İSİS Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Dr. Recai Yılmaz, Türkiye’nin açıklanan 2024 yılı sera gazı verilerini turizm perspektifiyle ilgili yaptığı açıklamada, "Senin karbonun ne kadar?" sorusunun yakında en önemli tercih kriteri olacağını belirterek, sürdürülebilirliği ölçemeyen tesislerin oyun dışı kalacağını söyledi.
Türkiye’nin sera gazı emisyon verilerinde yaşanan %155’lik (1990’a göre) tarihi artış, turizm sektöründe "çevrecilik" tartışmalarını bir kenara bırakıp "ekonomik varoluş" mücadelesini başlattı. Dr. Recai Yılmaz, karbon yönetiminin artık bir tercih değil, küresel yeni sistemin ana kuralı olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin emisyon miktarının sadece son bir yılda %5,3 artış gösterdiğine dikkat çeken Dr. Yılmaz, asıl sorunun karbonu azaltmak yerine hâlâ artış hızını konuşuyor olmamız olduğunu belirtti.
Yılmaz, "Konunun özü artık çevrecilik değil, ekonomi, rekabet ve ayakta kalmaktır" dedi.
Turizmde Yeni Dönem: Misafir Sadece Oda Değil "Değer" Alıyor
Dr. Recai Yılmaz, değişim rüzgarının en sert eseceği yerin turizm sektörü olduğunu, geleceğin turist profilinin artık sadece konaklama değil, bir "duruş" satın aldığını vurguladı.
Yılmaz, şu kritik tespitlerde bulundu:
‘’Karbon Sorgulama: Misafirler çok yakında otellere "Senin karbonun ne kadar?" diye soracak.
Değer Odaklılık: Oda satın alma devri kapandı; artık bir his ve bir değer satın alınıyor.
Ölçümleme: Gelecek, sadece sürdürülebilir olanın değil, karbonunu ölçebilen ve yönetebilenin olacak.
Sektörün "plastik pipet kullanımı" gibi mikro detaylarda boğulmak yerine makro dönüşüme odaklanması gerektiğini söyleyen Yılmaz, enerji sektörünün emisyonlardaki %70’lik payına vurgu yaptı.
Yılmaz, dünyanın karbonu azaltma yollarını ararken, Türkiye’nin artış yönetimine odaklanmasının başka bir yarışa girmek anlamına geldiğini ifade etti.
Oyunun Dışında Kalma Riski
Dr. Recai Yılmaz, sürdürülebilirlik adımlarını atmayan işletmelerin sadece "geri kalmış" sayılmayacağını, doğrudan pazarın dışına itileceğini belirterek, ‘’Bu dönüşüm, üretme ve tüketme biçimlerimizi kökten değiştirmesi gereken ekonomik bir zorunluluktur’’ diye konuştu.