Kapadokya Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi ve Turizmdays.com yazarı Doç. Dr. Mehmet Bahar, Avrupa Seyahat Komisyonu’nun Kasım 2025’te yayımladığı “Avrupa İçi Seyahat Duyarlılığının İzlenmesi” (23. Dalga) raporunu değerlendirerek, Türkiye’nin 2025–2026 turizm sezonunda izlemesi gereken kritik yol haritasını ortaya koydu.
Rapor, Avrupa turizminde rüzgârın yön değiştirdiğini ve yeni seyahatçi profilinin Türkiye gibi önde gelen destinasyonlar için stratejik dönüşüm zorunluluğu yarattığını gösteriyor.
Avrupa’da Seyahatçi Profili Değişiyor: Gençler Geri Çekiliyor, Orta Yaş Zirvede
Doç. Dr. Mehmet Bahar’ın analizine göre, raporun en çarpıcı bulgusu demografik kayma. Avrupalıların %73’ü önümüzdeki Ekim 2025 – Mart 2026 döneminde seyahat etmeyi planlıyor. Ancak 18–24 yaş grubunda seyahat eğilimi %60’a kadar gerilerken, 45–54 yaş grubu %76 ile seyahat iştahı en yüksek kesim hâline geldi.
Bahar, bu değişimin Türkiye açısından önemli bir pazarlama mesajı taşıdığını vurgulayarak, “Karşımızda ekonomik istikrarı daha yüksek, harcama kapasitesi belirgin fakat parasını akıllıca kullanmak isteyen bir kitle var. Bu nedenle iletişim dilimizi konfor, güvenlik ve kalite odaklı bir zemine oturtmamız gerekiyor” dedi.
Seyahat Kararlarını Belirleyen Üç Ana Faktör: Güvenlik, Ekonomi, İklim
Raporun ortaya koyduğu önceliklerin, Türkiye’nin rekabet stratejisini doğrudan ilgilendirdiğine dikkat çeken Bahar, şunları söyledi:
1. Güvenlik Algısı
Katılımcıların %89’u jeopolitik gerilimlerin kararlarını etkilediğini söylüyor.
Seyahat seçiminde “güvenlik” %20 ile ilk sırada yer alıyor.
Bu durum, Türkiye’nin destinasyon algısı yönetiminde daha hassas, şeffaf ve hızlı iletişim stratejileri geliştirmesini zorunlu kılıyor.
2. Ekonomik Rasyonalite
Enflasyon baskısı Avrupalıların daha kısa (4–6 gece) seyahatleri tercih etmesine yol açıyor.
Ancak turist “ucuz seyahat” değil, “değer” (value for money) arıyor.
Bu nedenle Türkiye’nin fiyat rekabeti yerine kalite-odaklı değer sunan paketlere ağırlık vermesi öneriliyor.
3. İklim Duyarlılığı
Katılımcıların %76’sı iklim değişikliği nedeniyle tatil alışkanlığını değiştirdiğini belirtiyor. Aşırı sıcaklardan kaçınan Avrupalılar daha ılıman ve sürdürülebilir iklimlere yöneliyor.
Türkiye İçin Büyük Fırsat: Sezonu Uzatan “Güneş & Plaj” Talebi Artıyor
Bahar, raporda Türkiye’ye dair öne çıkan pazar verilerini şöyle sıraladı:
Türkiye’nin Avrupa pazar payı %4 (Almanya’da %7) seviyesinde.
Güney Avrupa ve Akdeniz destinasyonlarına ilgi %52’ye yükseldi.
Sezon dışı “Güneş & Plaj” talebinde 5 puanlık artış var.
Doç. Dr. Bahar, bu tablonun Türkiye için önemli bir fırsat penceresi sunduğuna işaret ederek, “Güney sahillerimizin ılıman iklimi, kış döneminde güneş arayan Avrupalı için en rasyonel seçenek. Ancak bu talebi karşılamak için yalnızca iklim avantajı yetmez; kültür, gastronomi ve yerel deneyimlerle zenginleştirilmiş alternatif rotalar geliştirilmelidir. Ayrıca Avrupalı turistlerin yarısı artık daha “sakin”, “keşfedilmemiş”, “kitle turizmi dışında kalan” destinasyonlara yöneliyor’’ diye konuştu.
2025–2026 Türkiye Turizmi İçin Stratejik Yol Haritası
Raporun gösterdiği yeni dinamikler doğrultusunda Mehmet Bahar, Türkiye’nin rekabet gücü kazanması için dört temel strateji önerdi:
1. Güvenlik İletişiminde Şeffaflık ve Hız
Kamu ve özel sektörün olası kriz anlarında koordineli ve güven tazeleyen iletişim kurması, Avrupa pazarında algıyı doğrudan etkileyecek.
2. İklimsel Belirsizliklere Karşı Esnek Rezervasyon
İptal koşullarında esneklik ve dijital kanallardan anlık hava durumu bilgilendirmeleri sunmak müşteri güvenini artıracak.
3. Hedef Odaklı Pazarlama ve Segmentasyon
Pazarlama bütçeleri 45–54 yaş aralığına kaydırılmalı.
“Deneyim turizmi”, “gastronomi”, “wellness”, “kültürel rotalar” öne çıkarılmalı.
Noel (Aralık) gibi spesifik dönemlere yönelik özel temalar hazırlanmalı.
4. Sezonu Uzatma ve Alternatif Rotalar
Antalya, Muğla, Alanya, Mersin gibi sahil destinasyonlarında kış turizmi güçlendirilmeli.
Keşfedilmemiş rotalar (İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu, yayla turizmi, bağ rotaları) öne çıkarılmalı.
“Türkiye Bu Yeni Turizm Dengesinin Kazananı Olabilir”
Doç. Dr. Mehmet Bahar, sözlerini şöyle tamamladı:
“Avrupa turizminde kartlar yeniden dağıtılıyor. Türkiye, kültürel mirası, turizm altyapısı ve coğrafi avantajıyla bu yeni denklemin kazananı olabilir. Ancak başarı; veriyi doğru okumak, güvenliği merkeze almak, sürdürülebilir ve esnek stratejileri kararlılıkla uygulamaktan geçiyor.”