Turizm ve teknoloji sektöründe dijital dönüşüm hız kazanırken, Mars Online Kurucusu ve Turizmdays.com yazarı Hakan Diribaş, start-up ekosistemindeki yönetim anlayışına yönelik dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Diribaş, özellikle C-Level pozisyonların kontrolsüz şekilde dağıtılmasının şirket kültüründe ciddi bir dejenerasyona yol açtığını söyledi.
Turizmden teknolojiye kadar birçok sektörde dijitalleşmenin hızlandığını belirten Mars Online Kurucusu Hakan Diribaş, yönetim anlayışının yeniden ele alınması gerektiğini ifade ederek, “Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, yönetimin özü her zaman insandır ve insanı odağına almayan her yapı, günün sonunda kendi yarattığı dejenerasyonun kurbanı olmaya mahkumdur” dedi.
“Şirketlerin değeri sadece unicorn olmakla ölçülmez”
Modern iş dünyasında şirketlerin yalnızca milyar dolarlık değerlemelerle değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Diribaş, şu ifadeleri kullandı:
“Bir şirketin değeri sadece ‘unicorn’ olmasıyla değil, yetiştirdiği profesyonellerin niteliği ve yönetim katının etik duruşuyla ölçülmelidir.”
Son dönemde gündeme gelen “Insider One” olayının sadece operasyonel süreçlerle sınırlı olmadığını belirten Diribaş, bu sürecin aynı zamanda start-up kültüründeki dönüşümü ve yönetim anlayışındaki sorunları da ortaya koyduğunu söyledi.
“C-Level unvanları motivasyon aracına dönüştü”
Geleneksel kurumsal yapılarda CEO, CTO veya CMO gibi üst düzey pozisyonlara ulaşmanın uzun yıllar deneyim gerektirdiğini belirten Diribaş, günümüzde bazı start-up şirketlerde bu unvanların kolay dağıtıldığını ifade etti.
Diribaş, “Eskiden bir yöneticinin C-Level pozisyona gelmesi için yıllarca kriz yönetimi deneyimi, ekip yönetimi ve sektörel olgunluk gerekiyordu. Bugün ise bazı girişimlerde bu unvanlar liyakatten çok motivasyon aracı veya hızlı büyüme illüzyonu olarak kullanılıyor” dedi.
Bazı girişimlerde organizasyon yapısının yeterince oluşmadan CEO veya benzeri unvanların dağıtıldığını söyleyen Diribaş, bunun kurumsal yapıyı zayıflattığını savundu.
“Şirketlerde kurumsal iletişim disiplini şart”
Hızla büyüyen şirketlerde kurumsal iletişim yönetiminin önemine dikkat çeken Diribaş, basın ve halkla ilişkiler süreçlerinin belirli bir disiplin içinde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Diribaş, “İyi yönetilen bir şirkette basın ve halkla ilişkiler sözcüsü bellidir. Herkesin kendi adına açıklama yaptığı bir yapı, kurumsallıktan uzaklaşır” değerlendirmesinde bulundu.
Start-up kültüründe “dejenerasyon” uyarısı
Start-up ekosisteminde çeviklik ve yenilikçilik kavramlarının zaman zaman kontrolsüz hırsa dönüştüğünü söyleyen Diribaş, şirketlerin dışarıya yansıttığı “mutlu aile” görüntüsü ile içeride yaşananların örtüşmeyebileceğini belirtti.
Gerçek bir start-up kültürünün hata yapmaya alan tanıması gerektiğini kaydeden Diribaş, sistematik yönetim hatalarının “deniyoruz” yaklaşımıyla örtbas edilmemesi gerektiğini söyledi.
Diribaş’a göre start-up kültüründeki en büyük risklerden biri ise liyakatin yerini sadakatin alması ve şeffaflığın giderek azalması.
“Yeni girişimlerde daha mütevazı unvanlar kullanılmalı”
Yeni kurulan şirketlerde üst düzey unvanların daha kontrollü verilmesi gerektiğini savunan Diribaş, başlangıç aşamasındaki girişimlerde daha mütevazı title’ların kullanılmasının kurumsal gelişim açısından daha sağlıklı olacağını ifade etti.