Türkiye turizmi, son 50 yılda geçirdiği devasa dönüşümle küresel pazarda parlayan bir yıldız haline geldi. POYD Eski Başkanı ve turizmdays.com yazarı Ülkay Atmaca, kaleme aldığı son köşe yazısında sektörün geçmişten günümüze uzanan başarı yolculuğunu değerlendirirken, önümüzdeki 50 yılın rekabet kurallarına dikkat çekti.
Sektör emekçilerine teşekkür ederek yazısına başlayan Atmaca, "Geçmiş 50 yılda emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler, gelecek 50 yıla damga vuracak herkese şimdiden başarılar..." ifadelerini kullandı.
Aile pansiyonlarından Dünya standartlarına
1970'li yıllarda Kuşadası, Bodrum, Marmaris ve Antalya'da Alman ile Batı Avrupalı ilk misafirlerin ağırlanmasıyla başlayan hikâyenin bugün devasa bir ekosisteme dönüştüğünü belirten Atmaca, şunları söyledi:
‘’ Türkiye’yi keşfeden ilk yabancı ziyaretçiler, ülkelerine döndüklerinde anlattıklarıyla Türkiye’nin ilk gönüllü turizm elçileri oldular. 1980'lerde başlayan yatırım hamlesiyle Antalya ve Ege sahilleri planlandı. 1990'larda ise İskandinavya, İngiltere, Rusya ve Doğu Avrupa pazarlarının katılımıyla Türk turizmi küresel bir kimlik kazandı.
Bugün Antalya’dan Bodrum’a, Kapadokya’dan İstanbul’a, Pamukkale’den Efes’e kadar uzanan devasa bir ağ ile Türkiye dünyanın en önemli destinasyonları arasında yer alıyor.’’
"Asıl dönüşüm profesyonelleşmeyle yaşandı"
Başarının sadece lüks binalarla ve otellerle açıklanamayacağını belirten Ülkay Atmaca, insani sermayenin ve yönetim kültürünün önemine değinerek, "Asıl dönüşüm, otelciliğin profesyonelleşmesinde yaşandı. Aile işletmelerinden uluslararası standartlarda yönetilen tesislere uzanan süreçte, Türk turizmi güçlü bir yönetim kültürü oluşturdu. Turizm okullarında yetişen gençler, yabancı dil bilen çalışanlar ve dünya standartlarında hizmet sunan yöneticiler, bugün Türk turizminin en değerli sermayesidir" dedi.
Türkiye'nin sadece deniz-kum-güneşle değil; gastronomisi, tarihi mirası, sağlık, golf, kongre ve doğa turizmiyle dört mevsime yayılan bir zenginlik sunduğunu belirten Atmaca, aynı gün içinde Kapadokya'da gün doğumunu izleyip Antalya'da denize girmenin dünyada çok az ülkeye nasip olduğunu ifade etti.
Turizmin dijitalleşme, yapay zekâ ve sosyal medya ile yeni bir dönemin eşiğinde olduğuna işaret eden Atmaca, özellikle Z kuşağının artık sadece konaklama değil; deneyim, hikâye ve özgünlük aradığını belirtti.
Önümüzdeki 50 yılın kazananları kimler olacak?
Geleceğin turizm stratejisinin sınırlarını çizen Atmaca, rekabetin yön değiştirdiğini ifade ederek, ‘’Daha fazla yatak yapmak yerine tarihi koruyabilen ve kültürü yaşatabilenler, Gastronomiyi dünyaya doğru anlatıp teknolojiyi etkin kullananlar, Çevreye ve doğaya saygılı, sürdürülebilir modeller inşa edenler geleceğin turizmine yön verecek’’ diye konuştu.
"Yöneticilik bir sanattır"
Yazısının sonunda turizmin sadece bir hizmet sektörü olmadığını vurgulayan Ülkay Atmaca, sektörü ve yöneticileri şu sözlerle onurlandırdı:
"Turizm; bir ülkenin tarihini, kültürünü, mutfağını, doğasını ve yaşam biçimini dünyayla buluşturma sanatıdır. Ve bu sanatı başarıyla icra eden ülkeler, geleceğin turizmine yön verecektir. Yöneticilik bir sanattır ve bu ülkede turizm sektöründe çok fazla sanatçı var."