Kurlar Yükleniyor...
Ergün Demiray: “Türkiye pahalı bir destinasyon haline geldi”
TURİZM

Ergün Demiray: “Türkiye pahalı bir destinasyon haline geldi”

Demiray: ‘’Dedeman 3 yılda 17 otelden 102 otele çıktı’’

 

Turizmdays.com - Her şey dahil sisteminden fiyat politikalarına, otel yatırımlarından sürdürülebilirliğe, turizm çalışanlarının yetiştirilmesinden gastronomi ve sağlık turizmine kadar birçok başlıkta görüşlerini paylaşan Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray, “Türkiye pahalı bir destinasyon haline geldi” uyarısında bulundu.

Turizm sektöründe uzun yıllara dayanan deneyimi bulunan Ergün Demiray, Türkiye'nin turizm modelinin yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, sektörün yalnızca deniz, kum ve güneş ekseninde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Demiray, turizmde büyümenin yalnızca yeni oteller açmakla ölçülmemesi gerektiğine dikkat çekerken; fiyat politikalarının, hizmet kalitesinin, sürdürülebilirliğin, insan kaynağının ve turizm ürünlerinin çeşitlendirilmesinin sektörün geleceği açısından kritik olduğunu vurguladı.

“Her şey dahil sistemi kaldırmayalım, çeşitlendirelim”

Turizm sektöründe uzun süredir tartışılan her şey dahil sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Demiray, bu modelin tamamen ortadan kaldırılmasına karşı olduğunu ancak mutlaka çeşitlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Demiray, yaklaşık 18 yıl önce her şey dahil sisteminin çeşitlendirilmesi gerektiğini söylediğinde tepki gördüğünü belirterek, bugün sektörün aynı konuyu tartışmaya başlamasının önemli olduğunu dile getirdi.

Demiray'ın değerlendirmesine göre sorun, her şey dahil sisteminin varlığı değil; sistem içerisinde oluşan tüketim alışkanlıkları ve israf.

Özellikle büyük açık büfelerde ihtiyaçtan fazla ürün hazırlanmasının hem ekonomik hem de çevresel açıdan sorgulanması gerektiğini belirten Demiray, insanların gerçekten tüketeceği ürünlerin sunulması gerektiğini savundu.

“İnsanların yediklerini sunalım”

Demiray, İskandinav ülkelerindeki bazı uygulamaları örnek göstererek, misafirlerin tüketecekleri ürünleri seçerek sipariş etmelerinin israfın azaltılması açısından değerlendirilebileceğini söyledi.

Bu yaklaşımın Türkiye'deki her şey dahil otel konseptinin tamamen kaldırılması anlamına gelmediğini, aksine sistemin daha verimli ve sürdürülebilir hale getirilmesini amaçladığını belirtti.

“Bir şeyi eleştirmek demek onu kökten kaldırmak demek değildir.”

Demiray'a göre turizm sektöründe yeni dönemin önemli başlıklarından biri, daha az israfla daha kaliteli hizmet üretmek olacak.

 

Türkiye turizminde “deniz, kum, güneş” eleştirisi

Demiray, Türkiye'nin turizm potansiyelinin yalnızca deniz, kum ve güneş üzerinden değerlendirilmesinin doğru olmadığını, Türkiye'nin gastronomi turizmi, sağlık turizmi, spor turizmi, kültür turizmi, tarih turizmii doğa turizmi alanlarında önemli bir potansiyele sahip olduğunu bu alanların daha fazla geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Özellikle gastronomi turizmine dikkat çeken Demiray, Türkiye'nin sahip olduğu ürün çeşitliliği ve kültürel mirasın turizmde daha etkin kullanılabileceğini savundu.

“Turizmde çok fazla tesis açıldı”

Demiray'ın dikkat çektiği bir diğer konu ise otel yatırımlarındaki hızlı artış oldu.

Türkiye'de çok fazla tesis açıldığını belirten Demiray, yatırım kararlarının bölgesel ihtiyaçlara göre verilmesi gerektiğini söyledi.

“İhtiyaç olan yerde otel açılması lazım.”

Doluluk oranları düşük olan destinasyonlarda yeni otel yatırımlarının sorgulanması gerektiğini belirten Demiray, mevcut yapıların dönüştürülmesi ve markalaştırılmasının alternatif bir çözüm olabileceğini dile getirdi.

Bu yaklaşım, turizm yatırımlarında nicelikten çok nitelik ve doğru kapasite planlaması tartışmasını yeniden gündeme getiriyor.

 

Ergün Demiray: “Türkiye pahalı bir destinasyon haline geldi”

Demiray'ın açıklamalarındaki en dikkat çekici başlıklardan biri ise Türkiye'nin fiyat algısı oldu.

Covid-19 sonrasında yüksek fiyatlarla oda satılmasını sektör açısından olumlu gören yaklaşımların yanlış olduğunu belirten Demiray, geçici talep artışının kalıcı bir fiyat politikası gibi değerlendirilmesinin Türkiye'nin destinasyon imajına zarar verdiğini söyledi.

“Bugün geldiğimiz noktada biz pahalı bir destinasyon haline geldik.”

Demiray, yalnızca konaklama fiyatlarının değil, restoran, yiyecek-içecek ve diğer turistik harcamaların da ziyaretçilerin Türkiye algısını etkilediğini vurguladı.

Özellikle Bodrum'daki yüksek fiyat tartışmalarına değinen Demiray, bir şişe su veya lahmacun gibi temel ürünlerde yüksek fiyatların turistlerin destinasyon tercihlerini olumsuz etkileyebileceğini söyledi.

“Fırsatçılık turizme zarar veriyor”

Turizm sektöründe fiyatların kısa süre içerisinde aşırı yükseltilmesinin uzun vadede destinasyona zarar vereceğini belirten Demiray, geçici yüksek kazanç uğruna normal dönemde gelmesi beklenen turistlerin de kaybedilebileceği uyarısında bulundu.

Demiray, restoranlarda su, ekmek ve kuver gibi kalemlerin tüketiciye yansıtılmasını da eleştirdi.

Turizmde fiyat denetimi önerisi

Fırsatçılık ve aşırı fiyat artışlarına karşı Bakanlık ve belediyeler düzeyinde denetim yapılabileceğini belirten Demiray, işletmelerden alt ve üst fiyat sınırlarının alınmasını önerdi.

Özellikle otellerde farklı oda kategorileri için fiyatların daha yakından takip edilmesi gerektiğini ifade eden Demiray, fiyatların olağanüstü dönemlerde kontrolsüz şekilde artırılmasının destinasyonun uzun vadeli rekabet gücünü zayıflatacağını savundu.

Bu öneri, Türkiye turizminde son dönemde daha sık gündeme gelen “fiyat mı, doluluk mu?” tartışmasını da yeniden öne çıkarıyor.

 

Dedeman 3 yılda 17 otelden 102 otele çıktı

Demiray, Dedeman'ın son yıllardaki büyümesine ilişkin de önemli bilgiler paylaştı.

Dedeman'ın geçmişte iki markaya sahip olduğunu belirten Demiray, markanın bugün 15 markaya ve 102 otele ulaştığını söyledi.

Demiray, üç yıl önce kendisine bu hedefi anlatsaydı bunun gerçekçi bulunmayacağını ifade ederken, gelinen noktada büyümenin gerçekleştiğini vurguladı.

Ancak Demiray, büyümenin yalnızca tesis sayısını artırmak anlamına gelmediğini de özellikle vurguladı.

“Sadece büyümek istesek büyürüz”

Dedeman'ın yatırımcı seçiminde daha seçici davranmaya çalıştığını belirten Demiray, amaçlarının yalnızca otel sayısını artırmak olmadığını söyledi.

“Biz sadece büyümek istesek büyürüz ama biz ailemizi genişletmek istiyoruz” diyen Demiray, mevcut yatırımcılarla farklı şehirlerde yeni otel projeleri geliştirilmesini de güven ilişkisinin bir sonucu olarak değerlendirdi.

 

Dedeman’dan yeni konsept: “Dedeman Kasabaları”

Demiray'ın açıklamalarında dikkat çeken yeni projelerden biri de Dedeman Kasabaları oldu.

Yeni konseptin klasik otelcilik anlayışının ötesine geçerek farklı yaş gruplarının ve yaşam biçimlerinin bir arada bulunabileceği sosyal yaşam alanları oluşturmayı hedeflediğini belirten Ergün Demiray, projede çocuk bakım ve kreş alanları, wellness, sosyal aktivite alanları, çocuk oyun alanları, ekolojik tarım, kendi enerjisini üretme, suyun yeniden kullanılması gibi unsurların yer alabileceğini söyledi.

Demiray, konseptin özellikle yalnız yaşayan insanlar, çocuklu aileler ve kariyer yapmak isteyen ebeveynler açısından farklı bir yaşam modeli sunmasını hedeflediklerini ifade etti.

 

“Yeşil oteller istiyoruz”

Sürdürülebilirlik konusunda da açıklamalarda bulunan Demiray, çevre uygulamalarının yalnızca bir slogan olarak kalmaması gerektiğini söyledi.

Dedeman'ın gelecek dönemde “yeşil oteller” anlayışına daha fazla odaklanacağını belirten Demiray; plastik kullanımının azaltılması, cam ürünlerin tercih edilmesi ve bisiklet dostu uygulamalar gibi konular üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Demiray, sürdürülebilirliğin gelecek nesillere bırakılan bir sorumluluk olduğunu belirterek, turizm sektörünün doğal kaynakları bir emanet olarak görmesi gerektiğini vurguladı.

Turizm sektöründe gençler neden uzaklaşıyor?

Demiray, Türkiye turizminin en önemli sorunlarından birinin de insan kaynağı olduğunu söyledi.

Geçmişte turizm çalışanlarının çok ağır koşullarda çalıştığını belirten Demiray, sektörün bu nedenle gençler açısından cazibesini kaybettiğini ifade etti.

Gençlerin hızlı şekilde para kazanmak ve kariyer yapmak istediğini belirten Demiray, turizm sektöründe tecrübe ve mesleki eğitimin önemine dikkat çekti.

Dedeman Akademi geliyor

Bu sorunun çözümüne yönelik Dedeman Akademi projesini hayata geçirmek istediklerini belirten Demiray, gençlerin lise döneminden başlayarak sektörle tanıştırılmasını planladıklarını söyledi.

Demiray'ın aktardığı modele göre gençlerin eğitim hayatlarını sürdürürken turizmin farklı alanlarını deneyimlemeleri ve teorik bilgiyi pratikle birleştirmeleri hedefleniyor.

Bu modelin hayata geçirilmesi halinde turizm sektöründeki nitelikli çalışan ihtiyacına uzun vadeli bir çözüm oluşturması hedefleniyor.

 

“Turizmde ötekileştirme olmaz”

Demiray, Türkiye'nin turizm pazarlarının çeşitlendirilmesi gerektiğini savunurken, belirli ülkelerden veya milletlerden gelen turistlere yönelik dışlayıcı söylemleri de eleştirdi.

Türkiye'nin pahalı bir destinasyon haline gelmesinin ardından bazı turist gruplarının da Türkiye'yi pahalı bulmaya başladığını belirten Demiray, turizmde ötekileştirmenin doğru olmadığını belirtti.

Turizm sektörünün temel mantığının farklı pazarlardan gelen ziyaretçilere hizmet vermek olduğunu vurgulayan Demiray, destinasyon yönetiminde çeşitlilik ve erişilebilir fiyat politikasının önemine dikkat çekti.

 

“Sosyal sorumluluk gösteriş için yapılmaz”

Demiray, sosyal sorumluluk projelerinin de kamuoyuna gösteriş amacıyla yapılmaması gerektiğini belirtti.

Deprem döneminde gerçekleştirilen çalışmalardan örnek veren Demiray, ihtiyaç sahiplerine doğrudan ulaşmaya ve onların gerçek ihtiyaçlarını karşılamaya odaklandıklarını söyledi.

Sosyal sorumluluğun yalnızca para yardımı yapmak olmadığını belirten Demiray, önemli olanın ihtiyacı doğru tespit etmek ve o ihtiyaca uygun destek sağlamak olduğunu ifade etti.

 

Turizmin geleceğinde insan ve kalite belirleyici olacak

Ergün Demiray'ın açıklamaları, Türkiye turizminin önümüzdeki dönemde yalnızca yatak kapasitesi ve turist sayısıüzerinden değerlendirilemeyeceğine işaret ediyor.

Her şey dahil sistemindeki israfın azaltılması, otel yatırımlarının ihtiyaç doğrultusunda planlanması, fiyat politikasında dengeli hareket edilmesi, sürdürülebilirlik uygulamalarının gerçek anlamda hayata geçirilmesi ve gençlerin sektöre kazandırılması, turizm sektörünün önündeki temel başlıklar arasında öne çıkıyor.

Demiray'ın yaklaşımında ise bütün bu başlıkların ortak noktası kalite, insan ve sürdürülebilir büyüme olarak öne çıkıyor.

Türkiye'nin sahip olduğu deniz, tarih, kültür, gastronomi ve doğa potansiyelinin daha geniş bir turizm ürününe dönüştürülmesi gerektiğini savunan Demiray, sektörde sorunları konuşmaktan çekinmemek gerektiğini belirtiyor.

Çünkü Demiray'ın ifadeleriyle, bir sistemi eleştirmek onu tamamen ortadan kaldırmak anlamına gelmiyor; amaç, yanlışları görüp sistemi daha iyi hale getirmek.

Yayın Tarihi
22.08.2026
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu habere ilk yorumu yazan siz olun.

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla