Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Saatçıoğlu, Antalya turizminin geleceğine ilişkin değerlendirmesinde, sektörün yalnızca turist sayısı ve doluluk oranları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Hakan Saatçıoğlu, artan işletme maliyetleri, insan kaynağı, verimlilik ve kişi başı turizm gelirinin Antalya turizminin yeni gündem maddeleri olması gerektiğine dikkat çekti.
Antalya turizmi bugüne kadar yüksek ziyaretçi sayıları, güçlü otel kapasitesi ve uluslararası pazarlardaki etkinliğiyle dünyanın önde gelen destinasyonları arasında yer aldığını vurgulayan POYD Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Saatçıoğlu, sektörün önündeki asıl sorunun artık “Kaç turist geldi?” değil, “Gelen turistten ne kadar değer üretildi?” olması gerektiğini belirtti.
Saatçıoğlu, turizmde bazı sezonların rakamlarıyla, bazı sezonların ise sektöre verdiği mesajlarla hatırlandığını belirterek, Antalya’nın mevcut dönemde önemli bir dönüşümün eşiğinde olduğunu ifade etti.
Dolu otel her zaman kârlı otel anlamına gelmiyor
Antalya’nın güçlü turizm altyapısına sahip olduğunu vurgulayan Hakan Saatçıoğlu, tesislerin, yöneticilerin ve insan kaynağının önemli bir deneyim biriktirdiğini ancak maliyet baskısının işletmeler açısından yeni bir dönemi beraberinde getirdiğini söyledi.
Saatçıoğlu, yüksek doluluk artık tek başına turizm başarısının göstergesi olmadığını, personel, enerji, yiyecek-içecek, lojman, servis ve finansman maliyetlerinin işletmeler üzerinde ciddi baskı oluşturduğuna, uluslararası pazarlardaki fiyat rekabetinin de devam ettiğine dikkat çekti.
Bu tablonun, otel yöneticilerinin önüne üç kritik hedef koyduğuna işaret eden Saatçıoğlu, maliyetleri kontrol altında tutmak, hizmet kalitesini korumak, işletmenin marka değerini ve kârlılığını sürdürülebilir hale getirmek 3 kritik hedeftir.
Saatçıoğlu, maliyetleri düşürürken hizmet kalitesinden taviz verilmemesi gerektiğini, verimlilik artışı sağlanırken çalışanların da göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Antalya turizminin yeni anahtarı: Verimlilik
POYD Başkanı Hakan Saatçıoğlu’nun açıklamasındaki en dikkat çekici başlıklardan biri ise “verimlilik” oldu.
Otel işletmelerinin enerji, su, gıda, insan kaynağı ve zamanı ne ölçüde verimli kullandığının sorgulanması gerektiğini belirten Saatçıoğlu, operasyonların yalnızca geçmişten gelen alışkanlıklarla değil, veriler ışığında yönetilmesi gerektiğini ifade etti.
Saatçıoğlu, verimliliğin hizmetleri azaltmak anlamına gelmediğini belirterek, doğru ürünün, doğru zamanda, doğru maliyetle ve doğru insan kaynağıyla misafire sunulmasının önemine işaret etti.
Saatçıoğlu, ‘’Bu yaklaşım, Antalya otelleri açısından yeni bir yönetim anlayışının kapısını aralıyor. Doluluk oranından kârlılığa, oda satışından toplam misafir harcamasına, personel sayısından çalışan başına verimliliğe kadar daha geniş bir performans tablosu oluşturulması gerekiyor’’ dedi.
İnsan kaynağı Antalya turizminin geleceğini belirleyecek
Hakan Saatçıoğlu, turizm sektörünün teknoloji ve yapay zekâdan daha fazla yararlansa dahi özünde insanın insana hizmet ettiği bir sektör olmaya devam edeceğini, bu nedenle çalışanların kendilerini güvende hissettiği, meslekte gelecek görebildiği ve turizm sektöründe kalmak istediği bir çalışma ortamının oluşturulmasının kritik önem taşıdığını vurguladı.
Sezonluk istihdam modeli, mesleki eğitim, üniversite-sektör iş birliği ve çalışanların yaşam koşulları yeniden ele alınması gereken konular arasında bulunduğuna dikkat çeken Saatçıoğlu, buradaki temel sorunun ise yalnızca personel bulmak değil, nitelikli personeli sektörde tutabilmek olduğunun altını çizdi.
Turizm işletmelerinin gelecek yıllardaki hizmet kalitesinin, bugün çalışanlarına sunduğu koşullarla doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çeken Saatçıoğlu, insan kaynağının sektörün en önemli gündemlerinden biri olmaya devam edeceğini belirtti.
Antalya daha fazla turist yerine daha fazla gelir yaratmalı
Saatçıoğlu’nun değerlendirmesi, Antalya turizminin büyüme modeline ilişkin önemli bir tartışmayı da gündeme taşıyor.
Antalya'nın daha fazla turist ağırlamasından çok, kişi başı turizm gelirini yükseltecek bir destinasyon yapısına yönelmesi gerektiği mesajı öne çıkıyor.
Bu noktada gastronomi, spor, kültür, sağlık, kongre ve etkinlik turizminin geliştirilmesi büyük önem taşıyor.
Turizm ürününün çeşitlendirilmesi sayesinde hem sezonun uzatılabileceğini hem de turist başına elde edilen gelirin artırılabileceğini belirten Saatçıoğlu, Antalya'nın yalnızca yaz turizmine ve deniz-kum-güneş ürününe bağlı kalmaması gerektiğine işaret etti.
“Antalya'yı sadece oteller yönetemez”
POYD Başkanı Saatçıoğlu, Antalya turizminin geleceğinin yalnızca otellerin performansıyla belirlenemeyeceğinin de altını çizdi.
Destinasyon yönetiminin kamu, yerel yönetimler, turizm yatırımcıları, otel yöneticileri, çalışanlar ve sektör kuruluşlarının ortak aklıyla gerçekleştirilmesi gerektiğini belirten Saatçıoğlu, Antalya'nın bütüncül bir turizm yönetimine ihtiyacı olduğunu ifade etti.
Bu bakış açısı, turizmde rekabetin artık yalnızca oteller arasında değil, destinasyonlar arasında yaşandığını ortaya koyuyor.
Bir turistin Antalya tercihinde otelin kalitesi kadar ulaşım, şehir altyapısı, çevre, kültür-sanat faaliyetleri, gastronomi, güvenlik, doğal kaynakların korunması ve şehir deneyimi de belirleyici hale geliyor.
POYD'dan çözüm odaklı meslek örgütü mesajı
Saatçıoğlu, POYD'un sorumluluğunun yalnızca sektördeki sorunları dile getirmek olmadığını da vurguladı.
Derneğin; çözüm üretmesi, bilgi paylaşması, genç yöneticilerin yetişmesine katkı sağlaması, iyi uygulamaları sektörle buluşturması ve gerektiğinde sektör adına doğru soruları sorması gerektiğini belirtti.
Bu yaklaşım, otel yöneticiliğinin klasik operasyon yönetiminden çıkarak stratejik destinasyon yönetiminin önemli unsurlarından biri haline geldiğini gösteriyor.
Antalya turizmi için yeni başarı karnesi
Hakan Saatçıoğlu'nun açıklamasının en önemli mesajı ise Antalya turizminin başarı kriterlerinin yeniden tanımlanması gerektiği yönünde.
Bundan sonra yalnızca “Kaç turist geldi?” sorusuna değil; “Ne kadar değer yarattık?”, “Ne kadar verimli çalıştık?”, “Çalışanımıza ne kadar sahip çıktık?”, “Misafirimizi ne kadar memnun ettik?”, “Gelecek sezona ne kadar güçlü bir işletme bıraktık?” sorularına da cevap aranması gerektiğini belirten Saatçıoğlu, Antalya'nın gelecekte yüksek katma değer üreten bir destinasyon olması gerektiğini ifade etti.
Antalya için yeni turizm modeli
Hakan Saatçıoğlu şunları söyledi:
‘’Antalya turizminin önündeki büyüme hedefinin ‘daha fazla yatak ve daha fazla turist’ modelinden ‘daha fazla değer ve daha yüksek verimlilik’ modeline geçmesi gerektiği şeklinde okunabilir.
Antalya'nın dünya turizmindeki güçlü konumunu koruyabilmesi için yalnızca ziyaretçi sayısını artırması yeterli olmayacak. Turistin şehirde ve tesiste bıraktığı ekonomik değer, işletmelerin kârlılığı, çalışanların sektörde kalıcılığı, kaynakların verimli kullanılması ve destinasyonun sürdürülebilirliği de turizm başarısının temel göstergeleri haline gelecek.
Kısacası Antalya turizminin yeni hedefi daha çok turist değil, daha nitelikli turizm olabilir.’’