Kurlar Yükleniyor...
Dr. Cem Kınay:
TURİZM

Dr. Cem Kınay: "Geleceğin turizmi kıyı ve başkentlerde değil, köylerde şekillenecek"

Türk ve dünya turizminin duayen isimlerinden Dr. Cem Kınay, seyahat trendlerindeki büyük dönüşüme dikkat çekerek Türkiye’nin önündeki devasa potansiyeli açıkladı. Avusturya örneği üzerinden kırsal ve kültür turizminin geleceğini değerlendiren Der. Cem Kınay, “Türkiye yeni bir hikaye icat etmek zorunda değil, zaten dünyanın en zengin canlı mirasına sahip. Şimdi izole noktaları kültürel rotalara dönüştürme zamanı” dedi.

Dr. Cem Kınay, kitlesel ve standartlaştırılmış turizm anlayışının yerini daha anlamlı, sürdürülebilir ve yerel deneyimlere bıraktığını vurguladı.

Yeni nesil gezginlerin beklentilerini değerlendiren Kınay, "On yıllar boyunca turizm büyük tesisler, ünlü şehirler ve devasa yatırımlarla büyüdü. Ancak bugünün iyi eğitimli ve bilinçli gezgini artık daha az gösteriş, daha fazla öz; daha az tüketim, daha fazla bağ kurma arayışında. İnsanlar gittiği yerin hikayesini dinlemek, mevsim lezzetlerini tatmak ve o yerel kültürün ritmine dahil olmak istiyor. Bu yüzden kırsal ve kültür turizminin birleşimi, seyahatin geleceğini belirleyecek" dedi.

Kırsal turizm artık bölgesel bir kalkınma stratejisi

Kırsal turizmin ucuz ya da kısıtlı hizmet anlamına geldiği algısının yıkıldığını belirten Dr. Cem Kınay, BM Turizm Örgütü (UN Tourism) ve OECD verilerine atıfta bulunarak bunun bir trendden öte bölgesel kalkınma stratejisi olduğunu belirterek, "Yeni kırsal lüks; altın, mermer veya şatofil mimariler değil; sessizliktir, restore edilmiş bir çiftlik evidir, nesillerdir değişmeyen bir tarifle üretim yapan bir köy fırınıdır. Bir köy tiyatro dekoruna dönüşmemeli, köy olarak kalmalıdır. Fırın hem köylüye hem turist hizmet etmeli; turizm, başarısı hasara dönüşmeden yönetilmelidir" diye konuştu.

Avusturya Örneği: Yılın 12 ayına yayılan model

Avusturya’nın turizm yapısını örnek gösteren Kınay, ülkenin sadece kış turizmine dayanmadığını, kültür ve doğayı entegre ederek 2025 yılında 157 milyon geceleme ile rekor kırdığını ifade ederek, "Avusturya’nın gerçek avantajı her köyünde devasa bir simge yapı olması değildir. Bütünsel bir turizm sistemine sahip olmasıdır. Tren istasyonu yürüyüş rotasına, rota bir manastıra, manastır ise yerel gastronomiye bağlanır. Misafire tek bir anıt değil, deneyimlerle dolu bir peyzaj sunulur" dedi.

Türkiye İçin Tarihi Fırsat: "Canlı mirasımızı rotalara dönüştürmeliyiz"

Türkiye’nin UNESCO Dünya Mirası listesindeki 22 varlığı ve geçici listedeki 80 değeriyle eşsiz bir hazineye sahip olduğunu hatırlatan Dr. Cem Kınay, asıl gücün yaşamın içindeki "canlı miras" olduğunun altını çizerek şunları söyledi:

"Türk kahvesi kültürü, Mevlevi Sema törenleri, keşkek, hüsn-i hat, zeytin yetiştiriciliği, yerel dokumalar ve sohbet geleneklerimiz birer müze objesi değildir. Bunlar çağdaş seyahat deneyimlerinin potansiyel temelleridir. Türkiye’nin en büyük fırsatı sadece İstanbul, Antalya, Bodrum veya Kapadokya’ya turist çekmek değil; bu yolculuğu Anadolu'nun kılcal damarlarına yayacak nedenler yaratmaktır."

Ünlü destinasyonlardan kültürel yolculuklara

Açıklamasını Türkiye turizm sektörü için bir yol haritasıyla tamamlayan Kınay: "Türkiye, değerlerini harita üzerinde izole noktalar olarak sunmaktan vazgeçip onları uçtan uca yolculuk rotaları olarak bağlamalıdır. Bir gezgin antik kenti ziyaret ettikten sonra köy konukevinde kalmalı, zanaat atölyesine katılmalı ve bölgenin çağdaş hikayesine tanıklık etmelidir," çağrısında bulundu.

 

Yayın Tarihi
28.09.2026
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu habere ilk yorumu yazan siz olun.

ÇOK OKUNAN

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla