Calista Luxury Resort Genel Müdürü Ali Kızıldağ, bölgesel riskler, yüksek enflasyon ve düşük kur baskısının turizm sektöründe 2026’yı zor bir yıl haline getireceğini söyledi.
Calista Luxury Resort Genel Müdürü Ali Kızıldağ, Tuyrizmdays.com'a yaptığı açıklamada, turizm sektörünün içinde bulunduğu ekonomik baskılar ve bölgesel risklere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Rusya–Ukrayna Savaşı, İran–İsrail gerilimi ve Orta Doğu’daki istikrarsızlıkların Türkiye’nin bulunduğu coğrafyayı “ateş çemberi” haline getirdiğini belirten Kızıldağ, tüm bu risklere rağmen Türk turizminin 2025’i güçlü rakamlarla kapattığını ifade etti.
“Antalya 16 milyon pax hedefine yaklaştı”
Kızıldağ, sektörün kamunun ve özel sektörün ortak çabasıyla Antalya özelinde başarılı bir sezon geçirdiğini belirterek, “Hedeflere yakın sonuçlar aldık. Antalya yaklaşık 16 milyon pax seviyelerine ulaştı. Bu başarı, tüm paydaşların ortak gayretiyle oluştu” dedi.
“2026 zor bir yıl olacak: Enflasyon ve düşük kur sektörü sıkıştırıyor”
Kızıldağ, 2026'nın Türk turizmi için kolay geçmeyeceğini vurgulayarak, şunları söyledi:
''Küresel ekonomik kriz, Türkiye’deki yüksek enflasyon ve düşük kur politikası, turizm sektörünün kârlılığını derinden etkiliyor. Küresel ve yerel ekonomik sıkıntılar turizmi ciddi şekilde sıkıştırmaya devam edecek. Enflasyon yüksek, kur düşük. Bu baskı altında turizm firmalarının ayakta kalması giderek zorlaşıyor. Kârlılık yarı yarıya düştü; yenileme yatırımları durdu. Oteller yenileme yatırımlarını gerçekleştiremiyor. Kârlılık son yıllara göre yarı yarıya azaldı. Oteller, yalnızca operasyonel maliyetleri karşılamakla meşgul. Büyük ölçekli renovasyonlar neredeyse durma noktasına geldi. Her yıl yüzlerce kalemde malzeme yeniliyoruz: Tabak, çatal–kaşık, çarşaf, havlu, üniforma, teknik bakım… Bunlar zaten zor karşılanıyor. Yeni restoran, bar, oda, dekorasyon yenilemesi gibi rekabet avantajı sağlayan yatırımlar ise yapılamıyor.”
“Destek ve teşvikler olmazsa rekabet gücümüzü kaybederiz”
Kızıldağ, rakip destinasyonlara karşı Türkiye’nin elindeki en büyük avantajın yenilikçi oteller, temiz destinasyonlar ve fiyat–kalite dengesi olduğunu hatırlatarak, “Yenileme ve yatırım teşvikleri olmazsa rekabet gücümüzü kaybederiz. Fiyatlarımız düşer, mevcut karlılık tamamen erir. Bu hem sektör hem Antalya hem de ülke ekonomisi için büyük bir risk” diye konuştu.
“Turizm milli meseledir: 60–70 milyar dolarlık geliri korumak zorundayız”
Turizmin sadece yatırımcıların değil, tüm ülkenin meselesi olduğunu belirten Kızıldağ, sektörün cari açığa yaptığı katkıya dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Turizm 60–70 milyar dolar gelir sağlayan bir sektörse; bu yalnızca turizmcinin değil, sade vatandaştan Cumhurbaşkanına kadar herkesin milli meselesidir. Sorunlara ve verilere aynı hassasiyetle yaklaşmak zorundayız. Karamsar değiliz ama riskler büyük. Sektör dinamik ve krizlere karşı dayanıklı. Yine de önümüzdeki dönemde riskler daha büyük olacak. Geçmiş krizleri kamu–özel sektör iş birliğiyle küçük hasarlarla atlattık. Ancak bugün tüm dünyada savaş risklerinin arttığı bir dönemdeyiz. Bu ortamda operasyonun sigorta primi bile yükseliyor. Bu maliyeti yönetmek zor.”