Kurlar Yükleniyor...
Booking.com’un 2026 araştırması: Turist artık “tatil” değil, kendine özel deneyim arıyor
TURİZM

Booking.com’un 2026 araştırması: Turist artık “tatil” değil, kendine özel deneyim arıyor

Antalya Bilim Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Gözdegül Başer, Booking.com’un 2026 seyahat trendleri araştırmasını değerlendirerek turizm sektöründe yükselen yeni eğilimlerin; özgünlük, doğa, wellness, hikâye, teknoloji ve kişiselleştirilmiş deneyimler etrafında şekillendiğine dikkat çekti.

Turizmde “deniz, kum, güneş” odaklı klasik tatil anlayışı yerini giderek daha kişisel, özgün ve deneyim odaklı seyahatlere bırakıyor. Doç. Dr. Gözdegül Başer, Booking.com’un 2026 Travel Predictions araştırmasından hareketle, yeni nesil turistin beklentilerindeki değişimi değerlendirdi.

Booking.com tarafından 33 ülke ve bölgede, önümüzdeki 12-24 ay içerisinde seyahat etmeyi planlayan 29 bin 733 kişiyle gerçekleştirilen çevrim içi araştırma, 2026 seyahat eğilimlerinde kişiselleştirmenin öne çıktığını ortaya koyuyor. Araştırma Temmuz-Ağustos 2025 döneminde gerçekleştirildi.

Başer', bu değişimin, destinasyonların ve turizm işletmelerinin yalnızca konaklama ve ulaşım hizmeti sunmasının ötesine geçerek, ziyaretçiye hikâyesi olan, kişiselleştirilmiş ve anlamlı deneyimler tasarlamasını gerekli kıldığını söyledi.

Az tanınmış destinasyonlar yükseliyor

Araştırmada öne çıkan eğilimlerden biri, turistlerin daha az bilinen destinasyonlara ve kalabalıktan uzak deneyimlere yönelmesi olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Gözdegül Başer, katılımcıların önemli bölümünün seyahati yoğun yaşam temposunun ardından kendilerine verdikleri bir ödül olarak gördüğünü belirterek, bilinen destinasyonların yanı sıra daha az tanınan bölgelerin de cazibe merkezi haline gelebileceğini ifade etti.

Başer, bu eğilimin Türkiye açısından önemli fırsatlar taşıdığını belirterek Antalya'nın yalnızca kıyı turizmiyle değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, “Antalya için kıyı bandının yanı sıra iç huzur, dinginlik ve ruhsal tazelenme odaklı bir dinlenme için kadim şehir Elmalı ilçesi ziyareti gibi alternatifler düşünülebilir” dedi.

Türkiye'nin farklı bölgelerindeki Kemaliye gibi destinasyonların da bu yeni seyahat anlayışı kapsamında değerlendirilebileceğini belirten Başer, turizmin belli merkezlerde yoğunlaşmak yerine daha geniş bir coğrafyaya yayılmasının önemine vurgu yaptı.

Doğa ve sessizlik yeni turizm motivasyonu

Booking.com araştırmasında doğayla bağ kurma ve daha sakin hobilerle ilgilenme eğilimi de dikkat çekiyor. Araştırmada %69'luk kesim doğayla bağ kurabilecekleri, kuş seslerini dinleyebilecekleri ve daha sessiz hobilerle ilgilenebilecekleri tatillere ilgi gösteriyor.

Başer, doğa turizminin yalnızca bir yan ürün olmaktan çıkarak başlı başına seyahat motivasyonuna dönüşebileceğini belirtti.

Antalya'nın sahip olduğu doğal alanların bu açıdan önemli bir potansiyel taşıdığını belirten Başer; yürüyüş, orman banyosu, doğada yoga ve kuş gözlemi gibi aktivitelerin önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanabileceğini söyledi.

“Romantasy” turizmin yeni hikâyesi olabilir

2026 araştırmasının dikkat çekici başlıklarından biri de “Romantasy Retreats” olarak ifade edilen romantizm ve fanteziyi bir araya getiren seyahat deneyimleri.

Booking.com verilerine göre küresel seyahatçilerin %71'i romantasy konseptinden esinlenen bir destinasyonu ziyaret etmeye potansiyel olarak ilgi gösteriyor.

Doç. Dr. Başer, bu trendin turizmde destinasyonların sahip olduğu hikâyelerin yeniden keşfedilmesini sağlayabileceğine işaret etti.

Türkiye'nin tarihî yapıları, kaleleri, efsaneleri ve mitolojik hikâyeleriyle bu alanda önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Başer, Akdamar Adası'ndaki Ah Tamara hikâyesi, Kızkulesi efsaneleri ve Alanya Kalesi'nin tarihinindeneyim tasarımında kullanılabileceğini ifade etti.

Başer, ‘’Turist artık yalnızca bir yapıyı görmek değil, o yapının hikâyesinin parçası olmak istiyor’’ dedi.

Seyahat artık ilişkileri de test ediyor

Araştırmanın bir diğer dikkat çekici sonucu ise seyahatin sosyal ilişkiler üzerindeki rolü. Booking.com'un araştırmasında %69 oranında seyahatçinin potansiyel romantik partner, iş arkadaşı veya yeni bir arkadaşla birlikte seyahat ederek uyumluluklarını test etmeye açık olduğu belirtiliyor.

Bu durum, seyahatin yalnızca destinasyon tüketimi olmaktan çıkıp kişiler arası ilişkileri deneyimleme alanına da dönüştüğünü gösteriyor.

“Glowcation” ile wellness tatilin merkezine geliyor

Başer, değerlendirmesinde öne çıkan bir diğer kavramın ise “glowcation” olduğunu vurgulayarak, “Glow” ve “vacation” kelimelerinin birleşiminden oluşan kavram; cilt bakımı, yenilenme, wellness ve kişisel iyi olma halini merkeze alan seyahatleri ifade ettiğini belirtti.

Başer, wellness'ın artık klasik tatil paketleri içerisinde sunulan tamamlayıcı bir hizmet olmaktan çıkarak başlı başına bir seyahat motivasyonuna dönüşmeye başladığını belirtti.

Bu kapsamda Antalya'nın sahip olduğu doğal çevre, iklim, spa ve wellness altyapısının farklı deneyimlerle birleştirilebileceğine dikkat çekti.

Çıralı gibi destinasyonların wellness odaklı özel ürünler geliştirebilecek potansiyele sahip olduğunu ifade eden Başer, turistin tatilden yalnızca dinlenmiş değil, yenilenmiş ve iyi hissetmiş olarak dönmek istediğini vurguladı.

Teknoloji insan unsurunun destekçisi olacak

Turizmde teknoloji kullanımının da giderek daha önemli hale geldiğini belirten Başer, teknoloji ile insan ilişkilerinin birbirinin alternatifi olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.

Booking.com'un 2026 araştırması da seyahat deneyimlerinde teknolojinin kişiselleştirme ve kolaylaştırma açısından önemli rol oynadığını ortaya koyuyor. Araştırmada seyahatçilerin önemli bir bölümü yapay zekâ destekli öneriler ve teknolojiyle zenginleştirilmiş seyahat deneyimlerine açık olduğunu belirtiyor.

Başer, teknolojinin turizmin temelindeki insan ilişkilerini ortadan kaldırmak yerine, çalışanların misafirle daha fazla zaman geçirmesine yardımcı olması gerektiğini belirterek, “Turizmin temeli insan ilişkileri, ancak altyapıda etkin bir teknoloji insan ilişkileri için daha fazla zaman kalmasına yardım edebilir” diye konuştu.

Hikâyesi olan hediyelik eşyalar öne çıkıyor

Yeni turistin satın aldığı hediyelik eşyanın da değiştiğine dikkat çeken Başer, ziyaret edilen destinasyonun kültürünü ve el işçiliğini yansıtan ürünlerin önem kazandığını belirtti.

Başer, bu anlayışta hediyelik eşya yalnızca satın alınan bir ürün değil, seyahatin hikâyesini eve taşıyan bir hatıra niteliği kazandığına dikkat çekti.

Başer, yöresel ürünlerin, el sanatlarının, gastronomik değerlerin ve kültürel öğelerin turizm ürününün parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Agroturizm ve kültür turizmi için yeni fırsat

Doç. Dr. Başer, geleceğin turizm ürünlerinde otantiklik, sürdürülebilirlik ve özgünlük belirleyici olacağnı vurguladı

Mevsimsel veya yöresel özellikler taşıyan, küçük gruplara ya da bireysel ziyaretçilere yönelik deneyimlerin önem kazanacağını belirten Başer; agroturizm ve kültür turizminin de bu dönüşümden pay alacağını söyledi.

Bu yaklaşım, turizmin yalnızca büyük oteller ve yoğun kıyı destinasyonları üzerinden değil, yerel kültür, doğa, gastronomi, el sanatları ve hikâyeler üzerinden de ekonomik değer yaratabileceği anlamına geliyor.

Başer: Turizmde yeni dönem “deneyim” üzerine kuruluyor

Doç. Dr. Gözdegül Başer, Booking.com araştırmasından hareketle turizm sektörünün önündeki yeni dönemi şu başlıklarla özetledi:

Az tanınmış destinasyonlar

Doğa ve sessizlik

Wellness ve kişisel iyi olma

Romantizm, mistizm ve fantezi

Hikâyesi olan deneyimler

Teknoloji destekli hizmetler

Otantik ve sürdürülebilir turizm

Kişiselleştirilmiş seyahat deneyimleri

Agroturizm ve kültür turizmi

Başer, turizm sektörünün geleceğinde başarısı, yalnızca daha fazla turist çekmekten değil, turiste daha anlamlı ve özgün deneyimler sunabilmekten geçeceğine dikkat çekti.

Booking.com'un araştırması da seyahatçilerin giderek daha fazla kendi ilgi alanlarına, tutkularına ve kişisel beklentilerine göre şekillenen tatiller aradığını gösteriyor. Araştırmanın temel metodolojisi, 33 ülke ve bölgede 29.733 kişiyle gerçekleştirilen çevrim içi ankete dayanıyor.

Turizm sektörü için mesaj net

Yeni nesil turist sadece “nereye gideceğini” değil, orada “ne hissedeceğini” satın almak istediğine işaret eden Doç. Dr. Gözdegül Başer, ‘’Bu nedenle Türkiye ve Antalya'nın önündeki fırsat, mevcut destinasyonları yalnızca pazarlamak değil; Elmalı'dan Çıralı'ya, Alanya Kalesi'nden yerel köylere kadar sahip olunan değerleri yeni hikâyeler ve özgün deneyimler haline getirmek’’ diye sözlerini tamamladı.

 

Yayın Tarihi
21.09.2026
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu habere ilk yorumu yazan siz olun.

ÇOK OKUNAN

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla