Kurlar Yükleniyor...
articledummy

Bayram Öncesi

Yine bir Bayram arifesindeyiz. İnsan hareketliliğinin yoğun olacağı bir döneme giriyoruz. Her bayram, sömestr, yılbaşı gibi insan hareketliliğin çok olduğu dönemlere bu ve buna benzer yazıları yazmaya başladım. Amacım karınca misali yangına bir damla da olsa su taşıyabilmek. Birçok önemli günde konuları arasından dikkatlerimizi biraz olsun çekebilmek.

 

Şimdiden bayramı bayram yapan tüm güzelliklere ve bayramı yaşayanlara selam eder ve bayramlarını tebrik ederim.  

 

27 nisanda tarihi itibariyle vaka ve ölüm sayılarının azalmasıyla kapalı alanlarda maske kullanımının kaldırılması ile artık bu illetten yavaş yavaş kurtulduğumuz havası esmeye başlamış ve birçok kısıtlamayı hem resmi hem de kişisel yorumlarla çöpe atmıştık.

 

Yapılamayan veya yapılması istenmeyen PCR testleri, belirtileri olmasına rağmen sende bir şey yok hadi iyisin, gripsin, üşütmüşsün telkinlerinin arasında yeni bir döneme girdik. Ancak bu dönemde virüs evrimine devam etti. Evrim geçirmek virüsün tabiatında var. Ülkemizde dizi (Sekans) analizi yapılıp yapılmadığını bilmemekle birlikte dünyada hakim ve dolaşımda olan Omicron alt varyantları BA4 ve BA5 salgında etkili olmaya başladı. Aşılardan kaçıyorlar ve eğer BA ve BA5 varyantlarına bağlı COVID-19 geçirmediyseniz rahatlıkla tekrar hasta olabiliyorsunuz. Gen yapılarında değişik bir alanda evrim var. Bu durum aşıların koruma belirsizliğini de tartışmaya açıyor. Bulaşma hızı yüksek olan varyantların ve aynı anda birden fazla varyantın dolaşımda olduğu ortamların tehlikeli olduğunu önceki yazılarımızda belirtmiştik.

 

Artan vaka sayıları ile hastanelere yatış oranlarındaki artışları son bir hafta içerisinde bilgileri duymaktayız. Vaka sayılarının 3 gün ardı ardına 1.000 in altına düşmesi ile aldığımız hızlı ve reaktif kararın aynısını günlük vaka sayılarının 4.000 lere çıktığı bugünlerde aynı hız ve reaksiyonda karar almamız oldukça düşündürücü.

 

Neyi bekliyoruz?

 

Belki de her şeyin değerinin arttığı bir dönemde azalan değerlerin hiç artmamasını öyle kalmasını düşünme, istek, özlem ve arzusunun zevkini yaşama gayretimiz var.

 

Meseleye bir canın hayatının ve sağlığının öneminin ve kıymetinin her şeyin üzerinde olduğu düşüncesiyle bakmamızın doğru olduğunu düşünüyorum.

 

Küresel salgının bekle, gör, izle veya yavaş hareket et, sorumlulukları çok alma dönemi olmadığını geçmiş tecrübelerimizden öğrenilmiş olduğunu düşünüyorum.

 

Son durumda;

 

Yaz döneminin avantajını yaşıyoruz. Güneşin (UV) süresinin uzun ve etkin olması dış alanlarda avantaj sağlıyor. Buna karşın otellerimizin dolu, heterojen misafir yapısı ve misafir çalışan sayısı olarak çok büyük olan tesislerimizin birbirine oldukça yakın olması durumumuzu dezavantajlı duruma getiriyor. Küresel salgında öğrendiğimiz önemli bir konu da mimari yapı, şehir ve tesis planlamalarının önemli olduğunu bir kez daha belirmek istiyorum.

 

Kalabalık alanlar veya insan kümelenmelerinin yoğun olduğu alanlarda hastalığa yakalanma şansımızın yüksek olduğu gerçeğini unutmayınız! Kendinizi ve sevdiklerinizi koruyunuz!

 

Yayın Tarihi
06.07.2022
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu makaleye ilk yorumu yazan siz olun.

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla