ANTALYA – İSİS Türkiye Genel Müdür Yardımcısı ve Turizmdays.com yazarı Dr. Recai Yılmaz, COVID-19 sonrası küresel tabloyu değerlendirerek, ‘’Eski normale dönmek çözüm değil; sağlık, çevre ve ekonomi artık birbirinden ayrı düşünülemez" dedi.
Dünya genelinde maskelerin kalkması ve seyahatlerin hızlanmasıyla pandeminin geride kaldığı algısı oluşsa da, uzmanlar çok daha büyük bir yapısal krizin kapıda olduğunu belirtiyor. İSİS Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Dr. Recai Yılmaz, dünyaca ünlü tıp dergisi The Lancet’in son raporuna atıfta bulunarak, turizm ve iş dünyası için hayati uyarılarda bulundu.
"COVID-19 Küresel Bir Stres Testiydi"
COVID-19’un sadece bir sağlık sorunu olmadığını, yaşam ve üretim biçimlerimizi sorgulatan bir "stres testi" olduğunu vurgulayan Dr. Recai Yılmaz, Lancet Komisyonu'nun raporuna göre dünyanın önündeki üç ana tehlikeyi sıraladı:
- Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar: Diyabet, obezite ve kalp hastalıkları yılda 43 milyon can alıyor.
- Zoonotik Hastalıklar: Doğayla kurulan yanlış ilişki, hayvandan insana geçen yeni salgınları tetikliyor.
- Çevresel Bozulma ve İklim Krizi: Su stresi ve hava kirliliği artık günlük hayatın bir parçası haline geldi.
"Sorun Bireylerde Değil, Sistemlerde"
Dr. Yılmaz, insanlara sadece "sağlıklı yaşa" demenin yeterli olmadığını, sistemlerin değişmesi gerektiğini savundu. Sağlıksız gıdaların en ucuz seçenek olduğu, fosil yakıtların teşvik edildiği ve betonun yeşile tercih edildiği bir dünyada bireysel tercihlerden mucize beklemenin gerçekçi olmadığını belirtti.
Turizm Sektörü İçin "Asgari Standart" Dönemi
Dr. Recai Yılmaz, bu yeni tablonun turizm sektörü, oteller ve yatırımcılar için bir tercih değil, kurumsal bir sorumluluk olduğunu ifade ederek, "Sürdürülebilirlik artık bir pazarlama dili ya da iyi niyet beyanı değildir. Enerji verimliliği, sağlıklı gıda, yeşil alanlar ve yerel tedarik zincirleri artık 'ekstra hizmet' değil; geleceğin asgari standardıdır"dedi.
Raporun "Adil Geçiş" vurgusuna dikkat çeken Yılmaz, sürdürülebilir bir gelecek için üç temel sistemin birlikte dönüşmesi gerektiğini vurgulayarak, ‘’Fiziksel Çevre: Yürünebilir şehirler ve aktif ulaşım. Tarım ve Gıda: Ultra işlenmiş gıdalardan kaçış ve yerel üretim. Enerji: Yenilenebilir enerjiye adil ve hızlı geçiş’’ diye konuştu.
"Yapmazsak Bedelini Kim Ödeyecek?"
Açıklamasını sert ama gerçekçi bir uyarıyla tamamlayan Dr. Recai Yılmaz, "Bizi bu kırılgan noktaya getiren zaten eski normaldi. Sağlığı, çevreyi ve ekonomiyi birlikte düşünen bir dönüşüm şart. Asıl soru şu: Bu dönüşümü yapmazsak bedelini kim ödeyecek?" diyerek yetkililere ve iş dünyasına çağrıda bulundu.