankete önem vermelidir. Sonra araştırma raporumuzun sonuçlarını da açıklayacağız. Böylece COVİD-19 sonrasının yol haritasını çıkaracağız. Raporumuzda kira desteği, istihdam desteği gibi konular da yer alacaktır, ama asıl meselemiz bütün Antalya’nın gelir kaybını azaltacak Antalya’ya dönük önlemleri gündeme getirmektir." dedi.
"Desteklerin devam etmesi lazım"
Antalya ekonomisine ve turizm sektörüne uzun vadeli finansman kaynağı talep ettiklerini kaydeden Davut Çetin, 2015 yılında Antalya turizminin kredi yükünün 12 milyar veya 4 milyar dolar olduğunu ancak şimdi 40 milyar, yani 6 milyar dolar civarına çıktığını belirterek şunları söyledi:
''Bu koşullarda kredi yapılandırması veya ertelemesi artık çözüm değildir. Uzun vadeli tahvil, gelir ortaklığı senetleri gibi araçlar devreye alınmalıdır. Otel renovasyon kredileri cazip koşullarda uygulamaya konulmalıdır. Otel renovasyonları aynı zamanda Antalya inşaat ve sanayi sektörüne de destek olacak şekilde kullanılmalıdır. Antalya’nın gelir ve istihdam kayıplarını azaltmak üzere kamu kurumlarının ve yerel yönetimlerin alt ve üstyapı projeleri hızlandırılmalıdır. Dijital teknolojiler konusu turizm, ticaret ve bütün sektörlerimiz için bu dönemde kurtarıcı araçlardır. Turizmde biz Tanıtım Fonu’ndan pay istemiştik. Çünkü sadece Ajans, sadece Bakanlık gerekli tanıtımı yapamaz. Bugün dünya çapındaki turizm portallarında Antalya hakkında 7/24 bilgi akışı sağlamak gerekiyor. Böyle bir iletişim yönetimini bir ajans, bir kurum tek başına yapamaz. Her il, her ilçe birçok dilde içerik üretip yayınlayabilmelidir. Şu dönemde e-ticaret patlama yaptı, e-ticarette aktif olanlar kazandılar. Antalya 4.0 çalışmamızı Sayın Valimizle başlatmıştık. Her geçen gün Antalya 4.0, dijitalleşme ve e-ticaret çalışmalarımızın ne kadar isabetli olduğunu görüyoruz. Şu anda ATSO Akademi online eğitimlerle yine bu konularda üyelerimize destek oluyor, yol gösteriyor. Antalya 4.0 kapsamında veri üretmenin, veri analizinin ne kadar önemli olduğunu anlatmıştık. Hangi sektörde olursa olsun veri analizi yapan işletmelerin çok ileri gittiğini göreceğiz. Antalya veri merkezi kurulması konusu da artık daha önemli hale gelmiştir. Bu dönemde sağlık turizminin ne kadar önem kazandığını da görüyoruz. Sağlık turizmi çalışmalarını da hızlandırmalıyız. Hizmet ihracatına ilave destekler sağlanmıştır. E-ticarete yeni devlet destekleri gelmiştir. Bu konularda daha fazla çalışacağız. Pandeminin uluslararası etkisi bir süre daha devam edecektir. Bu nedenle yurtdışı alım heyetleri ve fuar çalışmalarını da elektronik ortama kaydırmalıyız. Sanal fuarlar, online heyet görüşmeleri yapmalıyız. Biz geçen yıllarda yaptığımız yurtdışı çalışmalarının ihracatımıza olumlu yansıdığını izliyoruz. Bu dönem ihracata daha fazla yüklenme dönemidir. Bu konuya da ağırlık vermeye devam edeceğiz.''
Turizmde 4S
Turizmde 3S turizminin bu yıl 4S turizmi olduğunu, dördüncüsünün sosyal mesafe olduğunu söyleyen Cetin şöyle devam etti:
''İşyerlerinde, restoranlarda, AVM’lerde, plajlarda, her yerde kurallara uyulduğu müşteriye gösterilmelidir. İşyerleri güven vermek için sosyal medyayı kullanmalı, online rezervasyon, temassız ödeme gibi araçlarla güven sağlamalıdır. Kriz zamanlarında prensip en kötüsünü dikkate alarak en iyi için çalışmaktır. Ben bu konuda iyimserim ve turizmde daha iyi sonuçların alınabileceğine inanıyorum. Temmuz ayına kadar çok şey değişebilir ve daha iyi sonuçlar da elde edebiliriz. Eğer Almanya ve diğer ülkeler önümüzdeki ay uçuşlara izin verirse, Rusya tarafı açılırsa hızlı bir toparlanma da görebiliriz. Avrupa’da kapalı kalmaktan sıkılan, Antalya’ya gelecek halen önemli bir kitle olacağına inanıyorum. İnsanlar Antalya güneşine sağlık için geleceklerdir. Biz dünyaya Antalya’da her şeyin güzel olduğunu gösterirsek Temmuzdan itibaren Antalya, Avrupa’nın ve Rusya’nın odağında olabilir. Bugüne kadar Türkiye’nin ve Antalya’nın COVİD’den az etkilenmiş olması büyük avantajdır. Bu avantajımızı, sağlık hizmetlerinde birçok Avrupa ülkesinden iyi olduğumuzu görenler de Türkiye’ye güvenle geleceklerdir. Antalya’da turizm sezonunun en iyi şekilde yaşanması için Sayın valimiz gece gündüz demeden çalışmaktadır. Kaleiçi’nde örnek bir model uygulamaya koymak üzere önemli bir koordinasyon sağlanmıştır. Sayın Valimize bütün çabaları, liderliği ve destekleri için teşekkür ediyorum.''
"Sadece Eylül ayında 2.5 milyon yabancı turist"
Sektör olarak baktığımızda Antalya'da en fazla turizm sektörünün pandemiden etkilendiğini aktaran Antalya Valisi Münir Karaloğlu, “Tabi ki bu süreçte Turizm sektörünün toplu olarak kepenk indirmesiyle birlikte Antalya’da turizm yara aldı. Uluslararası bütün trafik durmuş oldu ama bir şeyi unutmayalım, krizden çıkarken bu süreçten sonra en hızlı toparlanacak sektörlerden biri de yine turizm olacaktır çünkü insanlar taleplerini ortadan kaldırmadı. İnsanlar sadece taleplerini erteliyorlar. İnşallah 1 Haziran itibarıyla şehirlerarası seyahat yasağı kalkıyor. Daha önce kapatmak zorunda kaldığımız ve turizmle bağlantılı olan restoranlar, lokantalar, kafeler, sahiller, parklar ve mesire alanları açılmış olacak. İnsanlar evde kalmaktan sıkıldı ve hepimizin tatile ihtiyacı var. İç turizmde 1 Haziran itibarıyla çok ciddi bir hareketlilik olacak. Dış turizmde ise özellikle Almanya ile bilet satışları başladı. Ülkelerin pandemi sonuçlarına göre de dış turizmde özellikle 2020 yılının ikinci yarısında çok ciddi bir hareketlilik yaşanacaktır. Antalya'ya en kötü ihtimalle 2.5 milyon turistin gelmesi konusunda iddiada bulunlar oluyor. Ben bu rakamın sadece Eylül ayı içerisinde yakalanacağını tahmin ediyorum. İnşallah önümüzdeki dönem, geçtiğimiz dönem kaybettiğimiz kayıpların telafi edildiği bir dönem olacak'' dedi.
"Kontrollü sosyal hayat"
Karaaloğlu, artık kontrollü sosyal hayat dönemine adım attıklarını dile getirdi. Pandeminin, bütün dünyanın ortak bir sorunu olduğunu ifade eden Vali Karaloğlu, " Dünyada ve ülkemizde olduğu gibi Antalya'mızda da bu salgından kurtulmanın mücadelesini veriyoruz. Bu kriz ortamından özellikle iş dünyası çok ciddi etkilendi. Farklı sektörler farklı oranlarda etkilense de herkes bir şekilde bu pandemi mücadelesinden nasibini aldı. Sayın Cumhurbaşkanımızın dün ifade ettiği, kontrollü sosyal hayat olarak adlandırılan bu süreçte hepimize çok büyük görevler düşüyor. Hep birlikte çalışarak ve üreterek bu 3 ay içerisinde kaybettiklerimizi en hızlı şekilde nasıl geri alabiliriz. Bunun üzerinde durmalı ve çalışmalarımızı bu doğrultuda yapmalıyız" diye konuştu.
Bu salgının ilk defa Türkiye'de 11 Mart tarihinde görüldüğünü belirten Vali Karaloğlu, “Sağlık Bakanlığımız ve Sağlık Bakanlığımız bünyesinde oluşturulan Bilim Kurulu üyeleri Türkiye'de korona virüs için en riskli iki ilden birisi olarak Antalya'yı gösteriyorlardı. Antalya’nın riskli gösterilmesinin sebebi Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı olmasıydı. Ama bugün geldiğimiz noktada hamdolsun Antalya’da bu süreci bütün taraflarıyla başarılı bir şekilde yürüttük. Gerek vaka sayısında gerekse nüfusun vaka artış oranında Türkiye'de gerçekten iyi durumdayız” ifadelerini kullandı.
"Antalya nüfusa düşen vaka sayısında en iyi il"
Antalya'nın pandemi sürecinde nerede olduğunu ortaya koymak için İl Sağlık Müdürlüğü'ne istatistiksel olarak çalışma yaptırdığını belirten Vali Karaloğlu “1 milyon nüfusa düşen vaka sayısı bakımından Antalya'nın 81 il içerisinde 81'nci sırada. Bunu bir müjde olarak burada paylaşmak istiyorum. Türkiye'de en iyi iliz. Bunu da kullanmamız gerekir. Bu şehir turizm şehri. Bu şehrin güvenli olduğu ve sağlık alt yapısının bu ve benzeri salgınlarda çok yeterli ve güvenli olduğu konusunda çok ciddi tanıtım yapmamız gerekir. Müşteri kitlemize de güven vermemiz lazım. Pandemi sürecinde yaptıklarımız ve yapacaklarımızla hem iç piyasaya hem de dış dünyaya mesaj vermeliyiz” dedi.
Antalya'nın farklı mahallerinde karantina uygulamasının olduğunu belirten Vali Karaloğlu, “Antalya’da her şey kontrolümüz altında ilerlerken ve hasta sayımız sıfıra indi derken cezaevinden tahliye olan insanların taşımış olduğu virüsün hızla yayılması sonucunda bu tedbirleri almak zorunda kaldık. Yani bu karantina uygulamaları Antalya'da durumun çok kötü olduğunun değil, Antalya'daki bu iyi durumun devam etmesi için alınmış olan çok önemli tedbirlerdir. Güvenlik güçlerimiz karantina mahallelerini sıkı sıkı takip ederken, sağlık ekiplerimiz de tarama yapmaya ve hastaların bir an önce sağlığına kavuşması için tedavi süreçlerini takip etmeye devam ediyor. Bizim Antalya olarak pandemi sürecindeki farkımız proaktif davranıp, olayları önceden önlemeye yönelik aldığımız tedbirler oldu. Bildiğiniz gibi Antalya olarak Türkiye'de ilk şehir giriş çıkışlarını biz kapattık. Ticaret ve Sanayi Odamızla, Esnaf ve Sanatkârlar Odamızla müşterek çalışarak ilimizdeki esnafların çalışma saatlerini planladık. Antalya'yı korumaya çalıştık ve bunun karşılığını aldık. İnşallah önümüzdeki 10 gün içerisinde pandemi sorununu tamamen çözmüş olacağız” ifadelerini kullandı.
"Tedavisi devam eden vaka sayısı 51"
Antalya'da hastanelerde tedavi edilen 51 vatandaşımızın olduğunu belirten Vali Karaloğlu, “51 vakadan 3 tanesi yoğun bakımda geriye kalan 48 vatandaşımızın normal servislerde tedavisi devam ediyor. 14 vatandaşımız ise bu süreçte hayatını kaybetti. Pandemi dolayısıyla hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Bu dönemde Antalya'da 29 sağlık çalışanımız ise maalesef virüse maruz kaldı. 29 sağlık çalışanımızdan 28 tanesinin tedavileri tamamlandı ve görevlerine geri döndüler. Sadece bir sağlık personelimizin tedavisi devam ediyor. İnşallah o bir sağlık çalışanımız da sağlığına kavuşacak ve görevinin başına dönecek. Ben bu vesileyle hem Antalya'mızdaki hem ülkemizdeki bütün sağlık çalışanlarımıza gönülden teşekkür ediyorum" dedi.