İSİS Türkiye Genel Müdür Yardımcısı ve Turizmdays.com yazarı Dr. Recai Yılmaz, Antalya'da ev sahipliği yapılacak olan COP31 İklim Zirvesi öncesinde EXPO alanının karşısındaki taşkın ovasına inşa edilen devasa otopark projesini kaleme aldı. Binlerce yıllık geçmişe sahip Aksu Ovası’nın toprağı kapatılarak yapılan 300 dönümlük otopark çalışmasını eleştiren Yılmaz, "Dünyaya 'iklimi koruyalım' derken pencereden görünen toprağı asfaltlıyorsak anlatacağımız hikayede eksiklik var" dedi.
Bin yıllık Alüvyon Ovası ve suyun hafızası
Antik çağda Kestros adıyla bilinen Aksu Nehrı ile Eurymedon (Köprüçay) nehirlerinin getirdiği alüvyonlarla oluşan ovanın bir taşkın düzlüğü olduğunu belirten Recai Yılmaz, suyun bu coğrafyadaki tarihsel ve ekolojik rolünü hatırlatarak, ‘’Perge ve Aspendos antik kentlerinin zenginliği, nehirlerin sağladığı ulaşım ve ticaret ağına dayanıyordu. Bölgedeki kış yağmurlarıyla tarlalar göle dönüşüyor. Su buranın misafiri değil, ev sahibiydi. Suyu tamamen ortadan kaldıramazsınız; önüne engel koyarsanız başka yol arar’’ dedi.
EXPO 2016'dan COP31'e: "Hani Çiçek, Hani Çocuk?"
2016 yılında "Çiçek ve Çocuk" temasıyla düzenlenen Türkiye'nin ilk botanik EXPO'sunda sürdürülebilirlik ve yeşil şehirlerin konuşulduğunu vurgulayan Yılmaz, aradan geçen 10 yılın ardından aynı lokasyonda yaşanan tezatlığı eleştirdi.
Yılmaz, "2016’da 'Gelecek nesiller için yeşil bir dünya' dedik. Şimdi dünyanın iklimini konuşmak için toplanıyoruz. Ancak zirve için gelen binlerce araca lojistik sağlamak adına EXPO alanının karşısındaki 300 dönümlük alanın 150 dönümü dolgu ve asfaltla kapatıldı. Binlerce yılda oluşan bir ovanın üzerine kısa sürede devasa bir sert yüzey çekildi" diye konuştu.
Ekolojik alternatifler neden değerlendirilmedi?
Zirvenin Antalya'da yapılmasının çok değerli olduğunu ancak iklim politikalarının pratikte uygulanması gerektiğini kaydeden Dr. Recai Yılmaz, şu kritik soruları gündeme taşıdı:
‘’EXPO önüne kadar gelen raylı sistem ve toplu taşıma kapasitesi güçlendirilemez miydi? Şehirdeki mevcut sert zeminlerden sökülebilir ve geçici ring servis altyapıları kurulamaz mıydı? Toprağın emme kapasitesinin yok edilmesinin taşkın riski ve yeraltı sularına etkisi hesaplandı mı?
Gerçek iklim politikası büyük cümlelerde değil; bazen insanları otomobilden indirip tramvaya bindirmektir, bazen de toprağın üzerine yeni bir asfalt dökmemektir.’’