Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Antalya Belek’te bulunan Nest Kongre Merkezi’nde düzenlenen F Summit’te yaptığı konuşmada, turizm–tarım–gastronomi ekosisteminin Antalya’nın sürdürülebilir büyümesindeki kilit rolüne dikkat çekti.
Antalya’nın coğrafi işaret potansiyelinin henüz tam anlamıyla değerlendirilmediğini vurgulayan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, gastronomiye odaklanıldıkça bu potansiyelin daha görünür hale geldiğini söyledi.
Hacısüleyman, Antalya’nın sahip olduğu yerel ürün çeşitliliğinin çok daha fazla coğrafi işaret kazanabilecek kapasitede olduğunu belirterek, “Antalya’nın coğrafi işaret alabilecek yüzlerce ürünü var. Bunu ancak gastronomiye ve gastronomi turizmine odaklandığımızda, keşfederek ve farkındalık yaratarak başarabiliriz” dedi.
Turizmin En Büyük Paydaşı: Tarım
Konuşmasında tarım sektörüne özel bir parantez açan Hacısüleyman, tarımın turizmi, turizmin de tarımı geliştirdiğini, Antalya’nın örtü altı üretimde Türkiye’nin yaklaşık %50’sini karşıladığını hatırlattı.
Hacısüleyman, “Tarım, turizmin en büyük paydaşıdır. Turizm, tarımdan aynı kalite, aynı standart, aynı kalibrasyonda ürün talep etti. Bu talep tarımı disipline etti ve geliştirdi. Turizm mutfaklarında standardizasyon ihtiyacı, tarımsal üretimde kalite ve sürekliliği zorunlu hale getiriyor. Bu sürec çiftçilerin gastronomi odaklı üretime yönelmesini sağladı’’ diye konuştu.
12 Ay Üretim, 12 Ay Talep
Antalya’da tarımsal üretimin 12 ay boyunca devam ettiğini belirten ATSO BaşkanıYusuf Hacısüleyman, yıllık yaklaşık 8,5 milyon ton üretim yapıldığını ancak bunun turizm sektörüne yetmediğini, bu nedenle Türkiye’nin farklı bölgelerinden Antalya’ya ürün tedarik edildiğini belirtti.
Hacısüleyman, Balıkesir’den, Adıyaman’dan, Diyarbakır’dan ürün alındığını, turizmin talep ettiği katma değerli ürünlerin Antalya’ya geldiğini vurguladı.
“Otellerde Tüketilen Gıda da İhracat Sayılmalı”
Antalya’nın tarımsal ihracatının yaklaşık 2,2 milyar dolar seviyesinde olduğunu ifade eden Hacısüleyman, bu rakamlara Antalya’ya gelen yabancı turistlerin tükettiği gıdanın dahil edilmediğini ifade ederek, “17 milyon yabancı ziyaretçinin otellerde tükettiği tarımsal ürünler de aslında ihracattır. Çünkü hizmet ihracatı yapıyoruz. Tarımsal üretim de bunun bir parçasıdır” dedi.
Antalya’da Restoran ve Kafe Sayısı Yetersiz
Türkiye genelinde 263 bin restoran ve kafe bulunduğunu belirten Hacısüleyman, Antalya’da bu sayının yaklaşık 8 bin seviyesinde olmasının önemli bir eksiklik olduğunu vurguladı.
Bu durumun temel nedenlerinden birinin her şey dahil turizm sistemi olduğunu söyleyen Hacısüleyman, sistemin dışarıdaki gastronomi işletmelerinin gelişimini sınırladığını, gıda ihtiyacını oteller içinde karşılandığını, bunun da restoran ve kafelerin gelişimini engellediğini, Antalya’nın bu alanda kendini geliştirmesi gerektiğini dile getirdi.
Kredi Kartı Düzenlemeleri Gastronomiyi Olumsuz Etkiliyor
ATSO Başkanı, kredi kartı faiz oranları ve limit düzenlemelerinin gastronomi sektörünü doğrudan etkilediğine dikkat çekti. Türkiye’de restoran ve kafelerde yapılan yıllık harcamanın 44 milyar dolar olduğunu, bunun yaklaşık %75’inin kredi kartıyla gerçekleştiğini belirtti.
Yusuf Hacısüleyman şunları söyledi:
“Kredi kartlarıyla ilgili yapılan her düzenleme doğrudan gastronomi işletmelerini etkiliyor. Bu konuda sektörün ortak ses çıkarması gerekiyor. Yalnızca kurumlar değil, işletmecilerin ve profesyonellerin de düzenlemelere karşı görüş bildirmesi büyük önem taşıyor.