Corendon Turizm Grubu Finansal Danışmanı ve Turizmdays.com yazarı Batuğhan Karaer, 2026 turizm sezonuna ilişkin beklentilerini ve sektörün alması gereken önlemleri değerlendirdi. Karaer, 2026 yılının ilk bakışta 2025’e benzer bir tablo çizdiğini ancak barındırdığı dinamikler açısından önemli farklılıklar içerdiğini vurguladı.
Sektör paydaşlarının büyük bölümünün “2026 yılı 2025’e benzer geçer” görüşünde olduğunu belirten Karaer, mevcut verilerin paralel bir seyir izlediğini ancak risk faktörlerinin daha dikkatli analiz edilmesi gerektiğini ifade etti.
Karaer, 2026 projeksiyonlarında üç temel başlığın öne çıktığını, belirsizlik, artan rekabet ve enflasyonla mücadele.
2026’da Turizm Sektörünü Bekleyen Riskler
Jeopolitik ve Ekonomik Belirsizlik
2026 yılı için en büyük risk faktörünün ABD merkezli jeopolitik ve ekonomik hamleler olduğuna dikkat çeken Karaer, Orta Doğu’da artan savaş olasılığının bölge turizmi için ciddi tehdit oluşturduğunu söyledi. Küresel ticaret savaşları ve yeni tarife uygulamalarının dünya ekonomisindeki büyüme ivmesini yavaşlatabileceğini belirten Karaer, ekonomik daralmanın turizm talebini doğrudan etkileyebileceğini kaydetti.
Artan Rekabet ve Teknolojik Dönüşüm
Turizm sektöründe rekabetin hiç olmadığı kadar sertleştiğini ifade eden Karaer, “En iyi hizmeti, en doğru fiyata sunan kazanacak” dedi.
Hem ülke hem de şirket bazında rakiplerden farklılaşan, stratejik rekabet üstünlüğü kurabilen markaların ayakta kalabileceğini belirten Karaer, özellikle dijitalleşme ve teknolojik yatırımların belirleyici olacağını vurguladı.
Enflasyon, Kur ve Faiz Baskısı
Ekonomi yönetiminin düşük kur – yüksek faiz politikasını sürdürmesinin sektörü zorladığını belirten Karaer, turizmcilerin aynı anda üç büyük sorunla mücadele ettiğini söyledi:
Enflasyon kaynaklı artan maliyetler
Zayıf kur
Yüksek kredi faizleri
Bu tabloda en önemli dayanağın euro/dolar paritesi olduğuna işaret eden Karaer, paritenin 1.20 seviyesinin üzerine çıkmasının gelir-maliyet dengesini olumlu etkileyebileceğini ifade etti.
2026’da 2025’ten Farklı Gelişmeler
Erken Rezervasyonlarda Temkinli Başlangıç
2026 sezonunda erken rezervasyonların geçen yılın biraz gerisinde başladığını belirten Karaer, misafirlerin en iyi fiyatı bulmak adına temkinli davrandığını söyledi.
Ancak sezon yaklaştıkça rezervasyon hareketliliğinin arttığını belirten Karaer, yıl sonu gelir hedeflerinin sezon başlangıcında daha net şekilleneceğini kaydetti.
İspanya’daki Fiyat Artışı Türkiye İçin Fırsat
İspanya’da konaklama fiyatlarının %10-15 bandında artmasının Avrupalı turistlerde memnuniyetsizlik yarattığını belirten Karaer, bu durumun Türkiye için stratejik bir fırsat penceresi açtığını söyledi.
Alım gücü %2,5-3 oranında artan Avrupalı turistlerin fiyat-performans dengesine daha fazla önem verdiğini belirten Karaer, Türkiye’nin fiyat politikasında aşırıya kaçmaması halinde hem pazar payını artırabileceğini hem de “pahalı destinasyon” algısını kırabileceğini ifade etti.
Avrupa Ekonomisindeki Toparlanma
Avrupa ekonomisinin enflasyonu kontrol altına alması ve büyüme ivmesini korumasının turizm talebini desteklediğini belirten Batuğhan Karaer, alım gücü korunan Avrupalı tüketicilerin seyahat harcamalarında daha cömert davranmasının beklendiğini söyledi.
Karaer, bu iyileşmenin, 2026 sezonunun en önemli dışsal destekleyici faktörü olacağını vurguladı.
2026 Turizm Sezonu Daha Verimli Olabilir
Her yıl olduğu gibi zorlu bir sezonun kapıda olduğunu ifade eden Dr. Batuğhan Karaer, sektörün geçmiş krizlerden edindiği tecrübe ve direnç sayesinde güçlü bir konumda bulunduğunu belirtti.
Küresel ölçekte majör bir jeopolitik kriz yaşanmaması halinde 2026 sezonunun 2025’e kıyasla daha verimli geçeceğine inandığını dile getiren Dr. Batuğhan Karaer, turizm sektörünün ülke ekonomisine sağladığı katma değerin artarak devam edeceğini sözlerine ekledi.